Geri Dön

Fenilalanin kısıtlı diyet alan fenilketonüri tanılı hastaların nütrisyonel durumlarının değerlendirilmesi

The evaluation of the nutritional conditions of the patients with phenylketonuria diagnosis who take phenylalanine-free diet

  1. Tez No: 414935
  2. Yazar: HÜSEYİN DERVİŞOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MAHMUT ÇOKER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Beslenme, Beslenme durumu, Biyokimyasal olaylar, Diyet, Fenilketonüri, L-fenilalanin, Çocuk beslenmesi, Nutrition, Nutritional status, Biochemical phenomena, Diet, Phenylketonuria, L-phenylalanine, Child nutrition
  7. Yıl: 2015
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Fenilketonüri, fenilalanin hidroksilaz enziminin yetersizliği ile karakterize sık görülen amino asit metabolizma bozukluğudur. Tirozine dönüşemeyen fenilalanin, kendisi ve toksik ürünlerinin vücutta birikmesiyle çeşitli klinik tablolar oluşturarak karşımıza gelir. Yenidoğan tarama programı ile olgular erken dönemde tanınarak, uzman merkezlerce takip ve tedavileri sürdürülür. Hastaların tedavi şekli ne olursa olsun (diyet ve/veya ilaç ) temel amaç fenilalanin değerlerini istenen düzeyde tutmaktır. Yaşamları boyunca fenilalanin kısıtlı diyet ile karşılaşan çocukların büyüme ve gelişmesini yakından izlemek temel amaç olmalıdır. Bunun yanında diğer besin öğelerinin de eksizsiz bir şekilde karşılanmış olması gerekmektedir. Bu çalışmamızda fenilalanin kısıtlı diyet alan FKÜ hastalarımızın büyüme ve beslenme durumlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, Temmuz 2015 – Eylül 2015 tarihleri arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Metabolizma – Beslenme Bilim Dalı'nda takip edilen 27 FKÜ veya HFA tanılı hasta üzerinde gerçekleştirilmiştir. En az 6 ay süre ile diyet tedavisi uygulanan hastaların günlük besin tüketim listeleri, fiziki bakı ile büyümenin ölçümü, laboratuvar analizleri ile nutrisyonel parametreleri çalışılmıştır. Bu değerler bazal veri olarak adlandırılmıştır. Aynı hastaların en az 6 ay öncesine dayanan poliklinik dosya kayıtları incelenmiştir. Bu değerler geçmiş veri olarak adlandırılmıştır. Geçmiş ve bazal verilerin karşılaştırılması yapılmıştır. Sonuçlar: Çalışmamızda 27 hastanın 25'i (%92,6) klasik FKU, 2'si (%7,4) hafif FKU tanısıyla izlenmekteydi. Bazal ve geçmiş veriler arasındaki zaman farkı ortalama yaklaşık 1 yıl olarak bulundu. Hem bazal verilerde hem de geçmiş verilerde hastaların yaşıtlarına göre daha az protein tükettiği görüldü. Beklenenden daha fazla formula kaynaklı protein aldıkları bunun yanında daha az doğal protein tüketimi saptandı. Hem günlük fenilalanin değerleri hem de kan fenilalanin değerleri yaş gruplarına ayrıldığında yaş büyüdükçe yüksek olduğu görüldü. Yani hastaların büyüdükçe diyetlerine olan uyumun azaldığını söyleyebiliriz. Her iki dönem arasında enerji tüketimindeki artış anlamlı saptandı (p<0.05). Her iki dönemde de obezite açısından risk taşıyan hastalara rastlanılmasına rağmen geçen sürede anlamlı fark saptanmadı. Kan nütrisyon parametrelerinde; her iki dönemde de vitamin A, 25 OH D vitamini, hemoglobin ve prealbumin düşüklüğü saptandı. Geçen süre içerisinde prealbumin değerinin kategorisel olarak da artmış olması dikkat çekici özellikti. Hastalarımızın obezite durumları göz önüne alındığında bu artışın saptanması şaşırtıcı değildi. Normal sınırlar içerisinde kalmakla beraber kalsiyum, hemoglobin, total kolesterol değerinde artış; ferritin değerinde ise azalma anlamlı bulundu (p<0.05). Önceki verilerden bakılan kan FA değerleri ile VA SDS, VKİ SDS , rölatif ağırlık ve hemoglobin değeri arasında pozitif korelasyon bulundu. Yine önceki verilerden bakılan günlük FA alımları ile yaş, günlük total protein tüketimi, günlük alınan enerji, kan tirozin değeri ve demir arasında pozitif korelasyon bulundu. Bazal verilerden bakılan kan FA değerleri ile günlük alınan enerji ve rölatif ağırlık arasında pozitif korelasyon bulundu. Günlük FA alımları ile yaş, günlük total protein tüketimi, günlük formula protein tüketimi, günlük alınan enerji arasında pozitif korelasyon saptandı. Günlük FA tüketim farkı ile VA SDS, folik asit ve ferritin düzeyleri farkı arasında negatif ilişki; vitamin E düzeyleri farkı arasında pozitif ilişki saptandı. Kan FA düzeyleri farkı ile çinko düzeyleri farkı arasında negatif ilişki; VA SDS düzeyleri farkı arasında pozitif ilişki saptandı. Böylelikle diyete uyumsuzluğun yanı sıra enerji tüketimindeki artış da göz önüne alınırsa obezite riskinin FKU olgularında dikkatle izlenmesi gerektiği görülmektedir. Bazı verilerin yorumlanmasında diyet listelerinin güvenirliği tartışılmıştır. Ailelerin tecrübeli ve uzman merkezlerce eğitimi kesintisiz devam etmelidir. FA'sız tıbbi ürünlerin içerdiği vitamin ve mineral düzeylerine göre hasta tüketimlerini de düşünürsek bazı nutrisyon parametrelerinde bizim çalışmamamızda olduğu gibi eksikliklere rastlanılması kaçınılmazdır.

Özet (Çeviri)

The Evaluation of the Nutritional Conditions of the Patients with Phenylketonuria Diagnosis who Take Phenylalanine-free Diet Introduction and Objective: Phenylketonuria is a frequent amino acid metabolism disorder characterized by the deficiency of phenylalanine hydroxylase enzyme. Phenylalanine that does not convert into thyrosine confronts us by forming several clinical tables through the accumulation of it and toxic products in the body. With the infant scanning programs , the phenomena are diagnosed at early stages and their follow-ups and treatments are conducted by professional centers. No matter what the treatment way of the patient may be (diet or/and medication), the main purpose is to keep the phenylalanine values at desired levels. In this study, it was aimed to evaluate the growth and nutritional conditions of our phenylketonuria patients who take phenylalanine-free diet. Materials and Method This study of ours was performed on 27 phenylketonria or hyperphenylalanine –diagnosed patients followed by Metabolism – Nutrition Discipline, Department of Pediatrics, Faculty of Medicine, Ege University between July 2015- September 2015. Daily nutritional consumption lists of patients applied diet treatments for at least 6 months, the measurement of growth through physical care, laboratory analyses and nutritional parameters were studied. These values were named as basal data. Polyclinic file records of the same patients were examined dating back to at least six months ago. These values were named as past data. A comparison was made between the past and the basal data. Results In our study 25 of the 27 patients (92,6%) were followed with classic phenylketonuria and 2 of them (7,4%) with light phenylketonuria. The time lag between the basal and past data was found to be almost 12 months in average. The patients were observed to consume less protein than their pers both in basal and in past data. They were found to take Formula-based proteins less than expected and besides to consume less natural proteins. Both the daily phenylalanine values and the blood phenylalanine values were observed to be high as they get older when they are divided into age groups. That is to say, we can say that as the patients get older, their compliance with their diets becomes less. The increase in the energy consumption was found to be significant between both periods (p<0.05). Although patients with obesity risk were encountered in both periods, no significant difference was found as the time passed. In the blood nutritional parameters, the vitamin A, vitamin 25 OH D ,hemoglobin , and prealbumin were found to be low in both periods. The categorical increase in the prealbumin value in the passing time was a remarkable feature. It was not surprising for this increase to be determined considering the obesity conditions of our patients. Although remaining within the normal limits, the increase in the calcium, hemoglobin and total cholesterol values, and the decrease in the ferritin value were found to be significant (p<0.05). A positive correlation was found to be between blood phenylalanine values searched from the past data and body SDS, body mass index SDS, relative weight and hemoglobin value. Again, a positive correlation was found to be between the daily FA intakes searched from past data and age, total daily protein consumption, daily energy intake, blood thyrosine value and iron. A positive correlation was found to be between blood phenylalanine values searched from basal data and daily energy intake and relative weight. A positive correlation was found to be between daily phenylalanine intakes and age, total daily protein consumption, daily formula protein consumption, daily energy intake. A negative relationship was found between daily phenylalanine consumption difference and body weight SDS, folic acid and ferritin levels difference; a positive relationship was found between vitamin E levels difference. A negative relationship was found between blood phenylalanine levels difference and zinc levels difference; a positive relationship was found between body weight SDS levels difference. Thus, considering the increase in energy consumption besides noncompliance with the diet, it is observed that obesity risk must be carefully followed in phenylketonuria phenomena. The reliability of diet lists was discussed in the interpretation of some data. The training of families should be continued by experienced and professional centers. It is inevitable to encounter some insufficiencies, as in our study, in some nutritional parameters if we consider the patients' consumptions according to vitamin and mineral levels included by medical products without phenylalanine.

Benzer Tezler

  1. Fenilketonüri tanılı hastalarda tedaviye uyumu etkileyen faktörlerin araştırılması

    Studying the factors that affect adherence to treatment in patients with phenylketonuria

    İDİL AKAY HACI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NUR ARSLAN

  2. Hiperfenilalaninemi ve fenilketonüri izleminde tetrahidrobiopterin tedavisi

    Başlık çevirisi yok

    GÜLŞAH ORTAN EFE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıEge Üniversitesi

    Pediatri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MAHMUT ÇOKER

  3. Hiperfenilalaninemi ve fenilketonüri tanılı hastalarda PAH geni mutasyon spektrumu ve genotip-fenotip korelasyonunun değerlendirilmesi

    Evaluation of pah gene mutation spectrum and genotype-phenotype correlation in patients with diagnosis of hyperphenilalaninemia and phenylketonuria

    MÜGE ÇINAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ GONCA KILIÇ YILDIRIM

    DOÇ. DR. MELTEM DİNLEYİCİ

  4. Sağlıklı ve fenilketonürili çocuklarda fonksiyonel B12 vitamin eksikliğinin plazma metilmalonik asit ve homosistein düzeyleri ile araştırılması

    Investigation of functional vitamin B12 deficiency in healthy and phenylketonuria children with plasma methylmalonic acid and homocysteine levels

    MERVE AKIŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    BiyokimyaDokuz Eylül Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜRAY İŞLEKEL

  5. Diyet tedavisi alan fenilketonüri hastaları ile sağlıklı kardeşlerinin büyümelerinin ve nutrisyonel durumlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of the growth and nutritional situations of phenylketonuria patients and healthy siblings in diet treatment

    MEHMET ZEKERİYYA SARI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHarran Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA ÇALIK

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MERYEM KARACA