Kas invaziv mesane kanseri için radikal sistektomi yapılan hastalarda neoadjuvan kemoterapinin prediktif parametreleri ve sağkalıma etkileri
Predictive parameters and effect on overall survival of neoadjuvan chemotherapy in patients undergoing radical cystectomy due to muscle invasive bladder cancer
- Tez No: 406914
- Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET YAŞAR BEDÜK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Üroloji, Urology
- Anahtar Kelimeler: Antineoplastik ajanlar, Kemoterapi-adjüvant, Mesane hastalıkları, Mesane neoplazmları, Neoplazmlar, Retrospektif çalışmalar, Sağkalım, Sistektomi, Antineoplastic agents, Chemotherapy-adjuvant, Urinary bladder diseases, Urinary bladder neoplasms, Neoplasms, Retrospective studies, Survival, Cystectomy
- Yıl: 2015
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Kas invaziv mesane kanseri (KİMK) nedeniyle radikal sistektomi (RS) yapılan hastalarda neoadjuvan kemoterapi(NeoKT)'den fayda görenleri büyük olasılıkla öngörebilmek için mevcut preoperatif klinik parametreleri, postoperatif patoloji sonuçlarını ve sağkalımı değerlendirdik. Materyal ve Metotlar: Kliniğimizde Ocak 1990-Aralık 2010 yılları arasında KİMK tanısı ile RS yapılmış 328 hasta retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Preoperatif hidroüreteronefroz, evre cT3b-T4a hastalık, transüretral rezeksiyonda lenfovasküler invazyon veya varyant histoloji (mikropapiller, nöroendokrin) özelliği olan hastalar yüksek riskli olarak kabul edilmiştir. Araştırılan sonuçlar genel sağkalım (GS), hastalığa spesifik sağkalım (HSS) ve patolojik evre yükselmesinin oranlarını içermektedir. p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Kliniğimizde RS yapılmış toplam 328 hastadan, 171 düşük riskli ve 157 yüksek riskli olan hastalar belirlenmiştir. 295 erkek, 33 kadın hastanın ortalama yaşı 60,55±9,17 olarak saptanmıştır. Ortalama takip süresi tüm kohort için 36,07±33,63 olarak izlenmiştir. Yüksek riskli hastalar, düşük riskli hastalar ile karşılaştırıldığında azalmış 5 yıllık GS (%32'ye karşı %69) ve azalmış HSS (%33.5'e karşı %81) olasılıkları sergilemiştir (p<0,001). NeoKT alan ve almayan yüksek riskli hastalarda 5 yıllık GS (%32) benzer olarak bulunmuştur. Düşük riskli hastalarla multipl yüksek risk özelliği olan hastalar karşılaştırıldığında, NeoKT alan düşük riskli hastalarda almayanlara göre artmış HSS (%81'e karşı %66) saptanmıştır (p<0,05). Yüksek riskli hastalarda ise HSS, NeoKT alan ve almayanlarda benzer olarak bulunmuştur. Yüksek riskli hastalarda RS sonrası patolojik evre yükselmesi ve evre gerilemesi açısından NeoKT verilmesinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı bulunmuştur. Düşük riskli hastalarda ise özellikle patolojik evre gerilemesi açısından NeoKT verilmesi istatistiksel olarak anlamlı saptanmıştır. Tüm preklinik değişkenleri içeren çok değişkenli analizde NeoKT almayan düşük riskli hastalarda patolojik evre yükselmesinin belirleyicisi olarak preoperatif hemoglobin ve albumin düzeyinin normal sınırının altında olması saptanmıştır. Sonuç: Yüksek riskli özelliklerin varlığı neoadjuvan kemoterapiden büyük olasılıkla fayda görmeyecek kötü prognozlu hastaları belirler. Oysa düşük riskli uygun hastalara kabul edilebilir toksisite oranları ile neoadjuvan kemoterapi önerilmelidir.
Özet (Çeviri)
Purpose: We have evaluated preoperative clinical parameters, postoperative pathology results and survival results in patients undergone radical cystectomy due to muscle invasive bladder cancer in order to predict the patients who will benefit from neoadjuvan chemotherapy. Material and Method: 328 patients who has undergone radical cystectomy due to muscle invasive bladder cancer between January 1990 and December 2010 in our clinic were evaluated retrospectively. Patients with preoperative hydronephrosis, cT3b-T4a disease, lymphovasculer invasion or variant histology (micropapillary, neuroendocrin) in transurethral resection pathology were accepted as high risk group. Primary outcomes of this study were, overall survival, disease specific survival and pathologic stage progression. P<0.05 value is accepted as statistically significant. Results: In 328 patients undergone radical cystectomy in our clinic, 171 patients were in low risk group and 157 were in high risk group. 295 of the patients were male and 33 of the patients were female. Mean age was 60.55±9.17. Median follow-up time was 36,07±33,63 in this cohort. Patients in high risk group showed lower 5-year overall survival (%32 vs %64) and disease specific survival (%33.5 vs %81) compared to patient in low risk group. (p<0.001). 5-year overall survival results were similar between patients treated and not treated with neoadjuvan chemotherapy in high risk group(%32). In compare low risk group with multiple high risk properties, low risk patients treated with neoadjuvan chemotherapy showed higher disease specific survival (%81 vs %66) (p<0.05). Disease specific survival results were similar between patients treated and not treated with neoadjuvan chemotherapy in high risk group. Neoadjuvan chemotherapy was shown to have no effect on postoperative pathologic stage after radical cystectomy in high risk group patients. However statistically significant effect on pathologic stage regression was shown in low risk group patients. In multivariate analysis of all preclinic variables, lower than normal preoperative hemoglobin and albumin values are shown to be predictive on pathologic stage progression in non-treated with neoadjuvan chemotherpy low risk group patients. Conclusion: High risk properties determines the patients with poor prognosis and highly probable to not to have benefit from neoadjuvan chemotherapy. However in low risk group patients; neoadjuvan chemotherapy with acceptable toxicity should be recommended.
Benzer Tezler
- Varyant histolojili mesane tümörü tanılı hastalarda sağkalımı etkileyen faktörlerin retrospektif değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of factors affecting survival in patients with bladder tumor with variant histology
BAYRAM ALIYEV
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
ÜrolojiEge ÜniversitesiÜroloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET CEYHUN ÖZYURT
DOÇ. DR. FUAT KIZILAY
DOÇ. DR. BANU SARSIK KUMBARACI
- Kas invaziv ürotelyal karsinomda platin temelli tedavi yanıtı ile ilişkili prediktif moleküler biyobelirteçlerin değerlendirilmesi
Evaluation of predictive molecular biomarkers associated with platinum-based treatment response in muscle invasive urothelial carcinoma
SHAGHAYEGH REZAPOOR BEHNAGH
- İnvaziv mesane kanseri nedeniyle radikal sistektomi yapılan hastalarda neoadjuvan kemoterapinin sağkalım ve patolojik parametreler üzerindeki etkileri
Eff ects of neoadjuvant chemotherapy on pathologicalparameters and survival in patients undergoing radicalcystectomy for muscle-invasive bladder cancer
ALPER ÇAĞLAYAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
ÜrolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiÜroloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEVLANA DERYA BALBAY
- Radikal sistektomi operasyonu geçiren hastalarda postoperatif komplikasyonların preoperatif öngörücüleri; operasyon öncesi yapılan tomografi yardımlı pelvik çap ölçümünün cerrahi ve hasta sonuçları üzerinde etkisi olabilir mi?
Preoperative predictions of postoperative complications in patients undergoing radical cystectomy; can a pre-operational tomography assisted pelvic diameter measurement have an effect on surgery and patient results?
ANIL ERDİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
ÜrolojiSakarya ÜniversitesiÜroloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HASAN SALİH SAĞLAM
- Radikal sistektomi uygulanan mesane kanseri hastalarında BT-kuantifikasyon yöntemi ile hesaplanan preoperatif vücut kas-yağ dağılımının hasta prognozu ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship of preoperative body muscle-fat distribution with patient prognosis in bladder cancer patients with radical cystectomy by CT-quantification method
BURKAY ÇAĞATAY TÖRER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
ÜrolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HİLAL ŞAHİN