Eğitim hayatındaki değişimlerin Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun romanlarına yansımaları
The reflections of cirrucula the changes on Yakup Kadri Karaosmanoğlu's novels
- Tez No: 395271
- Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. SABAHATTİN ÇAĞIN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Eğitim ve Öğretim, Türk Dili ve Edebiyatı, Education and Training, Turkish Language and Literature
- Anahtar Kelimeler: Yakup Kadri Karaosmanoğlu, eğitim, aydın, karakter, değişim, Ahlaki değişim, Aydınlar, Edebiyat, Eğitim faaliyetleri, Roman, Türk romanı, Yapısal değişme, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, education, entellectual, character, evolution, Moral change, Intellectuals, Change, Literature, Education activities, Novel, Turkish novel, Structural change
- Yıl: 2015
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Eğitim Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Ortaöğretim Sosyal Alanlar Eğitimi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Yakup Kadri, 1889 yılında Kahire'de doğmuş, altı yaşındayken Manisa'ya gelmiş ve on üç yaşına kadar burada yaşamıştır. 1903-1905 yılları arasında İzmir İdadisi'nde okumuş, sonrasında yeniden Mısır'a dönerek burada Fréresler mektebine ve İsviçre lisesine devam etmiştir. 1908 yılında İstanbul'a dönen yazar, Fecr-i Âti Beyannamesi'ne imzasını atarak edebî hayatına başlamış olur. 1909-1914 yılları arasında Schopenhauer'in etkisi altında kalan yazarın ilk edebî ürünlerinin ferdîyetçi ve karamsar bir hava taşıdığı görülmektedir. Ancak Balkan Savaşları'nın ülke üzerindeki yıkıcı sonuçlarını görmek ve 1919 yılında, tedavi için gittiği İsviçre'den dönüşünde, işgal altındaki İstanbul'da yaşamak yazarı bu ferdîyetçilikten sıyırmış ve sosyal meseleler üzerine eğilmesini sağlamıştır. Yakup Kadri'nin toplumsal sanat anlayışına geçişi ile birlikte romancı kimliği de doğmuştur. 1920 yılından itibaren yazdığı tüm romanlarında şahit olduğu tarihî ve toplumsal süreçleri ele almış, Türk toplumun hızlı dönüşümünü birbirini takip eden sahneler halinde ortaya koymaya çalışmıştır. Yakup Kadri'nin romanlarında anlatılan vakaların kapsadığı zaman dilimi incelendiğinde yazarın Batı tarzında okulların kuruluşundan Cumhuriyet'in ilk yıllarında yapılan reformlara kadar birçok eğitim icraatının sebep ve sonuçlarını ele aldığı görülür. Hep O Şarkı'da medreselerin çağın gerisinde kalışı, Bir Sürgün'de batı tarzında eğitim veren okullardan mezun olan gençlerin Fransız hayranlığı, Hüküm Gecesi'nde pozitivist eğitimin yetiştirdiği güce tapan nesillerin Osmanlı siyaseti üzerindeki etkileri, Kiralık Konak'ta ailede verilen değerler eğitiminin çöküşü ve sonuçları, Nur Baba'da yaygın eğitim kurumu vazifesi gören tekkelerin bozulması ve tüm bunların bir sonucu olarak görebileceğimiz Sodom ve Gomore'de kültürünü ve değer yargılarını yitirmiş Türk burjuvazisinin işgal kuvvetleriyle işbirliği anlatılmıştır. Osmanlı Devleti'nin son demlerini ele alan bu altı romanın ardından Yaban, Anadolu'daki eğitim imkânlarıyla İstanbul aydının kültürel birikimi arasındaki farkı ortaya koymuştur. Yazarın Cumhuriyet'in ilk yıllarını ele aldığı Ankara ve Panorama adlı eserlerinde ise, Türk inkılabı ve dönemin münevver kesiminin bu inkılabı gerçekleştirecek alt yapıya sahip olup olmaması sorunu tartışılmıştır. Tüm bunların yanı sıra kadınların otodidakt yetişmesinin ortaya çıkardığı sonuçlar ve Türk insanı üzerindeki yabancı etkiler de zaman zaman yaratılan karakterler vasıtasıyla ortaya konmuştur. Batı'yla ilişkisi Monte Cristo'yla başlayıp kısa süreli örgün eğitim dönemleri, edebî ve felsefî okumalarla devam eden Yakup Kadri'nin Balkan Savaşları sonunda bir uyanış yaşadığı anlaşılmaktadır. O, artık Batı'yı bir kraliçe gibi görmemektedir. İnsanı var eden en önemli güdünün kendi benliğini bulup yaşayabilmek olduğunu görmüştür. Vatan müdafaası, toplumun ayakta kalması gibi mefkûrelerin yanında ferdî buhranlara yer olmadığını anlamıştır. Aydının yetişmesinde sadece ileri milletlerin biliminin yeterli olmadığını, ailede ve toplum içinde sağlam bir değerler eğitimi alınması gerektiğini romanlarında yarattığı tüm olumlu ve olumsuz kişilerle ortaya koymuştur. Yakup Kadri, kendisi gibi yetişen tüm nesillerden ve daha sonra gelecek olanlardan bu uyanışı yaşamalarını beklediğini ve bu uyanışın mümkün olduğunu Doktor Hikmet, Hakkı Celis ve Necdet gibi karakterleri vücuda getirerek göstermiştir. Onun hayalindeki toplumun ve aydının yaratılması ise kuşkusuz sağlam bir formal ve informal eğitim anlayışının yerleştirilmesiyle olacaktır.
Özet (Çeviri)
Yakup Kadri was born in Kahire, in 1889, came to Manisa when he was 6 and lived there since he was thirteen years old. He studied in İzmir İdadisi between 1903 and 1905, after that he went back to Egypt where he attended The Fréres School and Swiss School. In 1908 he came to İstanbul and started his literary career by signing Fecr-i Âti proclamation. Between 1909 and 1914 his first literary products were individualist and pessimist, under the influence of Schopenhauer. But after he observed the disastrous results of Balkan Wars on Turkish people, and had to live in occupied İstanbul after he returned from a treatment in Switzerland, Yakup Kadri started to focus on social problems. His novelist personality was born by time he changed his individualist point of view to a social understanding of art. When we analyze the time frames of events in Yakup Kadri's novels, we see that he processed lots of educational accomplishments with their reasons and results, starting with the establishment of European system schools in Ottoman Empire and reaching the first years of revolution in Turkish Republic. He told the lagging of the madrasah in Ottoman educational system in Hep O Şarkı, the fanatizm of French culture in graduates of European style schools in Bir Sürgün, the effects of generations, worshiping power because being trained by positivist mentality in schools, on Ottoman politics in Hüküm Gecesi, the collapse of moral education in family in Kiralık Konak, the degeneration of lodges as mass education instutions in Nur Baba. Sodom ve Gomore, in which he told the stories of corrupted Turkish bourgeoisie playing along with occupiers, is the result of the aboves. After these six novels telling the last terms of Ottoman Empire, Yaban reveals the difference between the educational opportunities in Anatolia and the cultural build ups of İstanbul entellectuals. Ankara and Panaroma are the novels in which he processed the first years of Turkish Republic. In these, he argues the Turkish revolution and if the well educated class has the capability of settling the reforms. Adding to these, the results of autodidact formation of Turkish women and reflections of foreign cultures on Turkish people are revealed in his novels time to time by the characters. It's obvious that Yakup Kadri –whose relationship with European culture started with Monte Cristo and short term education in foreign schools, continued with literary and philosophical readings- experienced a revival after Balkan Wars. He no longer senses Europe as a queen. He understands that the most important motivation for a man's existence is living according to a his own culture's properties. He appreciates the importance of national security and protecting the socity rather than personal crisis. He states that only modern scientific knowledge is not enough to raise an educated youth but also a vigorous moral education in family is needed, by creating characters with positive and negative attitudes in all his novels. Yakup Kadri's expectation from Turkish entellectual is the revival he experienced. He shows that it's possible by creating characters such as Doctor Hikmet, Hakkı Celis and Necdet. The origination of the society and entellectual he desires can be done by establishing solid formal and informal education systems.
Benzer Tezler
- Bir entegrasyon aracı olarak din üniversitede okuyan Suriyeli öğrenciler (Harran Üniversitesi örneği)
As an integration tool religion a research about the Syrian students studying (University example of Harran University)
HALİL YAKUT
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
DinNecmettin Erbakan ÜniversitesiFelsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET AKGÜL
- Fikret Mualla Saygı örneğinde sanatçı yaşantısının sanat yapıtıyla ilişkisi
The relationship between the artist?s life and his work of art studied on Fikret Mualla Saygı?s model
ÖZLEM BOZDEMİR
Yüksek Lisans
Türkçe
2012
Güzel SanatlarDokuz Eylül ÜniversitesiGüzel Sanatlar Eğitimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BEDRİ KARAYAĞMURLAR
- Ortaöğretim kurumlarında tekstil alanında eğitim gören öğrencilerin işletmede uygulanan mesleki eğitim (staj) çalışmalarının değerlendirilmesi
Evaluation of the students studies of apprenticeship educated in the secondary education institutions in textile area
MELTEM ÖZTÜRK
Yüksek Lisans
Türkçe
2004
Eğitim ve ÖğretimMarmara ÜniversitesiTeknoloji Eğitimi Ana Bilim Dalı
PROF.DR. SEMRA ÜNAL
- II. Abdülhamid döneminde Bitlis vilayeti (İdarî ve sosyal yapı)
Bitlis city in the period of Abdülhamid II (Administrative and social structure)
DANYAL TEKDAL
Doktora
Türkçe
2018
TarihPamukkale ÜniversitesiTarih Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YASEMİN BEYAZIT
PROF. DR. MEHMET YAŞAR ERTAŞ
- Okul yöneticilerinin mobbinge uğrama düzeylerinin bazı demografik değşkenlere göre incelenmesi
The study of the level of pri̇nci̇pals' bei̇ng mobbed i̇n accordance wi̇th some demographi̇c vari̇ati̇on
OĞUZ DEMİRCİ
Yüksek Lisans
Türkçe
2014
Eğitim ve ÖğretimOkan Üniversitesiİşletme Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ALİ HAYDAR ŞAR