Şeri hüküm ve Hanefilerde vacib kavramı
The concept of wajib in Hanafis and Sharia
- Tez No: 383772
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MURTAZA KÖSE
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Din, Religion
- Anahtar Kelimeler: Vacib, Teklîfî Hüküm, Katî Delili, Zannî Delil, Delil, Hanefiler, Teklifi hüküm, İslamiyet, Wajib, Offered Provisions, Absolute Evidence, Supposed Evidence, Evidence, Hanifies, Rules of responsibility, Islam
- Yıl: 2014
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Atatürk Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Teklîfî Hükümler içerisinde vacib, biri umûmî diğeri husûsî olmak olmak üzere iki başlık altında incelenir. Hanefiler umûmî mana için farz tabirini kullanırken, husûsî mana için vacib ismini kullanmışlardır. Umûmî manada vacib, Şâri'in yapılmasını bağlayıcı bir şekilde istediği fiili ifade eder. Âlimlerin çoğunluğu bu tanım üzerinde ittifak halindedir ki namaz kılma, zekat verme ve haccetme bu taleplerden sadece birkaçı olup, terki durumunda mükellef cezaya müstehak olur. Çünkü burada hükmün delâleti, delaleti katîdir. Vacibin husûsî manada izahına gelince Hanefiler burada farklı bir metodu takip etmişlerdir. Şöyle ki Şâri'in mükelleften yapılmasını bağlayıcı tarzda istediği ancak bu bağlayıcılığın zanni delille sabit olduğu fiile vacib denir. Dolayısıyla fıtır sadakası, kurban kesme, vitir ve bayram namazları, namazda fatihayı okuma Hanefilere göre vacibtir. Bu hükme sebep olan ise delâleti zannî olarak kabul edilen Haber-i Vâhiddir. Delâleti katîlik ve zannîlik, Hanefîlere göre bu nokta da farz ve vacib ayrımına sebep olmuştur.
Özet (Çeviri)
Wajib in offered provisions can be studied under two titles; public and private. Hanafis use fard for public meaning, and wajib for private meaning. Wajib in public meaning expresses the verb which is connectively asked by Şâri. Most of the scholars are of the same mind about this definition and performing prayers, practicing charity and going on a pilgrimage to Mecca are only some of the demands; in case of quitting these activities the person encounters a liable punishment. The explanation of wajib in private terms is related to another method used by Hanafis. Namely, wajib is something Şâri asked to do bindingly in liable terms, however, this connectivity is a verb proven to be supposed evidence. Consequently, alms-charity, sacrifice, witr and salat el eidain, reading Fatiha surah during the prayer are wajib for Hanafis. The thing that causes this provision is Haber-i Vâhid which is accepted as supposed evidence. Absolute and supposed evidence caused a difference between fard and wajib according to Hanafis.
Benzer Tezler
- Hanefî mezhebinde mekruh kavramı, gelişimi ve tenzîhî-tahrîmî mekruh ayrımı
The concept of mekrooh in hanefi sect, its evolution and distinction between makrooh tahrimi and makrooh tenzihi
SELMA ÇAKMAK
Yüksek Lisans
Türkçe
2010
DinUludağ ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YUNUS VEHBİ YAVUZ
- Kıraat farklılıklarında dolayı ortaya çıkan fıkhî görüşler
Fiqh prespectives which emerge because of reading differences
AHMAD HAFFAR
Yüksek Lisans
Türkçe
2018
DinErzincan Binali Yıldırım ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HADİ SAĞLAM
- İslam Hukuk metodolojisinde maslahat-ı mürsele
Başlık çevirisi yok
MUHAMMED TAYYİB KILIÇ
Yüksek Lisans
Türkçe
2001
DinDicle ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. ABDÜLKERİM ÜNALAN
- التعليل المصلحي في المذهب الحنفي (بدائع الصنائع مثالا)
Hanefî mezhebinde maslahatla Ta'lil (Bedâ'i'u's-sanâ'i' örneği)
SHADI I. A. QADDUMI
- İslam Hukukunda sübjektif gayenin akitlerin hukuki sonuçlarına etkisi
Effect of the personal purpose on the legal results of the contracts in the Islamic Law
ZUHAL DAĞ