Feminist film teorisi bağlamında 1980'ler Atıf Yılmaz filmlerinde ataerkilliğin eleştirisi
The critique of patriarchy in 1980's Atıf Yılmaz films in the context of feminist film theory
- Tez No: 381975
- Danışmanlar: YRD. DOÇ. SEVDA MUTLU
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Sosyoloji, Sociology
- Anahtar Kelimeler: Toplumsal cinsiyet, ataerkillik, feminizm, feminist film teorisi, sinema, Atıf Yılmaz, Ataerkil, Cinsel kimlik, Türk sineması, Yılmaz, Atıf, Gender, patriarchy, feminism, feminist film theory, cinema, Atıf Yılmaz, Patriarchal, Gender identity, Turkish cinema, Yılmaz, Atıf
- Yıl: 2014
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Cumhuriyet Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Sosyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Genel Sosyoloji ve Metadoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Birçok feminist akım, toplumsal cinsiyet ve ataerkilliğe farklı perspektiflerden yaklaşmış, kadının özgürleşmesine, ataerkil ideolojinin kaynaklarına ve yıkılmasına dair çeşitli fikirler öne sürmüştür. Bu çeşitliliğe paralel olarak, pek çok farklı disiplin içinde bir feminist politika alanı oluşturulabilmiştir. Sinema da bu alanlardan biridir. Feminist hareket, bir taraftan ana-akım sinema içindeki yapıtları psikanalitik ve göstergebilimsel bir okumayla eleştirirken diğer taraftan sinemayı kadının özgürleşmesi adına feminist ideolojinin yaygınlaştırılması için işlevsel bir pratik olarak görmüştür. Türk sinemasındaki kadın rolleri, Feminist Film Teorisinin eleştirilerine paralel olarak, tek-tipleştirilmiş ve nesneleştirilmiş rollerdir. Türk sinemasında kadın konusu 1980'lere kadar pek ilgi görmemiş ve yerleşik toplumsal cinsiyet kodlarının dışına çıkamayan bir süreçte sunulmuştur. 1980'lerden sonra ise kadın konusu genellikle cinsiyetçilik ve ataerkillik eleştirisi bağlamında ele alınmamıştır. Buna karşın Atıf Yılmaz 1980'lerde çektiği“Mine”,“Adı Vasfiye”,“Asiye Nasıl Kurtulur?”ve“Aaahh Belinda”filmleri ile Türk Sinemasının cinsiyetçi yapısından ayrılmış ve kadının ana-akım sinemadaki klişe rollerinin dışına çıkarak bir karşı-pratik/ideoloji geliştirmeye çalışmıştır. Bu yönüyle Atıf Yılmaz kadın filmleri, psikanalizin kavramsallaştırdığı, sinemadaki bakışın hazlarının eril yapısını yıkması ve özdeşleşme süreçlerini dönüştürmesi açısından Feminist Film Teorisinin temel argümanlarına yaklaşmaktadır. Bu çalışmada yapılan analizlerle, Atıf Yılmaz'ın söz konusu filmlerde kullandığı farklı anlatım teknikleri ve üslubuna, göstergebilimsel ve psikanalitik açıdan yaklaşılarak, filmlerin kadını özneleştirici ve özgürleştirici yapısı ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.
Özet (Çeviri)
Several feminist movements have approached gender and patriarchy in different perspectives, and come up with various ideas as to women's liberation, resources of patriarchal ideology and its collapse. In parallel with this variety, many different disciplines could be created in the area of feminist policy. One of these areas is cinema. On the one hand, the feminist movement has criticized the works in mainstream cinema for psychoanalytic and semiotic reading; on the other hand, it has regarded cinema as a functional practice on behalf of women's liberation to popularize feminist ideology. The women's role in Turkish cinema is the one that were become monotonous and objectified in parallel with Feminist Film Theory. The woman issue did not attract much attention until 1980s and followed a process of not going beyond the established gender codes. After 1980s, this issue were not usually discussed within the context of sexism and patriarchy. Atıf Yılmaz left the gendered nature of Turkish cinema in 1980s with his movies“Mine”,“Adı Vasfiye”,“Asiye Nasıl Kurtulur?”and“Aaahh Belinda”, and he tried to develop a counter-practice/ideology by going beyond the women's cliché roles in mainstream cinema. From this aspect, Atıf Yılmaz's woman movies came close to main arguments of Feminist Film Theory in terms of conceptualizing the psychoanalysis, destroying the masculine structure in cinema and transforming the identification processes. With analysis, it has been tried to reveal the movies' subjectivity and liberating nature of woman by approaching Atıf Yılmaz's different techniques and style in his aforesaid movies.
Benzer Tezler
- Eril nazar teorisinin kadın modasındaki temsili
Projection of the male gaze theory in women fashion
NURŞAH ÇAĞLAR
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
Güzel SanatlarMimar Sinan Güzel Sanatlar ÜniversitesiTekstil ve Moda Tasarımı Ana Sanat Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ GÖZDE BURSALIGİL
- La représentation du masculin dans le cinéma populaire Turc actuel
Günümüz popüler Türk sinemasında erkeklik temsili
NEŞE ÖZTEMİR
Yüksek Lisans
Fransızca
2012
Sahne ve Görüntü SanatlarıGalatasaray ÜniversitesiSinema Televizyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HÜLYA UĞUR TANRIÖVER
- Black moon (Kara Ay) avangard filminin feminist kuram ve kadın hareketi bağlamında incelenmesi
An analysis of avant-garde fi̇lm Black Moon in the context of feminist theory and women's movement
İPEK GÜRKAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2014
Sahne ve Görüntü Sanatlarıİstanbul ÜniversitesiKadın Çalışmaları Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
PROF. DR. NİLÜFER TİMİSİ
- Göçmen Türk sı̇nemasında Türk kadını ve aı̇lenı̇n sunumu
Portrayal of Turkish women and family in immigrant Turkish ci̇nema
İREM ŞAHİN ORAL
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
SosyolojiBalıkesir ÜniversitesiSosyoloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ M. MURAT ÖZKUL
- Postmodern bağlamda Netflix'te LGBTIQ+ söylemleri
Within a postmodern context LGBTIQ+ discourses in Netflix
AZİZE MADEN
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
İletişim Bilimleriİbn Haldun ÜniversitesiRadyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ TANER DOĞAN