Geri Dön

Meme kanserinde pS2 ve Katepsin D'nin prognostik önemi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 40316
  2. Yazar: ALİ VERAL
  3. Danışmanlar: PROF.DR. YILDIZ ERHAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Patoloji, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Enzimler, Genler, Katepsinler, Meme neoplazmları, Prognoz, Enzymes, Genes, Cathepsins, Breast neoplasms, Prognosis
  7. Yıl: 1995
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Patoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

77 ÖZET pS2, genellikle ER + meme karsinomları tarafından sentezlenen ve fonksiyonel aktif ER'nün belirleyicisi olduğu kabul edilen düşük molekül ağırlıklı bir proteindir. Bu nedenle, pS2 nin meme kanserinde iyi prognostik grubu belirlediği ve hormonal tedaviye duyarlı tümörleri ortaya koyduğu öne sürülmektedir. Katepsin-D normal koşullarda tüm hücrelerde bulunan bir lizozomal proteazdır. Meme kanseri hücrelerinin, kat-D yi fazla miktarda sentezlediği ve bu enzimin ekstrasellüler matriksi yıkıma uğratarak tümörün metastatik potansiyelini arttırdığı kabul edilmektedir. Bu iki yeni belirleyicinin, immünohistokimyasal olarak değerlendirdiğimiz düzeylerinin prognostik önemini araştırmaya yönelik, 90 primer meme karsinomunun ele alındığı çalışmamızda pS2 pozitivitesini olguların % 50'sinde saptarken, pS2 immünreaktivitesini pre/perimenapozal olgularda ve iyi diferansiye tümörlerde daha yüksek oranda saptadık. pS2 immünreaktivitesinin uzun hastalıksız süre ve düşük metastaz oranı ile korelasyon gösterdiği ve pS2 pozitivitesi gösteren antiöstrojen tedavi almış olguların hormonal tedaviye daha iyi yanıt verdiği saptandı. Bu sonuçlarla hastalıksız sürenin belirlenmesinde pS2 nin klasik prognostik faktörlerden daha etkili olduğu, metastaz oranının belirlenmesinde ise ALNM ile aynı etkinliği gösterdiği izlendi. Katepsin-D immünreaktivitesi ile klasik prognostik faktörler ve prognostik bulgular arasında bir ilişki saptanmadı. Ancak, düşük kat-D HS/pS2 + olguların, yüksek kat-D HS/pS2 - olgulara göre daha iyi prognoz gösterdiği saptandı.78 Sonuç: *pS2 meme kanserinde prognozun belirlenmesinde, diğer prognostik faktörlerden bağımsız bir belirleyicidir. *pS2, hormonal tedaviye dirençli tümörleri ortaya koyarak meme kanserinin tedavisinde başarı oranını yükseltebilir. *Katepsin-D meme kanserinde bağımsız bir prognostik belirleyici değildir. Ancak, pS2 ile birlikte prognostik değeri olabilir.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Meme kanserinde TRH testine TSH, PRL ve GH cevapları

    Başlık çevirisi yok

    GÜNER ÜRE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    OnkolojiAnkara Üniversitesi

    PROF.DR. FİKRİ İÇLİ

  2. Meme kanserinde adjuvan kemoterapinin bazı humoral immün sistem parametreleri üzerine etkisi

    Başlık çevirisi yok

    N. FARUK AYKAN

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    Onkolojiİstanbul Üniversitesi

    Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı

    PROF. DR. KORAY DİNÇOL

  3. Meme kanserinde adjuvant kemoterapinin 6 kür veya 12 kür yapılmasının sağ kalıma etkisi

    Başlık çevirisi yok

    NAKİYE ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    Onkolojiİstanbul Üniversitesi

    Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı

  4. Meme kanserinde 2-[18f]-fluoro-2 deoxy-d-glucose pozitron emisyon tomografi'nin evrelemedeki rolü

    The role of positron emission tomography in staging patients with breast cancer. Thesis of department of surgery

    OĞUZ HANÇERLİOĞULLARI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Genel CerrahiGata

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. TURGUT TUFAN

  5. Meme kanserinde modifiye radikal mastektominin rolü ve son görüşler (52 vakalık seri)

    Başlık çevirisi yok

    METİN ERCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    Genel CerrahiSağlık Bakanlığı

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DR. RASİM TORUN