Böbreğin renal hücreli kanserlerinde prognoza etkili faktörlerin belirlenmesi
Prognosti̇c ri̇sk factors for renal cell carci̇noma of the ki̇dney
- Tez No: 387201
- Danışmanlar: DOÇ. DR. CAVİT CAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Üroloji, Urology
- Anahtar Kelimeler: Renal hücreli karsinom, Evre, Fuhrman grade, Prognoz, Böbrek neoplazmları, Renal cell carcinoma, Stage, Fuhrman grade, Prognosis, Kidney neoplasms
- Yıl: 2012
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Kliniğimizde Renal Hücreli Karsinom (RHK) nedeniyle tedavi ve takip ettiğimiz hastaların retrospektif olarak yaş, cins dağılımı, epidemiyolojik özelliklerini ortaya koymak ve hastaların klinik ve patolojik parametrelerinin hastalığın prognozuna etkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. 1995 ile 2012 yılları arasındaki patoloji sonucu RHK olarak rapor edilen 186 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların, 106'sı erkek (%57), 80'i kadındı (%43), yaş ortalaması 56,6 idi. Ortalama takip süresi 47,1 ay olup, izlem sonunda 40 (%21,5) hastanın tümör nedeniyle kaybedildiği görüldü. Hastaların takipleri sırasında 25 hastada (%13,4) ikincil primer tümör görüldü. İnsidental tanı (p=0,005), sistemik semptom bulunması (p<0,001), evre (p<0,001), yağ invazyonu (p<0,001), adrenal tutulum (p<0,001), renal ven invazyonu (p<0,001), Fuhrman grade'i (p<0,001), sarkomatoid diferansiyasyon (p<0,001), lenf nodu tutulumu (p<0,001), sonradan nüks ya da metastaz gelişmesi (p<0,001), tanı anında metastaz bulunması (p<0,001), laboratuar parametrelerinden ise tanı anındaki alkalen fosfataz düzeyi (p<0,001), hemoglobin düzeyi (p=0,048), trombosit sayısı (p<0,001), sedimantasyon değeri (p<0,001), ferritin düzeyi (p<0,001) ve kandaki nötrofil-lenfosit oranı (p=0,007) prognoza etki eden faktörler olarak belirlendi. Çok değişkenli analizde evre, Fuhrman grade'i ve sonradan nüks ya da metastaz gelişmesi bağımsız prognostik faktörler olarak bulundu. Tümör lokalizasyonun, patoloji spesmeninde tümörde nekroz görülmesinin genel sağkalımı etkilemediği görüldü (sırasıyla p=0.681, p=0.470). Toplayıcı sistem invazyonunun ise hastalıksız sağkalım üzerine anlamlı etkisi olduğu görüldü (p=0,016). Hastalığın klinik ve patlojik evrelemelerinin yapılması, prognostik parametrelerin belirlenmesi ve cerrahi sonrası tedaviye yönlendirilmeleri kritik öneme sahiptir.
Özet (Çeviri)
It was aimed to reveal the age and gender distribution and epidemiological features as well as to evaluate the effects of the clinical and pathological features on the prognosis of the disease retrospectively in patients with renal cell carcinoma (RCC) who were treated and followed in our department. A total of 186 patients in whom the pathological diagnosis was made as RCC between the years 1995 and 2012 were included to the study. Of them, 106 (57%) were male and 80 (43%) were female, with a mean age of 56.6. the mean follow-up duration was 47.1 months, and 40 patients (21.5%) died due to tumor. During the follow-up, secondary primary tumor was developed in 25 (13.4%) patients. The factors that affect the prognosis of RCC were incidental diagnosis (p=0.005), presence of systemic symptoms (p<0.001), stage (p<0.001), fat invasion (p<0.001), adrenal involvement (p<0001), renal vein invasion (p<0.001), Fuhrman grade (p<0,001), sarcomatoid differentiation (p<0.001), lymph node involvement (p<0.001), subsequent recurrences or metastasis (p<0.001), presence of metastasis at the time of diagnosis (p<0.001), and several laboratory parameters including alkaline phosphatase level (p<0001), hemoglobin level (p=0.048), platelet count (p<0.001), sedimentation rate (p<0,001), ferritine level (p<0.001) and the ratio of neutrophile to lymphocyte (p=0.007) at the time of diagnosis. In multivariate analysis, stage, Fuhrman grade and subsequent recurrences or metastasis were found as independent prognostic factors. Tumor localization and the presence of necrosis in the pathological specimen did not have an impact on overall survival (p=0.681 and p=0.470, respectively). On the other hand, the invasion of collecting system has a significant impact on disease-free survival (p=0.016). It is of critical importance to perform clinical and pathological staging, to identify the prognostic parameters and to guide the treatment after the surgery.
Benzer Tezler
- Renal hücreli karsinomda CD47 sinyal regülasyon proteininin immunohistokimyasal olarak boyanma şiddetinin tümörün evre ve histopatolojik özellikleriyle ilişkisi
Does immunohistochemical CD47 staining intensity predict prognozis of renal cellcarcinoma?
EYMEN GAZEL
- Renal hücreli karsinomlarda claudın ekspresyonunun tanısal ve prognostik önemi
Diagnostic and prognostic significance of claudin expression in renal cell carcinomas
BERMAL BİÇEN HASBAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
PatolojiÇukurova ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ŞEYDA ERDOĞAN
- Renal hücreli kanserlerde multifokalitenin prognostikfaktörlerle ilişkisi
In renal cell carcinoma prognostication of multifocality relationship with factors
VAHİT GÜZELBURÇ
- Böbreğin epitelyal tümörlerinde kök hücre belirleyicilerinin ekspresyonu
Expression of stem cell markers in renal epithelial tumors
ERTUĞRUL ÇELİK
- “Böbreğin renal hücreli kanserinde dinükleotit tekrar ve AP-PCR metotları uygulamaları”
“Applications of dinucleotid repeats and AP-PCR methods in renal cell carcinoma”
ARİFE KUNT