Geri Dön

Tükürük bezi tümörlerinde mikroRNA ekspresyonu

MicroRNA expression in salivary gland tumors

  1. Tez No: 388498
  2. Yazar: ÖVGÜ ÇİNPOLAT
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MURAT ÜNAL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kulak Burun ve Boğaz, Otorhinolaryngology (Ear-Nose-Throat)
  6. Anahtar Kelimeler: Mikro RNA, Neoplazmlar, Parotis bezi, Teşhis, Tükürük bezleri, Tükürük bezleri neoplazmları, Micro RNA, Neoplasms, Parotid gland, Diagnosis, Salivary glands, Salivary gland neoplasms
  7. Yıl: 2015
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Mersin Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Tükürük bezi tümörleri nadir rastlanan tümörlerdir. Genellikle tükürük bezinin içinde ya da komşuluğunda asemptomatik kitleler şeklinde belirir. Parotisin tümörleri tüm tükürük bezi tümörlerinin %70-80 kadarıdır ve yaklaşık %80 benigndir. Diğer yandan submandibuler, sublingual ve minör tükürük bezlerinde malignite oranı daha yüksektir. Tükürük bezi tümörlerinin tanısında radyoloji ve ince iğne aspirason biyopsisi (İİAB) yaygın kullanılan yöntemlerdir. MikroRNA (miRNA)'lar hücre differensiyonu, çoğalması, gelişimi, ve apoptosis regülasyonunda rol alan küçük, kodlanmayan RNA'lardır. MiRNA ekspresyonlarının artışı veya azalışının bazı kanser türleri ve bunların prognozu ile ilgili belirteç olduğunu gösteren çalışmalar vardır. Bu nedenle biz de miRNA'nın tükürük bezi tümörlerinde tanısal ve prognostik amaçlı değerini araştırmayı amaçladık. Şubat 2013- Ekim 2014 tarihleri arasında Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı polikliniğine başvuran ve tükürük bezi tümörü tespit edilen 20 hasta çalışmaya dahil edildi. Tükürük bezi tümörü tanısı olmayan 17 birey ise kontrol grubunu oluşturuldu. Toplam 95 adet miRNA'nın doku, kan ve tükürükteki ekspresyonu incelendi. Plazmada bakılan mikroRNA'lardan 8 tanesinin kontrol grubuyla karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı azaldığı saptandı (p<0.05). Hasta grubundan alınan tükürük örneklerinde ise ekspresyonları istatistiksel olarak azalan veya artan miRNA saptanmadı. Doku örneklerindeki miRNA'ların hasta kan ve tükürük örneklerindeki miRNA'lar ile aralarındaki korelasyon değerlendirildi. Çalışmadaki ortalama korelasyon katsayıları bize yalnızca doku ile tükürük örnekleri arasında zayıf bir korelasyon olduğunu gösterdi. Elde ettiğimiz sonuçlar, hastalığın patofizyolojisinde bu moleküllerin etkin olabileceğini gösterebilir. Aynı zamanda daha fazla hastanın katılımıyla yapılacak çok merkezli çalışmaların bu moleküller ile hastalık arasındaki ilişkiyi daha anlaşılır ve net bir şekilde ortaya koyabileceğini düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

Salivary gland tumors are rare tumors. They usually appear as an asymptomatic mass in the salivary glands or in the neighborhood. Parotid tumors are 70-80% of all salivary gland tumors and are about 80% bening. On the other hand submandibular, sublingual and minor salivary gland malignancy rate is higher. In the diagnosis of salivary gland tumors radiology and fine needle biopsy (FNA) are commonly used methods. MicroRNA (miRNA)'s are small, non-coding RNAs involved in the cell differentiation, proliferation, growth, and apoptosis. There are some studies showing that miRNA expressions increase or decrease in some cancer types and may be markers associated with prognosis. For this reason, we aimed to investigate diagnostic and prognostic value of miRNA in salivary gland tumors. In the period of February 2013– October 2013, 20 patients with salivary gland tumor referred to Mersin University Department of Otolaringology were included into the study. The control group consist of 17 people that don't have any salivary gland tumor. Totally 95 subtypes of miRNA's expression examined in tissue, blood and saliva samples. In peripheral blood samples taken from patients 8 of expressed microRNA have been found to be significant decreased compared with the control group (p <0.05). In the saliva samples taken from patients statistically significant ascending or descending subtype was not determined. MiRNAs in patient tissue samples were evaluated for their correlation with miRNAs in blood and saliva samples. The average correlation coefficient in this study showed us only a weak correlation between saliva and tissue samples. Our results may show effectiveness of these molecules about the disease pathophysiology. We also think that a multicenter study with the participation of more patient will help us to reveal relationship between these molecules and the disease more clear and understandable.

Benzer Tezler

  1. Farklı tükrük bezi tümörlerinde kanser kök hücresi varlığının ve aldehit dehidrogenez aktivitesinin diagnostik ve prognostik rolünün araştırılması

    Evaluation of diagnostic and prognostic role of cancer stem cells and aldehyde dehydrogenase activity in different salivary gland tumors

    ALAA M. SHUIBAT

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2015

    Diş HekimliğiGazi Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BENAY YILDIRIM

  2. Tükürük bezi tümörlerinin immünhistokimyasal sınıflandırması ve farklı immünhistokimyasal ve moleküler fenotipe sahip patolojisi aynı tümörlerde prognozun karşılaştırılması

    The immunohistochemical classification of salivary gland tumors and comparing the prognosis of having same pathology and differrent immunohistochemical and different molecular phenotype tumors

    MEHMET GÖCEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Kulak Burun ve BoğazGazi Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. UTKU AYDİL

    PROF. DR. YUSUF KIZIL

  3. Parotidektomi sonrası frey sendromu gelişme sıklığı, şiddeti ve yaşam kalitesine etkisi

    Frey syndrome incidence, severity and its effect on quality of life after parotidectomi

    MUSTAFA DALOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Kulak Burun ve BoğazAkdeniz Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KENAN GÜNEY

  4. Progesteronun anti-proliferatif ve apoptotik etkisinin U87MG ve A172 glioblastoma hücrelerinde karşılaştırmalı proteomik analizi

    Comparative proteomic analysis of antiproliferative and apoptotic effect of progesterone in U87MG and A172 glioblastoma cells

    MUAZZEZ CEREN YILMAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    BiyokimyaAcıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi

    Biyokimya ve Moleküler Biyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYSEL ÖZPINAR

  5. Malign tükrük bezi tümörlerinde p53, C-erbB-2 ve bcl-2 protein ekspresyonunun immünohistokimya yöntemiyle değerlendirilmesi

    Evaluation of p53, c-erbB-2 and bcl-2 protein expression in malignant salivary gland tumors by immunohistochemistry

    BENAY TOKMAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Eczacılık ve FarmakolojiGazi Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TÜLİN OYGÜR