Geri Dön

Polikistik over sendromlu hasta subgruplarında komplikasyon riski ile inflamatuar belirteçlerin ilişkisi

The relationship between complication risks and inflamatory markers in patient sub groups of PCOS

  1. Tez No: 386711
  2. Yazar: ZELİHA KELEŞ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. M. FATİH KILIÇLI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Polikistik over sendromu, fenotip, komplikasyon, inflamatuar belirteçler, Komplikasyonlar, Risk faktörleri, İnflamasyon, Polycystıc Ovary Syndrome, phenotype, complication, inflammatory markers, Complications, Polycystic ovary syndrome, Risk factors, Inflammation
  7. Yıl: 2015
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Cumhuriyet Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Polikistik over sendromu (PKOS) anovulasyon, hiperandrojenizm, polikistik overler, infertilite, hirşutizm, akne, insülün rezistansı, dislipidemi ve obezite gibi üreme sistemi ile ilgili, kozmetik ve metabolik manifestasyonları olan heterojen bir sendromdur. PKOS hiperandrojenizm, menstrual disfonksiyon, anovulasyon, infertilite ve obezite ile olduğu gibi aynı zamanda kardiyovasküler hastalıklar ve erken ateroskleroz ile de ilişkilidir. Biz bu çalışmada, yeniden düzenlenen Rotterdam tanı kriterlerine göre PKOS alt fenotipleri ile komplikasyon gelişme riski arasında bir ilişki olup olmadığını araştırdık. Ayrıca kardiyovasküler hastalık riskini saptamak amacıyla, endotel inflamasyonunun kanıtlanmış göstergelerinden olan; resistin, neopterin, total oksidan seviye (TOS), total antioksidan seviye (TAS), karotis intima media kalınlığını (KIMK) ve HOMA-IR ile insülin rezistansını değerlendirdik. Böylece kardiyovasküler komplikasyonların, belirli bir fenotip ile ilişkisinin olup olmadığı hakkında fikir sahibi olmayı amaçladık. YÖNTEM: Mevcut çalışmada, C.Ü.T.F. Endokrinoloji ve Metabolizma hastalıkları polikliniğine akne, hirsutizm ve adet düzensizliğiyle başvurup PKOS tanısı almış 77 gönüllü hasta alındı ve bu hastalar yeniden düzenlenen Rotterdam tanı kriterlerine göre PKOS 4 alt fenotipe ayrıldı (Tip A: HA+OA, Tip B: HA+PKO, Tip C: PKO+OA, Tip D: HA+PKO+OA). Tüm hastalardan oksidatif stres ve inflamasyonun laboratuvar belirteçleri olan neopterin, resistin, TOS, TAS ölçümü ve insülin rezistansını değerlendirmek için AKŞ ve insülin için uygun tüplere periferik bir venden kan alındı. Kan tetkikleri C.Ü. Hastanesi Farmakoloji A.D'da Elisa yöntemi ile çalışıldı. Tüm hastalara yine inflamasyonun radyolojik kanıtı olarak karotis doppler ultrasonografi yöntemi ile karotis intima media kalınlığı ölçümü yapıldı. Hastalara hepatosteatoz'u saptamak için ise abdomen ultrasonografi yapıldı. BULGULAR: Bu çalışmada PKOS alt gruplarında inflamatuar belirteçler incelendiği zaman; tüm gruplarda plazma TOS, neopterin ve resistin değerlerinin sağlıklı bireylere göre artmış, TAS değerlerinin ise sağlıklı bireylere göre azalmış olduğu saptandı. En yüksek TOS değerleri Tip D (HA+PKO+OA) (22.3±2.7 µmol/L) grubunda iken, en düşük TOS değerlerinin 10.1±1.1 µmol/L ile Tip C (PKO+OA) grubunda olduğu gözlendi. En düşük TAS değeri Tip D (HA+PKO+OA) (0.2±0.08 mmol/L) grubunda gözlenirken, en yüksek TAS değeri 1.2±0.1 mmol/L ile Tip C (PKO+OA) grubundaydı. Gruplar hem normal değerler hem de birbirleri ile karşılaştırıldığında tüm gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptandı (p<0.05). Plazma rezistin düzeyleri tüm gruplarda anlamlı derecede yüksek bulundu. Plazma rezistin seviyeleri Tip A (HA+OA), Tip B (HA+PKO), Tip C (PKO+OA) ve Tip D (HA+PKO+OA) gruplarında sırasıyla 2.50±0.9, 2.62±1.0, 2.46±0.4 ve 2.52±0.8 mg/mL olarak tespit edildi. Gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı gözlendi. Plazma neopterin seviyelerinin ise Tip B (13.94±0.25 nmol/L) ve Tip D (14.04±0.42 nmol/L) gruplarında diğer iki gruba göre daha yüksek olduğu ve bu farkın istatistiksel olarak anlamlı şekilde farklı olduğu görüldü (p<0.05). En düşük neopterin seviyesi ise 12.67±0.62 nmol/L ile Tip C grubunda saptandı. Gruplar arasında KIMK karşılaştırldığında, istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamadı. Ortalama KIMK Tip A, Tip B, Tip C ve Tip D grubunda sırasıyla 0.421±0.0419, 0.416±0.0501, 0.420±0.0676 ve 0.417±0.0702 mm olarak bulundu (p<0.05). SONUÇ: Bizim sonuçlarımız literatür ile uyumlu şekilde oksidatif stresin PKOS hastalarında önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Özellikle hiperandrojenizmi olan hastaların bulundukları gruplarda (Tip A, B ve D) plazma TOS seviyeleri anlamlı şekilde yüksek bulunurken, TAS seviyeleri anlamlı şekilde düşük bulunmuştur. Benzer şekilde plazma neopterin seviyelerinin hiperandrojenizm komponenti olan gruplarda anlamlı şekilde yüksek olması hiperandrojenizmin önemli bir fenotipik manifestasyon olduğunu, birçok metabolik faktörü etkileyerek PKOS hastalığının patofizyolojisi ve prognozunu etkileyebileceğini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

AIM: Polycystic ovary syndrome (PCOS) is a heterogeneous syndrome with a broad spectrum of reproductive, cosmetic, and metabolic manifestation including anovulation, hyperandrogenemia, polycystic ovaries, infertility, hirsutism, acne, insulin resistance (IR), dyslipidemia, and obesity. PCOS is related with; hyperandrogenizm, menstrual dysfunction, anovulation, infertility, obesity and also PCOS is related with cardiovascular disease (CVD) and early atherosclerosis. In this study we aimed to investigate the relationship between subphenotypes of PCOS, which were made according to the Rotterdam diagnostic criteria, and risk of complicaiton. And also we assessed plasma resistin, neopytherine, total oxidant status (TOS), total antioxidant status (TAS) levels, and Carotis İntima Media Tickness (CIMT). These are the proven indicator of endothelial inflammation for determining risk of CVD. So we aim to have an idea about whether there is a relationship between complications metabolic disorders, including diabet and CVD, and a sub-phenotype of PCOS. METHODS: In the present study, there were 77 patients who admitted to the Cumhuriyet University Medical Faculty (CUMF) Endocrinology and Metabolic Diseases Clinic with complain of achne, hirshutizm, ovulatuar dysfunction, and took diagnosis of PCOS. They were divided in to four groups according to their subfenotypes of PCOS. Classification has been made according to the revised Roterdam Criteria of PCOS. We took periferal vein's bloods from all of patients to the approriate tubes for measuring the plasma level of neopterin, resistin, TOS and TAS. These are the parameters which are highly related to oxidative stress, endothel dysfunction and inflamation. Plasma level of neopterin, resistin, TOS and TAS were determined by using ELISA method in Pharmacology Department of CUMF. CIMT of all patients have been measured as radiographic evidence of inflamation by using carotid dopler ulrasound method. Furthermore, abdominal USG has been performed in order to determine possible hepatosteatosis. FINDINGS: When the TOS has been evaluated, it has been observed that TOS was increased significantly in all groups. The highest value was in HA+PCO+OA group (22.3±2.7 µmol/L). The lowest value was in PCO+OA group (10.1±1.1 µmol/L). There was statistically significant difference between all groups (p<0.05). When the TAC has been evaluated, it has been observed that TAC was decreased significantly in all groups. The lowest value was in HA+PCO+OA group (0.2±0.08 mmol/L). The highest value was in PCO+OA group (1.2±0.1 mmol/L). There was statistically significant difference between all groups (p<0.05). Plasma resistin levels were significantly high in all groups. In (HA+OA), (HA+PCO), (PCO+OA) ve (HA+PCO+OA) groups, resistin levels were 2.50±0.9, 2.62±1.0, 2.46±0.4 and 2.52±0.8 mg/mL respectively. Plasma neopterin levels were also high in all study groups. But there were significant differences between groups. Plasma neopterin levels of (HA+PCO+OA) (14.04±0.42 nmol/L) and (HA+PCO) (13.94±0.25 nmol/L) groups were similarly high and significantly different than other two groups. Neopterin levels of (PCO+OA) group (12.67±0.62 nmol/L) was the lowest and significantly different than other groups (p<0.05). In (HA+OA), (HA+PCO), (PCO+OA) ve (HA+PCO+OA) groups, the average were 0.421±0.0419, 0.416±0.0501, 0.420±0.0676 and 0.417±0.0702 mm respectively (p<0.05). CONCLUSION: Our results revealed that oxidative stress plays important role in patients with PCOS. Especially in groups containing patients with hyperandrogenism TOS values was significantly higher and TAC values significantly lower. Similarly neopterin levels were significantly high in groups containing patients with hyperandrogenism. These findings may show that different metabolic manifestations of PCOS may not contributing the pathogenesis and prognosis equaly and hyperandrogenism may be more important than the others in terms of prognosis and pathophysiology