Geri Dön

Prostat karsinomlarında ve prostatın prekanseröz lezyonlarında Ag Nor yöntemi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 40838
  2. Yazar: YEŞİM S. GÜRBÜZ
  3. Danışmanlar: Belirtilmemiş.
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Patoloji, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: AgNOR, Karsinoma, Neoplazmlar, Prostat, AgNOR, Carcinoma, Neoplasms, Prostate
  7. Yıl: 1994
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

36 SONUÇ VE ÖZET Çalışmamızda AgNOR yöntemi İ. Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Anabilim Dalı materyallerinden seçilen 33 prostat karsinomu, 35 prostatik intraepitelyal neoplazi (PIN), 5 atipik adenomatöz hiperplazi (AAH), 10 benign prostat hiperplazisi vakasına uygulanmıştır. Tümörlerdeki AgNOR sayısı ile patern skor arasında regresyon testi uygulandığında hafif bir bağlantı bulundu (0.001 < p <0.01 ). Bu bulgu tümörün diferansiasyonu ile AgNOR sayısı arasında bir bağlantı olduğunu gösterdi. Tümörlere uyguladığımız Gleason sınıflamasını WHO !ya uyarla dığımızda tümörleri iyi, orta ve az diferansiye olarak üç grada ayırdık. Her üç vakaya da student-t testi uyguladığımızda iyi ve orta derecede diferansiye tümörler arasındaki fark anlamlı bulundu (p=0. 000095), iyi ve kötü diferansiye tümörler arasında da zayıf bir anlamlılık bulundu (p=0.0144), fakat gruplar arasında çakışmalar izlendi. Bu bulguda bize AgNOR yönteminin iyi ve orta derecede tümörlerin, daha zayıf olarak da iyi ve kötü diferan siye tümörlerin, ayırıcı tanısında diğer parametrelerle birlikte kullanılabileceğini gösterdi. PIN1 ve PIN2-3'ün AgNOR değerleri student-t testiyle karşılaştırıldığında aralarındaki fark anlamlı çıktı (p=0.001), ancak iki grup arasında çakışma vardı. Bu bulgu bize bu iki lezyonun iki ayrı grup olduğunu ve AgNOR yönteminin ayırıcı tanıda diğer parametrelerle birlikte yardımcı olabileceğini gösterdi. Karsinom, PIN ve hiperplazi grupları student-t testiyle karşılaştırıldığında her üç grup arasındaki fark da anlamlı çıktı (Karsinomla PIN arasında p=0. 0000006, hiperplazi ile tümör37 arasında p=0. 0000086, hiperplaziyle PIN arasında p=0. 0003697). Her üç grupta, özellikle tümör ve PIN arasında çakışma izlendi. Bu üç grubun birbirinden farklı üç lezyon olduğu ve AgNOR'ın bunların ayırıcı tanısında diğer kriterlerle birlikte yardımcı olabileceği sonucuna varıldı. Ayırcı tanısı sorun yaratan iyi diferansiye karsinom ve AAH ile PIN2-3 ve iyi diferansiye karainom gruplarına student-t testi uygulandığında aradaki fark anlamsız çıktı (Sırasıyla p=0.4, p=0.3). Bu bulgular AgNOR yönteminin bu lezyonlarm ayırıcı tanısında kullanılamayacağını gösterdi. AgNOR benekçikleri tümörlerde patern skor yükseldikçe disosiasyon gösterdi. Asosiasyon yapan gruplarda benekçik sayısı 15'e kadar çıktı. PIN'lerde 4-5 benekçiğin oluşturduğu asosiasyon- lar ve hafif disosiasyon izlendi. Hiperplazilerde ise 2-3 benek- çikden oluşan küçük disosiasyon grupları izlendi. Crocker ve Giri sayım yöntemleri karşılaştırıldığında ise Crocker üstün bulundu.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Prostat karsinomlarında neovaskülaritenin anlamı ve regülatörlerinin rolü

    The Role of regulatory factors and significance of neovascularization in prostatic adenocarcinomas

    GÜLŞAH KAYGUSUZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    PatolojiAnkara Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ÖZDEN TULUNAY

  2. Prostatik intraepiteliyal neoplazi ve prostat adenokarsinomlarında histopatolojik grade ile mast hücreleri arasındaki ilişki

    Prostatic intraepithelial neoplasia and relationship between mast cells and histopathologic grade of prostate adenocarcinoma

    ALİYE SARI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    PatolojiSüleyman Demirel Üniversitesi

    DOÇ. DR. ÖZDEN ÇANDIR