Geri Dön

Kardiyovasküler risk faktörü olarak fibrinojen ve lipid parametrelerinin subklinik hipotiroidili hastalardaki düzeyi

Levels of fi̇bri̇nogen and li̇pi̇d parameters as a cardi̇ovascular ri̇sk factor i̇n subcli̇ni̇cal hypothyroi̇d pati̇ents

  1. Tez No: 420709
  2. Yazar: AŞKIN GÜNGÜNEŞ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. İSMAİL SAFA YILDIRIM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: FİBRİNOJEN, TOTAL KOLESTEROL, ATEROSKLEROZ, SUBKLİNİK HİPOTİROİDİ, FİBRİNOGEN, TOTAL CHOLESTROL, ATHEROSCLEROSİS, SUBCLİNİCAL HYPOTHYROİDİSM
  7. Yıl: 2009
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Subklinik hipotiroidi hafif orta troid yetmezlik durumudur. Kardiyovasküler risk artışı ile ilişkili bir durumdur. Dislipidemi ve koagülasyonla ilgili parametrelerdeki değişiklikler subklinik hipotiroidide potansiyel olarak ateroskleroz gelişiminden sorumlu olabilir. Bu nedenle tez çalışmamızda subklinik hipotiroidili hastalar ile kontrol grubu arasında kardiyovasküler risk faktörü olarak fibrinojen ve lipid parametreleri bakımından fark olup olmadığını araştırdık. Gereç ve Yöntem: Eylül 2007 ve Nisan 2008 tarihleri arasında 3. dahiliye kliniğine başvuran yeni tanı almış, tedavi almayan 44 subklinik hipotiroidili hasta ve kontrol grubu olarak ise bilinen herhangi bir hastalığı olmayan sağlıklı 44 kişi çalışmaya alındı. Ek hastalığı olanlar ve sigara, alkol kullananlar çalışmaya dahil edilmedi. Serbest tiroid hormonları normal sınırlarda iken serum TSH değerinin 4 mIU/L'den büyük olması subklinik hipotiroidi olarak tanımlandı. Vaka ve kontrol grubu fibrinojen ve lipid parametreleri bakımından birbiriyle karşılaştırıldı. Bulgular: Vaka grubunda fibrinojen ve total kolesterol düzeyi kontrol grubuna göre istatistiksel anlamlı olarak daha yüksek saptandı (p<0,001, p=0,042). Yaş ile fibrinojen arasında aynı yönlü istatistiksel olarak anlamlı doğrusal korelasyon saptanırken (rho=0,227 ve p=0,034), lipid parametreleri ve fibrinojen arasında istatistiksel olarak anlamlı doğrusal korelasyon saptanmadı. Kadınların fibrinojen düzeyi erkeklere göre istatistiksel anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0,001). Vaka grubunda ortalama TSH düzeyi 6,3 mIU/L olup TSH düzeyine göre alt gruplar incelendiğinde fibrinojen ve total kolesterol bakımından TSH değeri 6-10 mIU/L arasında olan grupla 10 mIU/L 'dan büyük olan grup arasında anlamlı fark izlenmedi (p=0,283, p=0,283). Sonuç: Kontrol grubuna göre vaka grubunda fibrinojen ve total kolesterol düzeylerinin daha yüksek bulunması subklinik hipotiroidizm varlığında potansiyel olarak artmış ateroskleroz riskinde bu faktörlerin rolünün olabileceğini göstermektedir. Vaka grubunda TSH değerlerine göre yapılan alt grup analizinde fibrinojen ve total kolesterol bakımından gruplar arasında fark olmaması subklinik hipotiroidide tedaviye daha erken dönemde başlamanın aterosklerozu önlemede etkin bir yaklaşım olabileceğini düşündürmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: Subclinical Hypothyroidism is defined as mild-moderate thyroid failure and it is associated with an increase in cardiovascular risk. The changes in the parameters related to dyslipidemia and coagulation may potentially contribute to the development of atherosclerosis in subclinical hypothyroidism. We aimed in this study to investigate the difference between the subclinical hypothyroid patients and the control group in terms of fibrinogen and lipid parameters as a cardiovascular risk factor. Methods: The participants of this study were 44 newly-diagnosed subclinical hypothyroid patients who applied to our Internal Medicine Out-Patient Clinic during September 2007 and April 2008. The control group was composed of 44 healthy subjects with no specific disease. Those with additional diseases, smokers and alcohol consumers were not included in the study. Serum TSH level greater than 4 mIU/L was defined as subclinical hypothyroidism while free thyroid hormones within normal limits. The patient and the control group were compared in terms of fibrinogen and lipid parameters. Results: Fibrinogen and total cholestrol levels in the patient group were found statistically higher than those of the control group (p<0,001,p=0,042). There was statistically significant linear correlation between age and fibrinogen (rho=0,227 ve p=0,034); however, there was no statistically significant linear correlation between lipid parameters and fibrinogen. Fibrinogen levels in women were significantly higher than in matched men (p<0,001). The average TSH level was 6,3 mIU/L in the patient group. When the sub-groups were examined according to their TSH levels in terms of fibrinogen and total cholestrol, we observed no statistically significant difference between the group with TSH level between 6-10 mIU/L and the group with TSH level higher than 10 mIU/L (p=0,283, p=0,283). Conclusion: The results of this study showed that fibrinogen, and total cholestrol levels in the subclinical hypothyroid patients were statistically higher than those of the control group. These factors may contribute to increased atherosclerosis in subclinical hypothyroidism. According to the sub-group analysis that was conducted in the patient group regarding TSH levels, there was no statistically significant difference between the groups in terms of fibrinogen and total cholestrol. Therefore, it is suggested that receiving the treatment at an earlier stage of the disease might be an effective approach in the prevention of atherosclerosis in subclinical hypothyroidism.

Benzer Tezler

  1. FMF'li hastalarda nabız dalga analizi ile kardiyak risklerin değerlendirilmesi

    Assessment of cardiac risks using pulse wave analysis in patients with FMF

    DERYA AKAY ATALAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç HastalıklarıSivas Cumhuriyet Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA ASIM GEDİKLİ

  2. Periton diyalizi ve hemodiyaliz hastalarında apolipoprotein E polimorfizmi ile plazminojen aktivatör inhibitör-1 ve serum lipid profili arasındaki ilişki

    A relationship apoliprotein E polymorphism and plasminogen activator inhibitor-1 with and serum lipid profile in hemodialysis and periton dialysis patients

    İZZET HAKKI ARIKAN

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    NefrolojiMarmara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İ. ÇETİN ÖZENER

  3. Obez ve obez olmayan polikistik over sendromlu kadınlarda ADMA, CRP, Hcy, PAI-1, VEGF ve AGF (ANGPTL6) parametrelerin değerlendirilmesi

    Serum ADMA, CRP, Hcy, PAI-1, VEGF and AGF (ANGPTL6) levels in obese and nonobese women with polycystic ovary syndrome

    ERKAN ELÇİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıYüzüncü Yıl Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RECEP YILDIZHAN

  4. Polikistik over sendromu tanısı almış olguların tanı kriterlerine göre kardiyometabolik risk faktörlerinin karşılaştırılması

    Diagnosis Of Polycystic Ovary Syndrome Cases Who Cardiometabolic Risk Factors Comparison Of Diagnostic Criteria

    GÜLAY ŞİMŞEK BAĞIR

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıBaşkent Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MELEK EDA ERTÖRER

  5. Postmenopozal hormon replasman tedavisinde 1 mg 17-beta östradiol+0.5 mg noretindron asetat preparatının lipid karbohidrat metabolizması ve kardiovasküler risk parametreleri üzerindeki etkileri

    The effects of hormon replacement therapy with 1 mg 17-beta estradiol+0.5 mg norenindrone asetat on lipid, carbohydrate methabolizm

    BANU BİNGÖL GÜNENÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. HALDUN GÜNER