Geri Dön

Osmanlı Devleti'nde 16. yy. cülus ve cenaze törenleri

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 41667
  2. Yazar: ZEYNEP TARIM ERTUĞ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. NURHAN ATASOY
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Arkeoloji, Sanat Tarihi, Archeology, Art History
  6. Anahtar Kelimeler: Cenaze törenleri, Cülus, Osmanlı Devleti, Padişahlar, Ölüm, Funeral ceremony, Accession to the throne, Ottoman State, Padishahes, Death
  7. Yıl: 1995
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Arkeoloji ve Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Sanat Tarihi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Onaltıncı yüzyılda Osmanlı devletinde yapılan resmi törenler içinde yer alan cülus ve cenaze törenleri iki ana başlık altında ele alınıp birinci bölümdeki tahta çıkış törenleri cülus öncesi, cülus ve cülus sonrası olarak üç kısım halinde yazılmıştır. Cülus öncesi olan birinci kısımda padişahların hangi şartlar altında tahta geldikleri, taht için verdikleri mücadeleler ayrıca iktidardaki padişahın tahtını korumak için başvurduğu tedbirler konu edilip, cülûsdan hemen önce tahta çıkması beklenen padişahın nasıl davet edildiği incelenmiştir. İkinci kısımda ise cülus ve cülus törenleri bütün halinde ele alınarak I. Selim'den III. Murad'ın cülusuna kadar dört padişah için yapılan törenler kronolojik olarak incelenmiş olup, önemsiz gibi görünen bazı ayrıntılar ve ifadeler konunun aydınlanmasına yardımcı olacakları kanaatiyle aslında olduğu gibi yansıtılmaya çalışılmıştır. Cülus sonrası kısmında ise tahta çıktıktan hemen sonra yeni bir cülusun gerektirdiği işler olarak ilk önce cülusun ilanı sonra cülus bahşiş ve terakkilerinden söz edilmiştir. Cülus sonrasının en önemli olaylarından biri olan cülus tebrikleri ise İstanbul'da bulunanlar tarafından hemen yerine getiriliyorsa da gerek ülkenin çeşitli yerlerinde görev yapan paşalar ve beyler gerekse ülke dışından gelecek olan heyetlerin cülus tebriğine gelmeleri aylar alıyordu. Hatta yurt dışından gelen tebrikler bazen bir iki seneyi buluyor ve ziyaret nedenleri içine başka işler de ilave ediliyor, sonuçta sadece cülus tebriği olmaktan çıkıyordu. Elçi kabulleri ile birlikte bir kaç bölüm halinde incelenmesi gereken konu bu özelliğinden dolayı fazla açılmayıp bir iki örnekle tek başlık halinde yazılmıştır. Çalışmanın ikinci ana konusu olan cenaze törenleri II. Bayezıd'ın ölümünden ll.Selim'in ölümüne kadar yine kronolojik olarak ele alınıp, padişahların ölümlerine neden olan hastalıkları, ölümleri, bu esnada yapılan işlemler, yeni bir cülusa kadar ölümün gizlenmesi, cenazenin korunmaya alınması, ölümün ilanı, yas alametleri ve cenaze alayı dört padişah için açılan ayrı başlıklaraltında incelenmiştir. Önce cenaze törenlerinin birçok alt başlıklar altında yazılması planlanmıştı fakat törenin yapılış biçimi hakkındaki kaynakların azlığı dolayısı ancak hastalıklar ve ölümler ile ilgili bilgilerle bütünlük sağlanabilmiştir. Birçok alt başlık açıldığında konunun bütünlüğünü kaybettiği görülmüş, bütünlük muhafaza edildiğinde ise tekrarların fazlalaşması gibi bir sakınca meydana gelmiştir. Bunun için II. bölüm metin içinde görüldüğü gibi dört başlık altında incelenmiştir. Minyatürler ve yazılı kaynakların bir arada kullanıldığı çalışmada öncelikle onaltıncı yüzyılın kaynakları esas alınıp çok gerekmedikçe sonraki kaynaklar kullanılmamıştır. Olaylar önce bir tarihçi gözüyle incelenip sonra bir sanat tarihçisi gibi konuyu minyatürlerle tamamlayarak değerlendirme yapılmaya çalışılmıştır. Minyatürlerde ise bazı olaylar dengeyi bozacak şekilde diğerlerine göre daha fazla malzeme vermişlerdir. Mesela I. Selim'in cenazesine ait şimdilik hiçbir tasvire tesadüf edilemezken Kanuni Sultan Süleyman'ın cenazesi altı minyatüre konu olmuştur. Bu durumda aradaki boşlukları yazılı kaynaklar tamamlamışlardır. Aynı şekilde yazılı kaynaklarda törenin biçimine ve kıyafetlere ait çok sınırlı olan bilgileri de minyatürler açığa kavuşturmuştur. Her devirde gelenekler birbirini takip etse de kendi içinde farklılıklar göstermektedir. Onaltıncı yüzyıl cülus ve cenaze törenleri de kendi çağının özelliklerini taşımakla birlikte onbeşinci yüzyılın ikinci yarısından sonraki ara dönemin devamıdır. Osmanlı sarayında törenler ve gündelik hayat bilinebildiği kadar göz önüne alınırsa III. Murad'ın cülusundan itibaren başka bir dönem başladığı gözlenebilir. Aslında bu değişim II. Selim döneminde kendini göstermeye başlamışsa da henüz Kanuni Sultan Süleyman döneminin ileri gelenleri söz sahibi olduklarından fazla ortaya çıkmamıştı. Bu durum konunun sınırlanmasında göz önüne alınmıştır Büyük zaferlerin yaşandığı onaltıncı yüzyılda saray hayatında ve bunun törenlere yansıyan taraflarında eski Türk törelerinin imparatorluk görkem ve zihniyeti içinde yaşadığı görülür. Bu çağı daha iyi tanıyabilmek için sonraki devirlerden önce, erken dönemlerin iyi bilinmesi gerekmektedir. Bu fikirden yola çıkarak örneklemeler için erken dönemlerin daha doğru yaklaşımlara imkan tanıyacağı tahmin edilmiştir. Onaltıncı yüzyılda cüluslar II. Bayezıd'ın tahtı oğluna bırakması dışında III. Mehmed'in cülusu da dahil olmak üzere padişahın ölümü üzerine boşalan tahta geçmek şeklinde olmuştur. Bir padişah öldüğü zaman devletin padişahdan sonra en yetkili adamı olarak sadrazam, veliahd olduğunu düşündüğü şehzadeyeasker içinden veya saray mensuplarından güvenilir birisini haberci olarak gönderiyordu. Bu dönemde şehzadeler Anadolu'da tayin edildikleri sancakta vali olarak görev yaptıklarından başkente ulaşmaları yaklaşık bir iki haftayı buluyordu. Veliaht şehzade gelinceye kadar ölen padişah yıkanıp koruyucu çeşitli kokular sürüldükten sonra kefenlenip tabuta konulup bekletiliyordu. Ölümün duyulmaması için itina gösterilip bütün devlet erkanı idari işleri aksatmadan yürütüyorlardı. Şehzadenin gelmesi ile birlikte hem ölüm hem cülus birlikte ilan ediliyor, cülus törenine katılacak olanlar toplanıyor, bu esnada taht tören yerinde otağ önüne veya sarayda yapılacaksa babüssâde önüne çıkarılıp hazırlanıyordu. Kaynaklar I. Selimin cülusu dışında, bütün cülus törenlerinde padişahların ve törene katılanların ölen padişaha saygı ifadesi olarak yas kıyafetleri giydiklerini yazmışlardır. Cülus töreni hazırlıkları ise bir kaç saat içinde yapılıp tören hiç beklenmeden mümkün olan en kısa zamanda yapılıyordu. Cenaze törenleri, cülus törenlerinden sonra yapılıp, cülus töreni için toplanmış olan herkesin katılımı ile oluyordu. Gerekiyorsa yeniden kefenlenip tabuta konuluyor ve cülus töreninin yapıldığı yerde namazı kılınıyordu. Cülus töreninin şehzadenin bulunduğu yerde değil mutlaka başkent olan İstanbul'da veya Kanuni'nin ölümünde görüldüğü gibi cenazenin ilan edildiği yerde yapılıyor olması dikkati çekmektedir. İstanbul'da yapılan cülus törenlerinin ise I. Selim'in cülusu dışında Topkapı Sarayı'nın II avlusunda yapıldığı, Devlet erkanı, ilim adamları ve askerlerin bir ayrım olmaksızın cülus ve cenaze törenlerine katıldıkları bilinmektedir Sonuçta, cenaze törenlerinin insanî bir yaklaşımla şartların el verdiği boyutlarda yapılmasına karşılık, padişahla birlikte devletin gücünü ve bağımsızlığını gösteren cülus törenlerinin onaltıncı yüzyılda olduğu gibi bütün Osmanlı tarihi boyunca da en önemli resmi tören olarak yapıldığı söylenebilir. 3

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Osmanlı İmparatorluğu'nda yapının çöküşü

    The Collopsing period of administrative structure of Ottoman Empire

    RIZA ÜSKÜDAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    TarihAnadolu Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HALİME DOĞRU

  2. Osmanlı İmparatorluğu XVI.-XIX. yüzyıllar arasındaki sultan giysileri üzerine bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    FATMA YAVUZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Giyim EndüstrisiGazi Üniversitesi

    Giyim Endüstrisi ve Giyim Sanatları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. YURDAGÜL MURATOĞLU

  3. Dünden bugüne rebab ve yeniden ele alınması

    Başlık çevirisi yok

    M. REFİK KAYA

    Sanatta Yeterlik

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Müzikİstanbul Teknik Üniversitesi

    Türk Sanat Müziği Ana Sanat Dalı

    DOÇ. M. CAHİT ATASOY

  4. Kuzey Irak'taki Kürtler ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin aldığı kararlar

    Başlık çevirisi yok

    GÜZİDE YÜLEK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    Uluslararası İlişkilerİstanbul Üniversitesi

    Uluslararası İşletmecilik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ESAT ÇAM

  5. Nezihe Muhittin'in romanlarında kadın ve sosyal değişme

    Nezihe Muhittin romans's women and social change

    TÜRKAN ERDOĞAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    SosyolojiHacettepe Üniversitesi

    Sosyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NEVİN GÜNGÖR ERGAN