Geri Dön

İskemik inmede ilk 72 saat plazma adrenomedullin düzeyinin lezyon lokalizasyonu, etyolojik alt gruplar ve prognozla ilişkisi

Plasma adrenomedullin in acute ischemic stroke

  1. Tez No: 397123
  2. Yazar: GÜLİSTAN UŞAK HALAÇ
  3. Danışmanlar: DR. GÖKSEL SOMAY
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nöroloji, Neurology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2005
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Nöroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Adrenomedullin 52 aminoasitten oluşmuş bir peptiddir. 11. kromozomda bulunur, gen yapısındaki çeşitli faktörlerin uyarımı ile sekresyonu artar. Plazma adrenomedullin düzeyi ile miyokard enfarktüsü, kalp yetmezliği, sepsis gibi inflamatuar hastalıklar, çeşitli maligniteler, diabetes mellitus ve renal disfonksiyon gibi hastalıklar arasındaki ilişkiyi açıklamaya çalışan pek çok çalışmaya yapılmıştır. Serebrovasküler hastalık ve plazma adrenomedullin arasında son zamanlarda yapılan deneysel çalışmalar artmaktadır.Ancak akut iskemik inme ile plazma adrenomedullin düzeyi arasındaki ilişkiyi göstermeye çalışan klinik araştırmaya rastlanmamıştır. Bu çalışmada, akut iskemik inmeli hastaların ilk 72 saat plazma adrenomedullin düzeyleri ile lezyon büyüklüğü, lokalizasyon, etyolojik alt gruplar ve prognoz arasındaki ilişki araştırılmıştır.Çalışmamıza öykü, nörolojik muayene, kraniyal BT/MR tetkiki ile akut iskemik inme tanısı alan ve yaş ortalaması 64.99 olan 70 hasta(44 erkek, 26 kadın) alındı. Kontrol grubunu ise yaş ortalaması 62.65±10.92 olan 20 olgu (10 erkek, 10 kadın) oluşturdu. Adrenomedullin düzeylerini değerlendirmek üzere hasta grubundan ilk 72 saat içinde kan örnekleri alındı. Hastalar lezyon lokalizasyon ve büyüklüğüne göre OCSP (Oxfordshire Community Stroke Project) çalışmasında olduğu gibi total anterior sirkülasyon infarktları , parsiyel anterior sirkülasyon infarktları, posterior sirkülasyon infarktları ve laküner infarktlar olarak ayrıldı. Etyolojik alt grupları TOAST sınıflamasına göre geniş arter aterosklerozu, kardioembolizm, küçük damar oklüzyonu ve diğerleri (diğer bilinen nedenlere bağlı iskemik inme, birden fazla açıklayıcı nedene bağlı iskemik inme, yeterli inceleme yapılmış ancak neden saptanamamış iskemik inme, yetersiz inceleme) olmak üzere 4 etyolojik alt gruba ayrılmıştır. Prognoz ise NIHSS (The National Institute of Health Stroke Scale) ile değerlendirildi. İnmenin 1. ve 10. gününde nörolojik muayenelerine göre NIHSS skorundaki 3 puan ve üzerindeki artışlar progresyon olarak değerlendirildi. Adrenomedullin düzeyi kontrol grubuna oranla anlamlı yüksek saptandı (p= 0,000). Adrenomedullin plazma düzeyi ile cins, yaş, iskemik inme risk faktörleri, etyolojik subgruplar, NIHSS değişimi ve inme subtipleri arasındaki ilişki araştırıldığında etyolojik alt gruplardan geniş arter aterosklerozuna sahip olanlar (r = 0.510 p= 0.000) ve lezyon lokalizasyonu ve büyüklüğüne göre total anterior sirkülasyon infarktlarına sahip hastalar (r= 0.325, p= 0.006) arasında pozitif korelasyon, etyolojik alt gruplardan kardiyoembolik 58 sınıfa girenler (r= -0.612 p= 0.000) ve lezyon lokalizasyonu ve büyüklüğüne göre laküner enfarktlara sahip olanların arasında(r= -0.365, p= 0.002) negatif korelasyon saptandı. Diğer parametreler arasında bir ilişki saptanmadı (p>0.05). Plazma adrenomedullin düzeyi ile korelasyon saptanan dört faktör arasında lineer regresyon analizi yapıldığında etyolojik alt gruplardan geniş arter ateroskleroz (r= 0.468, p= 0.001) ve inme subtiplerinden laküner enfarktlar(r = 0.522, p= 0.03) arasında güçlü korelasyon saptanmıştır. Sonuç olarak, hastaların ilk 72 saatteki plazma adrenomedullin düzeyi ile geniş arter aterosklerozu ile pozitif ve inme subtiplerinden laküner enfarktlar ile negatif gerçek ilişki olduğunu saptadık. Laküner infarktlar beynin derin bölgelerine veya beyin sapına lokalize olabilen ve penetran arterlerin oklüzyonuna bağlı olarak gelişen küçük iskemik lezyonlardır Belki de pre ve post kapiller perisitlerin adrenomedullinin fonksiyonlarından yoksun olması gibi laküner enfarktlar ile plazma adrenomedullin düzeyinin düşük saptanmasının nedeni olabileceği düşünülmektedir. Aterosklerotik etyolojiye sahip hastalarda plazma düzeyinin yüksek olması, NIHSS skorlarındaki kötüleşmeyle arasında bir ilişki bulunmaması bu hastalarda yüksek adrenoemdullin düzeylerinin iskemi ile daha çok arttığını ve birden çok mekanizmayla iskemik dokuda hasarın giderilmesinde büyük rol oynayabileceği düşünülmektedir. İleride yapılacak daha geniş kapsamlı çalışmaların sonuçları ile gerek adrenomedullin agonistlerinin yada antagonistlerinin özellikle aterosklerotik zeminde gelişen akut serebrovasküler hastalık tedavisinde nöroprotektif etkileriyle tedavide yeni bir dönem açacağı düşünülmektedi

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Deneysel beyin iskemisinde Tacrolimus' un Endotelin?1, Melatonin ve Heat shock protein?70 seviyelerine etkisi

    Effects of Tacrolımus on Endothelın?1, Melatonın and Heat shock proteın?70 levels ın experımental braın ıschemıa

    ÖZLEM GÜLER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    İlk ve Acil YardımFırat Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MUSTAFA YILDIZ

  2. Akut iskemik inmeli hastalarda plazma braın natriüretik peptid (BNP) ile hastalık prognozu arasındaki ilişki

    Plasma brain natriuretic peptid (BNP) in acute stroke patient relations between the disease prognosis

    SAADET SAYAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    NörolojiSakarya Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DİLCAN KOTAN DÜNDAR

  3. İskemik inmede matriks metalloproteinazlar ve inhibitörlerinin düzeyleri ile klinik sonuçları arasındaki ilişki

    Relationship between the clinical outcome and the levels of matrix metalloproteinases and their inhibitors in ischemic stroke

    FETHİYE ÇELLİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    NörolojiDicle Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEBAHAT TAŞDEMİR

  4. Akut iskemik ve hemorajik inme olgularının ayrımında oksidatif stres parametrelerinin ve lenfosit DNA hasarının tanısal rolünün araştırılması

    The diagnostic role of oxidative stress parameters and lymphocyte DNA damage in discrimination of acute ischemic and hemorrhagic stroke

    ÖKKEŞ TAHA KÜÇÜKDAĞLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    İlk ve Acil YardımBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZGÜR SÖĞÜT

  5. Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi

    The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma

    HACI HASAN ESEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    PatolojiSelçuk Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK