Geri Dön

Meme karsinomlarında VEGF VE P53 immün belirleyicilerinin prognostik parametrelerle ilişkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 369960
  2. Yazar: PERİHAN ÖZLEM DOĞAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. SEVGİ BAKARİŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Patoloji, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Ki-67, meme kanseri, prognoz, p53, VEGF, Biyobelirteçler-tümör, Genler-P53, Karsinoma, Meme neoplazmları, Neoplazmlar, Teşhis, Teşhis-ayırıcı, Vasküler endotel büyüme faktörleri, Breast cancer, ki-67, prognose, p53, VEGF, Biomarkers-tumor, Genes-P53, Carcinoma, Breast neoplasms, Neoplasms, Prognosis, Diagnosis, Diagnosis-differential, Vascular endothelial growth factors
  7. Yıl: 2014
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü
  12. Bilim Dalı: Patoloji Ana Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Meme kanseri dünya genelinde ve Türkiye'de kadınlarda en sık görülen kanser çeşididir. Klasik parametrelerin prognozu ve tedaviyi yönlendirmede yeterli olmaması ve uygulanan tedavilerin yetersizliği nedeniyle yeni, güvenilir belirleyicilere gerek vardır. Biz çalışmamızda toplam 77 adet meme karsinomu olgusunu değerlendirdik. P53 ve VEGF immün belirleyicilerinin rutinde prognostik değerlendirmede kullanılan diğer 4 immünohistokimyasal belirleyici (Östrojen, Progesteron, C-erbB2, Ki-67) ve prognostik parametrelerle ilişkisini araştırdık. 63 adet invaziv duktal karsinom olgusunda VEGF ile lateralizasyon, tümör gradı ve lenfovasküler invazyon arasında istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar elde edildi (p<0.05). Ayrıca normal meme dokularının tamamında VEGF ile negatif boyanma izlenirken, hiperplazi, in situ karsinom, invaziv karsinom arasında VEGF boyanma paterni karşılaştırıldı ve tümör progrese oldukça boyanma şiddetinin arttığı görüldü (p<0.05). İnvaziv karsinom olgularında p53 ile tümör çapı istatistiksel olarak korele bulunurken, invaziv duktal karsinom vakalarında p53 ile ki-67 ve tümör gradı arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon ve p53 ile ER arasında anlamlı zıt korelasyon tespit edildi (p<0.05). Yine tümörün invaziv ve in situ alanında p53 boyanma paternlerinde istatistiksel olarak anlamlılık bulundu (p<0.05). Çalışmamızda çıkan sonuçlar daha geniş çalışmalarla desteklendiği takdirde, aynı tümörün invaziv alanı ile in situ alanı arasında p53 ile boyanma oranları arasında korelasyon görülmesi, in situ evredeyken tümörün davranışını tahmin etme ve tedaviyi yönlendirmede yardımcı olabilir. VEGF'ün bizim verilerimize göre grade 1'den grade 2'ye doğru artan boyanma şiddeti, grade 3'te azalmaktadır. Hiperplazi safhasından itibaren artmaya başladığı gösterilen VEGF'ün tümör progresyonundaki rolü ve birçok prognostik faktörle ilişkisi aşikardır. VEGF'ü seçici olarak hedef alan etkili anjiogenez inhibitörlerinin bulunması kanser oluşumu, progresyonu ve invazyonunu durdurabileceği gibi, meme kanseri de dahil birçok kanser tipinin tedavisinde etkili olabilir.

Özet (Çeviri)

Breast cancer is the most common type of cancer among women worldwide and in Turkey. Since classic parameters are not sufficient in guiding prognosis and treatment, and due to the deficiency of implemented treatments, there is a need for new and reliable markers. In this study, we evaluated 77 cases totally. The relationship of p53 and VEGF immune markers with other four immunohistochemical markers (Estrogen, Progesterone, C-erbB2, Ki-67) used for prognostic evaluation routinely and prognostic parameters was investigated. Statistically significant results were obtained across lateralization with VEGF, tumor grade and lymphvascular invasion in 63 patients with invasive ductal carcinoma (p<0.05). Furthermore, while negative staining with VEGF was observed in all normal breast tissues; when VEGF staining pattern between hyperplasia- in situ carcinoma and invasive carcinoma was compared, it was discovered that the more tumor was progressed the more staining intensity was increased (p<0.05). While p53 and tumor diameter was found to be statistically correlated in invasive carcinoma cases, statistically significant correlation was found among p53 and Ki-67, and p53 and tumor grade in cases of invasive ductal carcinomas, and opposite correlation was found between p53 and ER (p<0.05). P53 staining patterns were also statistically significant in the in situ and invasive field of tumor. If the results of this study are supported with more comprehensive studies, observing the correlation with p53 staining ratios across invasive and in situ areas can help to predict the behavior of tumor in in-situ stage and to guide the treatment. According to this research`s data, staining intensity of VEGF increased towards grade 1 to grade 2 and decreased in grade 3 tumors. The role of VEGF, which was started to increase by hyperplasia stage, in tumor progression and its relation with many prognostic factors is evident. Finding effective inhibitors of angiogenesis, which selectively target VEGF, can prevent cancer formation, progression and invasion, in addition to being effective in the treatment of many cancer types including breast cancer.

Benzer Tezler

  1. Gastrik karsinomlar ile lenf nodu metastazlarinda COX-2, VEGF ekspresyonu ve anjiogenezisle ilişkisi

    COX-2, VEGF expression in gastric carcinoma and metastatic lymph nodes and their relation with angiogenesis

    ÖZLEM EKİCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    PatolojiAfyon Kocatepe Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÇİĞDEM TOKYOL

  2. Kedi ve köpeklerin meme tümörlerinde hipoksi, anjiyogenez ve tümör mikroçevresinin, immunohistokimyasal ve histopatolojik yöntemlerle araştırılması

    Investigation of tumor microenvironment, hypoxia and angiogenesis by immunohistochemical and histopathological methods in mammary tumors of dogs and cats

    ERDİNÇ GÜNER

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Veteriner HekimliğiSelçuk Üniversitesi

    Veterinerlik Patolojisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATİH HATİPOĞLU

  3. Meme karsinomlarında östrojen reseptör düzeylerinin prognostik önemi

    Başlık çevirisi yok

    HACI ALİ KAHYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    PatolojiErciyes Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TURHAN OKTEN

  4. Meme karsinomlarında tümöre komşu alanlardaki benign ve premalign lezyonlarda P53, CEA ve S-100 immünoreaktivitesinin değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    RAFİYE ÇETİNKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    PatolojiErciyes Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FİGEN ÖZTÜRK