Prematürelerde probiyotik ve çinko kulanımının; enfeksiyon sıklığı, hastanede yatış süresi, oral beslenmeye geçiş ve nek den korunma üzerine etkisi
Probiotics and zinc supplementation in preterm infants; effects on infection, stay length in hospital and prevention from nec
- Tez No: 429199
- Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET ADNAN ÖZTÜRK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Bebek beslenmesi, Bebek-prematür, Bebek-yenidoğmuş, Bebekler, Beslenme, Enfeksiyon, Enterokolit, Hastaneye yatırma, Probiyotikler, Çinko, Infant nutrition, Infant-premature, Infant-newborn, Infant, Nutrition, Infection, Enterocolitis, Hospitalization, Probiotics, Zinc
- Yıl: 2016
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Erciyes Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: 37.gestasyonel haftayı tamamlamadan doğan bebekler Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından doğum ağırlığına bakılmaksızın prematüre olarak kabul edilmiştir. Prematüritesi olan ve yoğun bakım ünitelerinde kalan bebeklerde patojen flora gelişme sıklığı daha fazladır. Anne sütü alımının yetersiz ve gecikmeli olması, uzun süre geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı, hastane florası, prematüriteye bağlı GİS ve immun sistemdeki immatürite prematüre bebeklerdeki florayı olumsuz etkileyen nedenlerdir. Probiyotik kullanımı floranın patojen mikroorganizmalardan korunmasında ve. mukozal koruyucu sistemin oluşmasında oldukça etkili olmaktadır Canlılarda proliferasyon, replikasyon ve farklılaşmanın sağlanması için temel moleküllerle beraber minerallere de ihtiyaç duyulmaktadır. Çinko bu önemli eser elementlerden birtanesidir. Çinko eksikliği büyümenin hızlı olduğu prematürite, gebelik, karaciğer hastalıkları, malabsorbsiyon sendromları, uzun süre parenteral beslenme gibi durumlarda görülebilmektedir. Amaç: Prematüre bebeklere probiyotik ve çinko replasmanı yaparak, başta NEK olmak üzere enfeksiyon sıklığı, hastanede yatış süresi, yattıkları süre boyunca oluşan bakteri kolonizasyonu gibi parametreler arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Yöntem:Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Yenidoğan Ünitesine kabul edilen, prematürite dışında ek bir problemi olmayan, <34 hafta ve doğum ağırlığı 1000-1800 gr aralığında olan toplam 126 prematüre bebek alındı. Konjenital anomalisi ve altta yatan hastalığı olanlar ile başka merkezde doğmuş olan bebekler çalışmaya alınmadı.7. gününden önce ex olan 8 hasta ile yatışının 15. gününden önce taburcu olan 26 hasta çıkarılarak 92 bebek çalışmaya alındı. Hastalar randomize olarak dört gruba ayrıldı. Birinci gruba probiyotik olarak Lactobacillus rhamnosus ve Bifidobacterium lactis içeren probiyotik kombinasyonu 109cfu verildi. İkinci gruba aynı miktar ve türde probiyotik ve 10 mg/kg çinko verildi. Üçüncü gruba ise sadece 10 mg/kg çinko verildi. Dördüncü grup ise kontrol grubu olarak belirlendi. Hastaların gebelik haftası, anne yaşı, giriş ve çıkış vücut ağırlığı, beslenme miktarları, sepsis parametreleri, antibiyotik kullanım süresi, ventilatör kullanımı kaydedildi. Yatışın 3. gününde ve haftalık alınan gaita örneklemeleri ve kolonizasyon sonuçları kaydedildi. Beslenme intoleransı olan vakalarda NEK evrelemesi yapıldı. Şüpheli ve kesin NEK olguları kaydedildi. Hastaların takipte ROP muayenesi yapıldı. ROP var/ yok diye kaydedildi. Bütün parametreler dört grup arasında karşılaştırıldı. Bulgular: Beslenme intoleransı açısından kıyaslandığında probiyotik alan grupta kontrole göre daha az intolerans görüldüğü saptanmıştır. Çinkonun beslenme intoleransına olumlu bir etkisi bulunmamıştır. Probiyotik alan grupta hiç NEK görülmese de probiyotik/çinko kullanımının NEK sıklığını azalttığına yönelik anlamlı bir veri bulunmamıştır. Mikroorganizma kolonizasyonu açısından gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmasa da acinetobacter kolonizasyonu ile laktobasil kolonizasyonu arasında negatif korelasyon gösterilmiştir. Oksijen kullanım süresi probiyotik ve çinko alan grupta daha az olarak bulunmuştur. ROP sıklığına bakıldığında probiyotik ve çinko alan grupta daha az oranda ROP görüldüğü saptanmıştır. Sonuç: Prematürite morbidite ve mortalitesi yüksek olan bir durumdur. Bu süreci en az hasarla atlatabilmek için koruma terapilerine ihtiyaç vardır. Bu korumayı probiyotikler barsak florasının hakimiyetini değiştirerek yapacaklardır. Çalışmamızda probiyotiklerle NEK den korumaya yönelik anlamlı sonuçlar elde edilemese de daha geniş popülasyonlu ve daha uzun süre gözleme dayalı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Probiyotik kullanımının beslenme intoleransını azaltması. oksijen kullanım süresini kısaltması ve buna bağlı ROP sıklığının azalması, prematüritenin uzun dönem komplikasyonlarını engellemede ve oral beslenmeye geçişin kısaltılmasında ışık tutabilir.
Özet (Çeviri)
Giriş: 37.gestasyonel haftayı tamamlamadan doğan bebekler Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından doğum ağırlığına bakılmaksızın prematüre olarak kabul edilmiştir. Prematüritesi olan ve yoğun bakım ünitelerinde kalan bebeklerde patojen flora gelişme sıklığı daha fazladır. Anne sütü alımının yetersiz ve gecikmeli olması, uzun süre geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı, hastane florası, prematüriteye bağlı GİS ve immun sistemdeki immatürite prematüre bebeklerdeki florayı olumsuz etkileyen nedenlerdir. Probiyotik kullanımı floranın patojen mikroorganizmalardan korunmasında ve. mukozal koruyucu sistemin oluşmasında oldukça etkili olmaktadır Canlılarda proliferasyon, replikasyon ve farklılaşmanın sağlanması için temel moleküllerle beraber minerallere de ihtiyaç duyulmaktadır. Çinko bu önemli eser elementlerden birtanesidir. Çinko eksikliği büyümenin hızlı olduğu prematürite, gebelik, karaciğer hastalıkları, malabsorbsiyon sendromları, uzun süre parenteral beslenme gibi durumlarda görülebilmektedir. Amaç: Prematüre bebeklere probiyotik ve çinko replasmanı yaparak, başta NEK olmak üzere enfeksiyon sıklığı, hastanede yatış süresi, yattıkları süre boyunca oluşan bakteri kolonizasyonu gibi parametreler arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Yöntem:Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Yenidoğan Ünitesine kabul edilen, prematürite dışında ek bir problemi olmayan, <34 hafta ve doğum ağırlığı 1000-1800 gr aralığında olan toplam 126 prematüre bebek alındı. Konjenital anomalisi ve altta yatan hastalığı olanlar ile başka merkezde doğmuş olan bebekler çalışmaya alınmadı.7. gününden önce ex olan 8 hasta ile yatışının 15. gününden önce taburcu olan 26 hasta çıkarılarak 92 bebek çalışmaya alındı. Hastalar randomize olarak dört gruba ayrıldı. Birinci gruba probiyotik olarak Lactobacillus rhamnosus ve Bifidobacterium lactis içeren probiyotik kombinasyonu 109cfu verildi. İkinci gruba aynı miktar ve türde probiyotik ve 10 mg/kg çinko verildi. Üçüncü gruba ise sadece 10 mg/kg çinko verildi. Dördüncü grup ise kontrol grubu olarak belirlendi. Hastaların gebelik haftası, anne yaşı, giriş ve çıkış vücut ağırlığı, beslenme miktarları, sepsis parametreleri, antibiyotik kullanım süresi, ventilatör kullanımı kaydedildi. Yatışın 3. gününde ve haftalık alınan gaita örneklemeleri ve kolonizasyon sonuçları kaydedildi. Beslenme intoleransı olan vakalarda NEK evrelemesi yapıldı. Şüpheli ve kesin NEK olguları kaydedildi. Hastaların takipte ROP muayenesi yapıldı. ROP var/ yok diye kaydedildi. Bütün parametreler dört grup arasında karşılaştırıldı. Bulgular: Beslenme intoleransı açısından kıyaslandığında probiyotik alan grupta kontrole göre daha az intolerans görüldüğü saptanmıştır. Çinkonun beslenme intoleransına olumlu bir etkisi bulunmamıştır. Probiyotik alan grupta hiç NEK görülmese de probiyotik/çinko kullanımının NEK sıklığını azalttığına yönelik anlamlı bir veri bulunmamıştır. Mikroorganizma kolonizasyonu açısından gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmasa da acinetobacter kolonizasyonu ile laktobasil kolonizasyonu arasında negatif korelasyon gösterilmiştir. Oksijen kullanım süresi probiyotik ve çinko alan grupta daha az olarak bulunmuştur. ROP sıklığına bakıldığında probiyotik ve çinko alan grupta daha az oranda ROP görüldüğü saptanmıştır. Sonuç: Prematürite morbidite ve mortalitesi yüksek olan bir durumdur. Bu süreci en az hasarla atlatabilmek için koruma terapilerine ihtiyaç vardır. Bu korumayı probiyotikler barsak florasının hakimiyetini değiştirerek yapacaklardır. Çalışmamızda probiyotiklerle NEK den korumaya yönelik anlamlı sonuçlar elde edilemese de daha geniş popülasyonlu ve daha uzun süre gözleme dayalı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Probiyotik kullanımının beslenme intoleransını azaltması. oksijen kullanım süresini kısaltması ve buna bağlı ROP sıklığının azalması, prematüritenin uzun dönem komplikasyonlarını engellemede ve oral beslenmeye geçişin kısaltılmasında ışık tutabilir.
Benzer Tezler
- E vitamininin prematürelerde hiperbilirübinemiden koruyucu etkisi
Başlık çevirisi yok
MUSTAFA PEKŞEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıErciyes ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Okul çağındaki prematüre çocukların psikolojik performanslarının normal çocuklarla karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
RAFİYE DİZMEN
Yüksek Lisans
Türkçe
1989
PsikolojiHacettepe ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Eğitimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEZİYET ARI