Geri Dön

Nöroendokrin tümörlerde güncel tnm evrelemesi ile derecelendirmede kullanılan Kİ-67 proliferasyon indeksinin uyumunun değerlendirilmesi

Comparing TNM Staging and Kİ-67 proliferation index in neuroendocrine tumors

  1. Tez No: 393924
  2. Yazar: SİNAN DEMİR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. KADRİ GÜVEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Gastroenteroloji, Onkoloji, Gastroenterology, Oncology
  6. Anahtar Kelimeler: Nöroendokrin tümör, Ki-67, derece, evre, Neoplazm evreleri, Neoplazmlar, Nöroendokrin tümörler, Radyografi, Neuroendocrine tumors, Ki-67, grade, stage, Neoplasm staging, Neoplasms, Radiography
  7. Yıl: 2014
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Erciyes Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Nöroendokrin tümörler, çeşitli nöroendokrin hücrelerin malign transformasyonunun sonucu olarak vücudun hemen her lokalizasyonunda gelişebilen, nadir görülen, heterojen bir grup tümördür. Bu tümörlerde tedavi planı için evreleme ve derecelendirme yapılmaktadır. Bunlardan en sık kullanılanlardan biri ENETS (The European Neuroendocrine Tumor Society) tarafından belirli aralıklarla yayınlanan Tümör boyutu (T), Lenf nodu metastazı (N) ve Uzak organ metastazını(M) içeren TNM evrelemesi ile bu tümörlerin derecelendirilmesinde kullanılan Ki-67 proliferasyon indeksidir. Bu çalışmada, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Medikal Onkoloji, Gastroenteroloji ve Endokrinoloji polikliniklerinde tanı konulan veya takip edilen GEP-NET'li hastaların klinik ve patolojik özelliklerine bakıldı. Çalışmanın amacı, hastaların prognozunun belirlenmesinde kullanılan güncel TNM evrelemesi ile yine aynı şekilde bu tümörlerin derecelendirmesinde kullanılan Ki-67 proliferasyon indeks değerinin biribiri ile ne kadar uyumlu olduğunun gösterilmesi ve bunlardan hangisinin daha güvenilir bir paramatre olduğunun araştırılmasıdır. Gereç ve yöntem: Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tanı konulan veya takip edilen GEP-NET'li hastaların dosyaları retrospektif olarak incelenerek, bu hastaların demografik özellikleri (yaş ve cinsiyet), metastaz özellikleri, sağkalım süreleri, bu tümörlerin evresi ve patolojik olarak bakılan Ki-67 değerleri, bu tümörlerin makroskopik ve mikroskopik patolojik özellikleri kaydedilerek istatistiksel olarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışma grubumuzdaki tüm hastaların (n=141) ortalama yaşı 53,09±14,6 (yaş aralığı 16-85) idi. Hastaların %51,1'i kadın (n=72), %48,9'u erkekti (n=69) (Tablo 4). Erkek/kadın oranı 0,95 idi. En sık görülen primer bölgesi mide (%33,3) sonra sırasıyla pankreas (%27), kolon-rektum (%15,6), ince barsak (%12,8) ve en az görülen apendiks (%11,3) olarak bulundu. Hastaların %73'ü G1 (n:103), %17'si G2 (n:24), %10'u G3 (n:14) idi. Hastaların %46,8'i Evre 1 (n:66), %9,9'u Evre 2 (n:14), %8,5'i Evre 3 (n:12) ve %34,8'i Evre 4 (n:49) idi. G1 olan hastaların %61,16'sı Evre 1 (n:63), %12,62'si Evre 2 (n:13), %7,76'sı Evre 3 (n:8), %18,44'ü Evre 4 (n:19) idi. G2 olan hastaların %12,50'si Evre 1 (n:3), %4,16'sı Evre 2 (n:1), %4,16'sı Evre 3 (n:1), %79,16'sı Evre 4 (n:19) idi. G3 olan hastaların ise %21,42'si Evre 3 (n:3) ve %78,57'si Evre 4 (n:11) idi. Yapılan istatistiksel analizde Ki-67 arttıkça evre artıyor olarak tespit edildi (p<0,001). Evre 1 ile Evre 4 arasında ve Evre 2 ile Evre 4 arasında Ki-67 değerlerinde anlamlı farklılıklar vardı (p<0,001). Evre 1 ile Evre 2 arasında, Evre 2 ile Evre 3 arasında ve Evre 1 ile Evre 3 arasında Ki-67 değeri olarak anlamlı farklılık tespit edilmedi (p>0,05). Takipte exitus (n:31) olan hastaların Ki-67 değerleri hayatta olan hastaların (n:110) Ki-67 değerlerine göre anlamlı bir şekilde daha yüksekti (p<0,001). Ki-67 arttıkça ortalama sağ kalım azalıyor olarak bulundu (p=0,01) ve Ki-67 %1 oranında arttıkça, hastaların sağ kalım oranları 1,027 kat azalıyor idi. Hastaların 5 yıllık ortalama sağ kalım oranları G1'de %88, G2'de %44, G3'de %24 olarak bulundu. Grade 2 olan hastaların Grade 1 olan hastalara göre yaşam olasılığı 6,67 kat daha az , G3 olan hastaların G1 olan hastalara göre yaşam olasılığı 12,38 kat daha az olarak bulundu. Hastaların hastalık evresi arttıkça ortalama sağ kalım 5,64 kat azalıyor olarak bulundu (p<0,001). Hastaların 5 yıllık ortalama sağ kalım oranları E1'de %90, E2'de 100, E3'de %47, E4'te %46 olarak bulundu. Tek degişkenli analizde yaş, grade, evre, lenf nodu metastazı genel sağ kalımı etkileyen parametreler olarak bulunurken, cinsiyet ve tümörün primer kaynaklandığı organ ile sağ kalım arasında anlamlı ilişki bulunamadı. Çok değişkenli analizde ise; grade ile yaş ortalama sağ kalımda anlamlı çıktı, hastalık evresi ise istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Sonuç: Sonuç olarak her ne kadar bizim çalışmamızda veya başka çalışmalarda düşük grade olup evresi yüksek olan hastalar olsada Ki-67 değerinin arttıkça tümörün evresi de istatisitksel olarak anlamlı olacak şekilde artmaktadır. Grade arttıkça ortama sağ kalım oranının azalması, evre arttıkça ortalama sağ kalım oranının azalmasından daha fazla olarak bulundu. Bu da bize GEP-NET'lerde prognozu belirlemede Ki-67 değerinin evrelemeye göre daha önemli bir değerlendirme faktörü olabileceğini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: Neuroendocrine tumors are malign transformation of various neuroendocrine cells. These tumors can develop in any part of the body, are rare, and are heterogeneous in nature. In the treatment of these kind of tumors staging and grading are important. The most common treatment plans are TNM staging (stage1, stage2, stage3, and stage 4; where T refers to primary tumor, N refers to lymph node metatasis, and M refers to distant metastasis) and Ki-67 profileration indexs (G1, G2, G3), which were classified by the Europen Neuroendocrine Tumor Society (ENETS). The purpose of the study was to compare TNM staging and Ki-67 proliferation index grading of patients who were diagnosed with Gasroenteropancreatic Neuroendocrine Tumors ( GEP-NET) in Erciyes University Faculty of Medicine, Department of Oncolgy, Gastroenterology and Endocrinology. Specifically, the reseach questions were:“Which one of the treatment plans (TNM staging or Ki-67 profileration index) has more reliable parameter ?”and“Are TNM staging and Ki-67 profileration index compatible with each other?”Materials and methods: The medical files of 141 patients diagnosed with GEP-NET, who were treated at Erciyes University Faculty of Medicine were analyzed retrospectively. Specifically, the patients files were reviewed systematically and demographic characteristics (age and gender), metastasis characteristics, TNM stages, pathologicaly examined Ki-67 index grading values, macroscopic and microscopic pathological features of these tumors were analyzed statisticaly Results: The mean age of the patients was 53,09±14,6 years (range 16-85 years). 51,1% of patients were female (n:72), and 48,9% were male (n:69) (Table 4). The ratio of men to women for the study was 0.95. The primary tumor site was stomach (33,3%), followed by pancreas (27%), colon-rectum (15,6%), small intestine (12,8%) and appendix (11,3%). 73% of the patients were G1 (n:103), 17% were G2 (n:24) and %10 of them were G3 (n:14). 46,8% of patients were at Stage 1 (n: 66), 29,9% of them were at Stage 2 (n:14), 8,5% of them were at Stage 3 (n:12) and 34,8 % of them were at Stage 4 (n:49). In G1 patients 61,16 % of them were at Stage 1 (n:63), 12,62 % of them were at Stage 2 (n:13), 7,76% of them were at Stage 3 (n:8) and 18,44% of them were at Stage 4 (n:19). In G2 patients 12,50% of them were at Stage 1 (n:3), 4,16% of them were at Stage 2 (n:1), 4,16% of them were at Stage3 (n:1) and 79,1% of them were at Stage 4 (n:19). In G3 patients 21,42 % of them were at Stage3 (n:3) and 78,57 % of them were at Stage4 (n:11). Statistical analysis showed that as Ki-67 grading value was increasing, the stage was also increasing (p<0,001). There were no statistical differences in Ki-67 values between Stage 1 and Stage 2, Stage 2 and Stage 3, Stage 1 and Stage 3. The Ki-67 grading values of exitus patients were significantly higher than Ki-67 values of patients who were alive (p<0,001). The higher the Ki-67 grading value, the lower the survival rate was in patients with GEP-NET (p=0,01). When the value of Ki-67 inceased by 1% , the survival rate of the patients were decreased 1,027 times. The 5 year survival rate of the patients were 88%, 44% and 24%, in G1,G2 and G3 respectively. The survival analysis indicated that G2 patients had 6.67 times less survival rate than G1 patients and G3 patients had 12.38 times less survival rate than G3 patients. As the stage increased the average survival rate decreased 5.64 times in current study (p<0,001). The average 5 year survival rate was 90% in stage 1, 100% in stage 2, 47% in stage 3 and 46% in stage 4. In univariate analysis; age, grade, stage, lymph node metastasis were the parameters that affected overall survival. No significant relationship was found between sex, primary tumor and survival rate. In multivariate analysis; there were significant relationship between grade, mean age and survival rate but no significant relationship with stage was found. Conclusion: Although there were patients with low grade value and high tumor stage, results of the current study indicated that, as in previous studies, there was a significant relationship between the Ki-67 grading value and the TNM stage (the higher the Ki-67 grading value, the higher the tumor stage was). The avarage survival rate was higher as the grade increased than as the tumor stage increased. Therefore, the results of the current study indicates that for the prognosis of patients with GEP-NET, Ki-67 profileration index grading is a better tool than TNM staging.

Benzer Tezler

  1. Pankreatık nöroendokrin tümörler: Tümör nüksü ve sağkalımı etkileyen faktörler

    Pancreati̇c neuroendocri̇ne tumors:Factors affecting tumor recurrence and survi̇val

    RUSLAN HASANOV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    OnkolojiEge Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ETHEM MURAT SÖZBİLEN

  2. Akciğerin büyük hücreli karsinomlarında immünhistokimyasal alt tiplendirme

    Immunohistochemical subtyping of large cell carcinomas of the lung

    CANAN ŞAKAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Patolojiİstanbul Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. PINAR FIRAT

  3. Gastrointestinal nöroendokrin tümörlerde n-cadherin, beta catenin, cyclin d1 ekspresyonlarının değerlendirilmesi, eski ve yeni dünya sağlık örgütü sınıflamaları ile karşılaştırılması

    Detecting of n-cadherin, beta catenin, cyclin d1 expressions in gastrointestinal neuroendocrine tumors, comparing with new and old world health organization classifications

    AYŞEGÜL TOHUMCU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    PatolojiKocaeli Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YEŞİM SALİHA GÜRBÜZ

  4. Nöroendokrin tümörlerde immünohistokimyasal boyalardan NSE ve PGP 9.5'un boyanma yoğunluklarının karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    NURCAN SALMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    OnkolojiUludağ Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞAHSİNE TOLUNAY

  5. Nöroendokrin tumörlerde 177Lu-DOTA-TATE tedavisinin retrospektif incelenmesi

    Retrospective evaluation of 177Lu-DOTA-TATE treatment in patients with neuroendocrine tumors

    EMRE DEMİRCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. LEVENT KABASAKAL