Geri Dön

Otomatik düşünceler, fonksiyonel olmayan tutumlar ve mizaç ve karakter arasındaki ilişkiler

The relationships between automatic thoughts, dysfunctional attitudes, and temperament and character

  1. Tez No: 368319
  2. Yazar: CEREN GÖKDAĞ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HALUK ARKAR
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Psikoloji, Psychology
  6. Anahtar Kelimeler: Depresyon, Karakter, Karakteristik özellikler, Kişilik, Kişilik özellikleri, Mizaç, Otomatik düşünce, Tutumlar, İşlevsel olmayan düşünce, Depression, Character, Characteristic properties, Personality, Personality traits, Temperament, Automatic thoughts, Attitudes, Dysfuncation thought
  7. Yıl: 2014
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Klinik Psikoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Uygulamalı Psikoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Depresyon, kişinin yaşamını olumsuz yönde etkileyen ciddi bir ruhsal bozukluktur. Bilişsel modele göre bu bozukluk, bireylerin yaşamlarının erken evrelerinde oluşturdukları yanlış inançlarından kaynaklanmaktadır. Diğer yandan; depresyonun bazı kişilik özelliklerinden etkilenebileceği de araştırılan konulardandır. Keza psikobiyolojik kişilik modeline göre, doğuştan getirilen mizaç ve yaşamın erken yıllarında oluşan karakter boyutları, kişileri depresyona yatkın hale getirebilmektedir. Bu kişilik özellikleri bireylerin kendileri, diğerleri ve dünyayla ilgili inançlarını ve tutumlarını da etkileyebilir. Buradan hareketle, bu araştırmanın temel amacı, bilişsel kuram ile psikobiyolojik kişilik modeli arasında ilişki olup olmadığını incelemektir. Bu amaçla, bilişler ve mizaç karakter özellikleri, depresyon tanılı hasta grubunda (n=127) ve karşılaştırma yapabilmek için kontrol grubunda (n=128) incelenmiştir. Sonuçlara göre, hasta grubunun kontrol grubundan daha yüksek zarardan kaçınma ve daha düşük kendini yönetme, işbirliği yapma ve sebat etme puanı olduğu görülmüştür. Ayrıca hasta grubundaki kişilerin kontrol grubundakilere göre daha fazla depresyonla ilgili temel inanç, fonksiyonel olmayan tutum ve otomatik düşüncelerinin olduğu görülmüştür. Regresyon analizlerine göre, depresyon tanılı bireylerin zarardan kaçınma ve kendini yönetme kişilik özellikleri; fonksiyonel olmayan tutumlarını ve otomatik düşüncelerini yordamaktadır. Ayrıca, depresyon tanılı bireylerin zarardan kaçınma, kendini yönetme, temel inanç, fonksiyonel olmayan tutumlar ve otomatik düşüncelerden aldıkları puanların tümü, Beck depresyon puanlarını yordamada başarılı olmuştur. Sonuç olarak; bu çalışma, bilişsel kuram ile psikobiyolojik kişilik modelinin, depresyonu açıklamak için birlikte ele alınabileceğini göstermektedir. Buna göre, zarardan kaçınma ve kendini yönetme özelliklerinin depresyon için risk faktörü olduğu söylenebilir. Araştırmanın sonuçlarından yola çıkılarak, depresyonu önleme çalışmaları yapılabilir. Ayrıca bu mizaç ve karakter özellikleri dikkate alınarak depresif bireylere yönelik olan bilişsel psikoterapilerin etkililikleri arttırılabilir.

Özet (Çeviri)

Depression is a serious mental disorder that affects person's life negatively. According to the cognitive model, this disorder arises from misbelieves created by persons in early phases of their lives. However; it is also researched that depression may be affected from some personality traits. Likewise, according to psychobiological personality model, congenital temperament and character dimensions that develop in the early periods of life may render people prone to depression. These personality traits may affect people's attitudes and beliefs related to themselves, the others and the world. Thus, the main purpose of this study is analysing whether there is a relation between the cognitive theory and psychobiological personality model or not. To that end, cognitions and temperament character traits were analysed in a depression diagnosed patient group (n=127) and in a control group (n=128) for making comparison. According to the results obtained, it was seen that the patient group had higher harm avoidance and lower self-directedness, cooperativeness and persistence. Moreover, it was seen that the persons in the patient group had more core beliefs, dysfunctional attitudes and automatic thoughts related to depression, comparing to the control group. According to regression analyses, the harm avoidance and self-directedness character traits of depression diagnosed individuals predict their dysfunctional attitudes and automatic thoughts. Besides, the entire points got by depression diagnosed individuals from harm avoidance, self-directedness, core belief, dysfunctional attitudes and automatic thoughts worked out in predicting Beck depression score. Consequently; this study shows that the cognitive theory and psychobiological personality model may be used together for explaining depression. Accordingly, it can be said that harm avoidance and self-directedness were the risk factors for depression. Based upon the results of the research, it can be made works for preventing depression. Moreover, the effectiveness of cognitive psychotherapy intended to depressive people can be increased by taking these temperament and character traits into consideration.

Benzer Tezler

  1. Obezitede kilo vermede başarıyla ilgili kişilik faktörleri ve bilişsel faktörler

    The personality factors and the cognitive factors related with weight loss succes in obesity

    SULTAN OKUMUŞOĞLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    PsikolojiEge Üniversitesi

    Klinik Psikoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HALUK ARKAR

  2. Üniversite öğrencilerinin otomatik düşünceler, fonksiyonel olmayan tutumlar ve anksiyete belirtilerinin incelenmesi

    Investigation of automatic thoughts, dysfunctional attitudes and anxiety symptoms of university students

    KADRİYE NİDA PARİM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    PsikolojiÜsküdar Üniversitesi

    Klinik Psikoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ HABİB ERENSOY

  3. Değerler, otomatik düşünceler ve fonksiyonel olmayan tutumlar arasındaki yordayıcı ilişkiler

    Precursor relations between the values, automatic thoughts and dysfunctional attitudes

    SEBAHAT TUBA BOYNUEĞRİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Eğitim ve Öğretimİstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi

    Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BÜLENT DİLMAÇ

  4. Panik bozukluk, sosyal fobi ve yaygın anksiyete bozukluğu tanılı hastalarda beden duyumlarını abartma, belirti yorumlama, otomatik düşünceler ve fonksiyonel olmayan tutumlar arasındaki ilişkinin araştırılması

    Investigation of the relationship between somatosensory amplification, symptom interpretation, automatic thoughts and dysfunctional attitudies in patients diagnosed with panic disorder, social phobia and generalized anxiety disorder

    OĞUZHAN ARAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    PsikiyatriOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HATİCE GÜZ

  5. Depresyon ve anksiyete belirtilerinin yordayıcıları olarak ruminasyon, otomatik düşünceler, işlevsel olmayan tutumlar ve düşünce baskılama

    Rumination, automatic thoughts, dysfunctional attitudes and thought suppression as predictors of depression and anxiety symptoms

    SAADET YAPAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    PsikolojiHasan Kalyoncu Üniversitesi

    Psikoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET HAKAN TÜRKÇAPAR