Geri Dön

Mevlânâ Celâleddîn Rûmî ve Hâcı Bektaş Velî menâkıbnâmelerinin içerik bakımından analizi

Content analysis of Mevlana Jalal ad-Din Rumi's and Haji Bektash Veli's menakıbnames

  1. Tez No: 395873
  2. Yazar: BURAK FATİH AÇIKGÖZ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SELAMİ TURAN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Türk Dili ve Edebiyatı, Turkish Language and Literature
  6. Anahtar Kelimeler: Edebiyat, Hacı Bektaş-ı Veli, Menkıbe, Mevlana Celaleddin-i Rumi, Oryantalizm, Türk edebiyatı, Literature, Hacı Bektaş-ı Veli, Menkıbe, Mevlana Celaleddin-i Rumi, Orientalism, Turkish literature
  7. Yıl: 2015
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Süleyman Demirel Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Çalışmaya temel alınan kaynak menâkıbnâmeler motiflerinin benzerliği, gayriahlâkî, gayriislâmî içerik bağlamında metinlerarasılık özelliği gösteren ve birbirlerini meşrûlaştıran aynı zihniyetin ürünü eserlerdir denilebilir. İslâm dünyasında tarikatlar bağlamında ön plana çıkarılan bu eserler, halk nazarında olumlu bir vizyona sahip olan şeyhleri, mürşitleri, velîleri kutsallaştırma amacı taşıyan fakat itibarsızlaştıran metinlerdir. Bu metinlerin, insanları terbiye ettiği, tarihî kıymetleri oldukları noktasındaki ilk ciddî tespitleri ise Batılı oryantalist araştırıcılar yapmışlardır. Akademik oryantalizmin misyonlarını başarılı bir şekilde senaryolaştıran oryantalistlerin, 18-20. asırlar arasında başta İslâm dünyası olmak üzere tüm dünyayı şekillendirmek amacıyla kurdukları bürolarda yaptıkları bu çalışmalar neticesinde birçok eser keşfedilmiş ve ilim âlemine tanıtılmıştır. Şu bir gerçektir ki Nicholson gibi donanımlı oryantalistler, İslâm dinine ve Hz. Peygamber'e radikal anlamda karşıdırlar. Kur'ân-ı Kerîm'de“sevgi”kavramının eksik kaldığını, Hz. Peygamber'in“şehvet düşkünü”biri olduğunu iddia eden bu donanımlı araştırıcılar Mevlânâ Celâleddîn Rûmî, Hâcı Bektaş Velî ve İbnü'l-Arabî gibi isimlere özel bir ilgi ve muhabbet beslemişler, bu isimler üzerinde ciddî çalışmalar ortaya koymuşlardır. Batı'da Mevlânâ Celâleddîn Rûmî ve Hâcı Bektaş Velî'ye olan yoğun ilgi; şarabın, çanın, abdestsizliğin, günah çıkarma ve vaftizin, bohem bir hayatın meşrûlaştırıldığı menâkıbnâme, tezkire gibi temel kaynakların keşfedilmeleri ve ilim âlemine tanıtılmaları neticesinde başlamış olmalıdır. İslâm dünyası ise Mevlânâ Celâleddîn Rûmî ve Hâcı Bektaş Velî'yi daha çok şifâhî gelenekten hareketle tanımıştır. Dolayısıyla 18-20. asırda kaynaklardaki ve şifâhî gelenekteki Mevlânâ Celâleddîn Rûmî ve Hâcı Bektaş Velî vizyonu zemininde bir paradoks oluşmuştur. Bu çalışmada, oluşan bu paradoksun sebepleri kaynak menâkıbnâmeler (Mevlânâ ve Etrafındakiler (Sipehsâlâr Risalesi), Menâkıbü'l-Ârifîn, Velâyetnâme) bağlamında ele alınmaktadır.

Özet (Çeviri)

Resource Menakıbnames (hagiographies, légende) forming the basis of the study can be considered as the products of the same mentality showing similarity in motifs, intertextuality features and justifying each other within the context of meretricious and un-Islamic contents. These prominent works were enshrined within the context of sects in the Islamic world and they are the texts aiming to sanctify but rather disgracing the sheikhs, disciples and velis who have positive vision in the eye of society. It was first identified by Western orientalist researchers seriously that these texts educate people and they have a historical value. Orientalists, who scripted missions of academic orientalism successfully between 18th-20th century, discovered great numbers of works and introduced to the academia as a result of those works in the offices of orientalists that are established to shape the whole world, Islamic world in particular. As a matter of fact that, such well-educated orientalists as Nicholson are radically against Islam and the Prophet Muhammad. These sophisticated researchers claim that the Holy Qur'an is lack of the concept“love”and the Prophet Muhammad is“lascivious”and they have a keen interest in Mevlana Jalal ad-Din Rumi, Ibn 'Arabi and Haji Bektash Veli thus, they have revealed serious works on these names. Great interest to Mevlana Jalal ad-Din Rumi and Haji Bektash Veli may have begun with the discovery of the basic sources like tezkires (collection of biographies) and publicity to academia of menakıbnames in which wine, church bell, not performing ablution, confession, baptism and bohemian lifestyle are all legalized. The Islamic world knows Mevlana Jalal ad-Din Rumi and Haji Bektash Veli from verbal tradition mostly. Therefore, in the sources and verbal tradition between 18th-20th century, a paradox on the basis of Mevlana Jalal ad-Din Rumi's and Haji Bektash Veli's vision developed. In this study, the reasons for this paradox are discussed in the context of source menakıbnames (Mevlânâ ve Etrafındakiler (Sipehsâlâr Risalesi), Menâkıbü'l-Ârifîn, Velâyetnâme).

Benzer Tezler

  1. Türk-İslam Estetik'i üzerine bir deneme

    Başlık çevirisi yok

    HÜSEYİN AYKUT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Felsefeİstanbul Üniversitesi

    Türk-İslam Düşüncesi Tarihi Ana Bilim Dalı

  2. Behçetli hastalarda gastrointestinal sistem tutulumu üzerine prospektif bir çalışma

    Başlık çevirisi yok

    ŞEREF EREN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    GastroenterolojiErciyes Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  3. Muhyiddin İbn'ül-Arabi ve sistemi (Gazzali-Sühreverdi-Konevi-Mevlana ile mukayeseler)

    Muhyiddin İbn'ül-Arabi and his system

    KAZIM YILDIRIM

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Felsefeİstanbul Üniversitesi

    PROF. DR. NİHAT KEKLİK

  4. Mevlana'nın Divan-ı Kebir'indeki büyük tarihi olaylar ve yorumları

    Başlık çevirisi yok

    İSMAİL KALEMCİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    TarihSelçuk Üniversitesi

    PROF.DR. İSMET KAYAOĞLU

  5. Helvai Tekkesi restorasyon projesi

    Restoration project of the Helvai Tekkesi

    CEMİL CENK BAŞKIR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    PROF. DOĞAN KUBAN