Santral sinir sistemi kavernomlarında eşlik eden venöz malformasyonların düz panel dedektörlü bilgisayarlı tomografi anjiografi ile değerlendirilmesi
Flat-detector computed tomography angiography evaluation of associated venous anomalies in patients with central nervous system cavernomas
- Tez No: 390123
- Danışmanlar: PROF. DR. CİVAN IŞLAK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Anjiyografi, Anjiyografi-dijital subtraksiyon, Dura mater, Kavernöz sinüs, Malformasyonlar, Manyetik rezonans görüntüleme, Merkez sinir sistemi, Serebral venler, Tomografi-emisyon-bilgisayarlı, Venler, Angiography, Angiography-digital subtraction, Dura mater, Cavernous sinus, Abnormalities, Magnetic resonance imaging, Central nervous system, Cerebral veins, Tomography-emission-computed, Veins
- Yıl: 2015
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmada“sporadik kavernöz malformasyonlarda altta yatan neden venöz anormalliklerdir”varsayımından yola çıkarak,“her sporadik kavernöz malformasyona bir venöz anomali veya bölgesel venöz anormallik eşlik etmelidir”hipotezimiz yüksek çözünürlüklü C-kollu düz panel dedektörlü bilgisayarlı tomografi anjiografi (DDBTA) yardımı ile doğrulanmaya çalışılacaktır. Gereç ve yöntem: Çalışmamıza sporadik santral sinir sistemi kavernöz malformasyonu olan 60 kavernöz malformasyona sahip 58 olgu dahil edildi. Olguların radyolojik görüntüleri ve klinik formları eşlik eden olası venöz taraf anomaliler veya anormallikleri açısından geriye dönük değerlendirildi. Saptanan venöz anomaliler önceden belirlenen kriterler çerçevesinde sınıflandırılmaya çalışıldı. Ameliyat edilen olguların patoloji preparatları kavernöz malformasyon tanısını doğrulamak amacıyla geriye dönük yeniden değerlendirildi. Bulgular: Olguların tamamında (n=58, %100) kavernöz malformasyona eşlik eden bir venöz anomali veya bölgesel venöz anormallik saptandı. Saptanan venöz anomalilerin tipleri ve sıklığı şu şekilde idi: 24 olguda (%41.4) Tip 1a; 1 olguda (%1.7) Tip 1b; 7 olguda (%12.1) Tip 1u; 25 olguda Tip 2a (%43.1); ve 1 olguda Tip 2b (%1.7). Tip 2a ve Tip2b venöz anomali saptanan olguların tamamında (n=26), kavernöz malformasyon diğerlerinden farklı morfoloji ve hiyerarşiye sahip olan venöz anomali radikülü veya radikülleri komşuluğunda yer almaktaydı. Kavernöz malformasyonlara eşlik eden venöz anomalilerin veya bölgesel venöz anormalliklerin saptanması ve sınıflandırılmasındaki gözlemciler arası uyum mükemmel düzeydeydi (kappa katsayısı = 0.894). Ameliyat edilen 16 olguda kavernöz malformasyon varlığı histopatolojik olarak doğrulandı. Sonuç: Bu çalışmada, çalışmaya dâhil ettiğimiz tüm sporadik kavernöz malformasyonlara venöz anormalliklerin eşlik ettiğini yüksek anatomik detay ile gösterdik. Bu bulgu kavernöz malformasyonların altta yatan venöz anormalliklerden kaynaklanabileceği varsayımını destekler niteliktedir.
Özet (Çeviri)
Objective: To test the hypothesis that all sporadic cavernous malformations are associated with venous anomalies using high-resolution C-arm flat-detector computed tomography angiography (FDCTA). Materials and Method: We included 58 patients with 60 cavernous malformations who had undergone a FDCTA study for evaluation of associated venous abnormalities. Imaging data and clinical forms were retrospectively evaluated. Venous anomalies associated with cavernous malformations were classified based on the criteria created by authors before. A retrospective histopathological evaluation was carried out to confirm the radiological diagnosis of cavernous malformation. Results: In all of the patients (n=58, %100), cavernous malformations were associated with venous anomalies or local venous abnormalities. Types and frequencies of the venous anomalies were as follows: Type 1a, in 24 patients (%41.4); Type 1b, in 1 patient (%1.7); Type 1u, 7 patients (%12.1); Type 2a, 25 patients (%43.1); and Type 2b, in 1 patient (%1.7). In all of the patients with Type 2 (2a and 2b) venous anomalies, cavernous malformations were located next to the radicle that had a different morphology among others. Inter-observer agreement was excellent (kappa coefficient = 0.894). In all of the patients that had surgery (n=16), the diagnosis of cavernous malformation was histologically confirmed. Conclusions: In this study, we showed in high anatomical detail that all sporadic cavernous malformations were associated with a venous anomaly or local venous abnormality. Our data support the assumption that venous abnormalities could be an underlying cause in formation of cavernous malformations.
Benzer Tezler
- Santral sinir sistemi tümörlerinde preoperatif, postoperatif IL-2 (Interleukin-2) ve TNF (tümör nekroz faktör) düzeyleri
Başlık çevirisi yok
SELİM YILMAZ
- Santral sinir sistemi tümörlerinde, prognozun DNA kontent analizi ile değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
S. CENGİZ TÜRKMEN
- Santral sinir sistemi enfeksiyonlarında serum ve beyin-omurilik sıvısında bir akut faz reaktanı olarak alfa-1-antitripsinin yeri
Başlık çevirisi yok
BÜLENT ERBARUT
- Santral sinir sistemi tümörlerinde proliferasyon markeri: PCNA ve Ki-67'nin tümör tipi ve histolojik grade ile korelasyonu
Başlık çevirisi yok
FAZİLET KAYASELÇUK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1997
PatolojiÇukurova ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SUZAN ZORLUDEMİR