Geri Dön

Kliniğimizdeki preterm doğumların maternal ve fetal sonuçlarının 5 yıllık değerlendirilmesi

Assesment of maternal and fetal results of preterm births in our clinic over A five year period

  1. Tez No: 394041
  2. Yazar: ADEM YOLDAŞ
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. ELİF AĞAÇAYAK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: preterm doğum, preterm eylem, fetal morbidite, mortalite, Ana-çocuk sağlığı, Doğum, Doğum-prematür, Fetal hastalıklar, Fetal ölüm, Fetüs, Gebelik, Morbidite, preterm birth, preterm labor, fetal morbidity, mortality, Maternal-child health, Delivery, Labor-premature, Fetal diseases, Fetal death, Fetus, Pregnancy, Morbidity
  7. Yıl: 2015
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dicle Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Preterm doğum, gebeliğin yaşayabilirlik sınırından sonra ve 37 hafta veya 259 günden önce doğumun gerçekleşmesidir. Preterm doğumlar perinatal morbidite ve mortalitenin en önemli nedenidir. Çalışmamıza, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı kliniğinde Eylül 2010 ile Ağustos 2014 yılları arasında, 24 hafta ile 36 hafta 6 gün arasında doğum yapan 5613 gebeden preterm doğum yapmış 649 hastanın dosyası ve bu gebelikler sonucu doğmuş olan yenidoğanların ilk bir saatlik değerlendirmeleri dahil edildi. Daha önce bir veya daha fazla sezeryan öyküsü olup ek obstetrik bir problemi olmayan hastalar çalışma dışı bırakılmıştır. Veriler hastane elektronik veri tabanından elde edildi. Bu hastalardan, 25'i (%3.85) 18 yaş ve altı, 471'i (%72.57) 19-34 yaş arası, 153'ü (%23.57) 35 yaş ve üzerindeydi. En küçük gebemiz 14 yaşında, en büyük gebemiz 48 yaşındaydı. Daha önce hiç doğum yapmamış 99 gebe (%15.3), bir kez doğum yapmış 95 gebe (%14.6), iki doğum yapmış 89 gebe (%13.7), üç doğum yapmış 44 gebe (%6.8), dört doğum yapmış 45 gebe (% 6.9) beş veya daha fazla doğum yapmış 73 gebe (%11.2) mevcuttu. Çalışmamızda preterm doğum oranı %11.56 olarak bulunmuştur. Preterm doğumların (%25.4) preterm eylem, (%23.7) PPROM (preterm eylem + erken membran rüptürü) nedenli olmuştur. Erken doğumların %50.9'u ise maternal-fetal problemler nedeniyle gerçekleşmiştir. Bu grup içerisinde en fazla hpertansif hastalıklar bulunmaktır (%23.7). Doğum haftası ile yenidoğan ilk bir saati değerlendirildiğinde, doğum haftası azaldıkça yenidoğan yoğun bakıma yatış (p<0.000), entübe edilip yenidoğan yoğun bakıma yatış (p<0.000), PM-RDS ön tanısıyla yenidoğan yoğun bakıma yatış (p<0.001), doğduktan sonra ex (p<0.001) gibi komplikasyonların arttığı görüldü. Erken doğum nedeni ile antenatal kalış süreleri arasında anlamlı fark ızlenmedi. Çalışmamızda, diabet olanlarla olmayanların yenidoğan yoğun bakıma yatışları arasında anlamlı fark izlendi. Erken doğum nedeni ile postnatal kalış süreleri arasında anlamlı fark izlendi(p<0.000). Preeklampsi, eklampsi ve HELLP ile komplike gebeliklerde sezaryenle doğum hızı %85.7 olarak saptandı. Çalışmamızda antenatal steroid uygulanan grupta yeni doğan yoğun bakıma yatışın daha fazla görüldü. Preterm doğum halen özellikle fetal morbidite mortalitenin önemli bir nedeni olup bu hasta gruplarının önceden tespit edilmesi, risk faktörlerinin belirlenip önlemlerinin alınması ve özellikle doğan bebeklerin yenidoğan yoğun bakım koşullarının olduğu merkezlerde takibi ve tedavisi ile neonatal morbidite ve mortalitede iyileşme olacağı düşünülmektedir.

Özet (Çeviri)

Preterm birth is defined as the birth which occurs between the limit of viability and the 37 weeks or 259 days of gestation. Preterm birth is a major cause of perinatal morbidity and mortality. In this study, the clinical data of 649 women (out of 5,613) who had preterm birth between September 2010 and August 2014 at Dicle University Medical School Gynecology and Obstetrics Department and the first neonatal hour of their babies were investigated. The women who had a history of caesarean birth and no additional obstetric problems were excluded from the study. Patient data were retrieved from the electronic databases. The ages of the patients included 25 (3.85%), <18 years; 471 (72.57%), 19-34 years; and 153, (23.57%) >35 years (range, 14-48 years). Numbers of previous births were as follows: none, 99 (15.3%); once, 95 (14.6%); twice, 89 (13.7%); three times, 44 (6.8%), four times, 45 (6.9%) and five times or more, 73 (11.2%). Overall preterm birth rate was 11.56%. Most of the births were resulted from maternal-fetal problems (50.9%), followed by preterm labor (25.4%) and preterm labor + preterm premature rupture of membranes (PPROM) (23.7%). Also, hypertensive disease (23.7%) constituted the majority of the maternal-fetal problems. The analysis on the week of delivery and the first neonatal hours revealed that the decrease in the gestational period was correlated with an increase in the duration of neonatal stay in neonatal intensive care unit (p<0.000), duration of neonatal intubation in neonatal intensive care unit (p<0.000), duration of neonatal stay in neonatal intensive care unit due to respiratory distress syndrome (p<0.0001), and neonatal mortality (p<0.001). No significant correlation was found between the causes of preterm birth and antenatal hospitalization periods and no significant difference was detected between the diabetic and non-diabetic babies in terms of neonatal stay in neonatal intensive care unit. However, a significant correlation was established between the causes of preterm birth and postnatal stay in neonatal intensive care unit (p<0.000). The birth rate for the caesarean births in the pregnancies with preeclampsia, eclampsia, and HELLP syndrome and the complicated pregnancies was 85.7%. The patients who underwent antenatal steroid had longer periods of stay in neonatal intensive care unit. Preterm birth remains a major cause of fetal morbidity and mortality. Therefore, it is crucially important that these patients should be timely diagnosed and their risk factors should be investigated. Moreover, the morbidity and mortality rates can be reduced if the neonatal babies are followed up and treated in the centers with sophisticated neonatal intensive care conditions.

Benzer Tezler

  1. Üçüncü basamak merkezde doğum yapmış kırk yaş üstü gebelerin maternal ve perinatal sonuçlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of maternal and perinatal outcomes of pregnant women over forty years old who gave birth in a tertiary care center

    DİLARA ÖZER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OĞUZ YÜCEL

  2. Gebeliğin intrahepatik kolestazı ve gestasyonel diyabetes mellitus tablolarının birbiri ile ilişkisinin araştırılması ve perinatal sonuçlarının karşılaştırılması

    Evaluation of the association between intrahepatic cholestasis of pregnancy and gestational diabetes mellitus and comparison of perinatal outcomes

    DİLAN ÜNSAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ABDULKADİR TURGUT

  3. İntrahepatik gebelik kolestazı saptanan olgularda maternal ve fetal sonuçların retrospektif incelenmesi

    Retrospective investigation of maternal and fetal results in cases detected with intrahepatic cholesstasis of pregnancy

    CEVDET DOĞU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİYAZİ TUĞ

  4. Kliniğimizde acil sezaryen ile acil olmayan sezaryen olgularının maternal ve fetal sonuçlarının analizi

    Kliniğimizde acil sezaryen ile acil olmayan sezaryen olgularının maternal ve fetal sonuçlarının analizi

    NAYİF ÇİÇEKLİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜRKAN KIRAN