Seçici serotonin geri alım inhibitörü ile tedavi edilen majör depresyon hastalarında metabolik parametrelerin değişimi: Uzunlamasına bir çalışma
Metabolic parameters in major depression pati̇ents treated with a ssri : A longitudinal study
- Tez No: 361309
- Danışmanlar: UZMAN NURHAN FISTIKÇI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Psychiatry, Endocrinology and Metabolic Diseases
- Anahtar Kelimeler: Majör Depresyon, Metabolik Sendrom, Metabolik Parametreler, Seçici Serotonin Geri Alım İnhibitörleri, Depresyon, Metabolizma, Serotonin, İnhibitör, Major Depression, Metabolic Syndrome, Metabolic Parameters, Selective Serotonin Reuptake Inhibitors Contact Address: oo_demirci@yahoo.com, Depression, Metabolism, Serotonin, Inhibitor
- Yıl: 2014
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: İstanbul Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Psikiyatri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
SSRI İLE TEDAVİ EDİLEN MAJÖR DEPRESYON HASTALARINDA METABOLİK PARAMETRELERİN DEĞİŞİMİ: UZUNLAMASINA BİR ÇALIŞMA Dr. Onur Okan DEMİRCİ Amaç: Araştırmanın amacı, monoterapi olarak SSRI (Seçici Serotonin Geri Alım İnhibitörü) ile tedavi edilen majör depresyon hastalarında temel metabolik parametrelerin SSRI kullanımı süresince değişimini belirlemektir. Yöntem: Bu çalışmada en az 3 ay süre ile herhangi bir SSRI kullanılması gerektiğine karar verilen 49 major depresyon hastasının tedavi öncesi ve tedavinin 3. ayında olmak üzere boy, kilo, bel çevresi, kan basıncı, lipid profili (Total kolesterol, düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL), yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL), trigliserit (TG), açlık kan şekeri (AKŞ), tiroid uyarıcı hormon (TSH) ve Hamilton depresyon ölçeği (HDÖ) ölçümleri yapılmıştır. Hastaların vücut ağırlıkları, vücut kitle indeksi (VKI) ve bel/kalça oranları tedavi öncesinde ölçülmüştür. Tedaviye yanıt HDÖ ile belirlenmiştir. Süreç sonunda tedavi ile metabolik parametrelerin değişimi arasındaki ilişki incelenmiştir. DSM-IV(Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) Eksen I Bozuklukları için Yapılandırılmış Klinik Görüşme Formu (SCID-I) ile I. Eksen tanıları incelenmiştir. Hastaların ilaç seçimi çalışmacı tarafından yapılmamış, poliklinik hekimince herhangi bir SSRI başlandıktan sonra çalışmaya yönlendirilmiştir. Hastalar ardışık olarak araştırmaya dahil edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya 49 major depresyon hastası katılmıştır. Çalışmaya katılan hastaların yaş ortalamaları 31±10.12 dir. Çalışmaya katılan 30 (%61.2) kadının yaş ortalaması 29.13±9.94 ve 19 (%38.8) erkeğin yaş ortalaması 33.95± 9.94'tür. Kadınların yaş ortalamasıyla erkeklerin yaş ortalaması karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Çalışmamızdaki hastaların 3 aylık tedavi süresince aldıkları ortalama SSRI dozlarına bakıldığında, 12'sinin (%24.5) günde 10 mg/gün essitalopram ile 29'unun (%59.2) günde 20 mg/gün essitalopram ile 1'inin (%2.0) günde 20 mg/gün fluoksetin ile, 1'inin (%2.0) günde 20 mg/gün paroksetin ile 4'ünün (%8.2) günde 50 mg/gün sertralin ile 2'sinin (%4.1) günde 100 mg/gün sertralin ile tedavi edildikleri görülmüştür. Hastalarda 3 aylık SSRI tedavisi sonrası kilo (p=0.0008), VKI (p=0.0013), bel çevresi (p<0.0001), sistolik kan basıncı (p=0.0278) değerlerinde anlamlı artış bulunmuştur. Çalışmamıza alınan tüm hastaların çok önemli bir kısmı (n=41) essitalopram ile tedavi edilmiştir. Bu durum hastaların tedavilerinin araştırmacılar tarafından başlanmamış olması, polikliniklerden diğer hekimlerce tedavileri başlandıktan sonra yönlendirilmesi ve ardışık yöntemle hasta alınmasından kaynaklanmıştır. Bu kısıtlılık essitalopram dışı SSRI kullanımı olan hasta grubunu değerlendirmemizi engellemiş olmakla beraber önemli sayıda essitalopram kullanan hastayı incelememizi sağlamıştır. Çalışmamızda başlangıç ve 3 aylık essitalopram kullanımı sonunda kilo, VKI, bel çevresi, HDL, LDL, kolesterol, TG, TSH, sistolik (Ss) kan basıncı, diyastolik (Ds) kan basıncı, AKŞ değerleri karşılaştırılmıştır. 3 aylık tedavi sonrası kilo (p=0.0004), VKI (p=0.0007), bel çevresi (p<0.0001), Ss kan basıncı (p=0.0093) değerlerinde anlamlı artış bulunmuştur. Çalışmaya alınan erkek hastaların (n=11) başlangıç ve 3 aylık essitalopram kullanımı sonunda kilo, VKI, bel çevresi, HDL, LDL, kolesterol, TG, TSH, Ss kan basıncı, Ds kan basıncı, HDÖ, AKŞ değerleri karşılaştırılmıştır. 3 aylık essitalopram tedavisi sonrası bel çevresi (p<0,05) değerlerinde anlamlı artış bulunmuştur. Aynı karşılaştırma essitalopram kullanan kadın hastalarda (n=30) da yapılmış, 3 aylık essitalopram tedavisi sonrası kilo (p<0,01), VKI (p<0,01;), bel çevresi (p<0,001), TG (p<0,05), Ss kan basıncı (p<0,05) değerlerinde anlamlı artış bulunmuştur. Çalışma başlangıcında metabolik sendrom tanısı alan hasta yok iken, çalışmaya katılan hastalardan 1'i kadın, 1'i erkek olmak üzere 2 hasta, 3 aylık essitalopram tedavisi sonrasında Uluslararası Diyabet Federasyonu(IDF) tanı ölçütlerine göre metabolik sendrom tanısı almıştır. Tüm hasta grubunda tedavi süresince kullanılan ortalama SSRI tedavisi dozu ile başlangıç ve 3. Ayda ölçülen VKI farkı, kilo farkı, AKŞ farkı, bel çevresi farkı, HDÖ farkı, HDL farkı, TG farkı, Ss kan basıncı farkı, Ds kan basıncı farkı ile olan ilişkisi bakıldığında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Aynı şekilde essitalopram kullanan hastalarda da tedavi süresince kullanılan ortalama essitalopram tedavisi dozu ile VKI farkı, kilo farkı, AKŞ farkı, bel çevresi farkı, HDÖ farkı, HDL farkı, TG farkı, Ss kan basıncı farkı, Ds kan basıncı farkı ile olan ilişkisi bakıldığında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Bununla birlikte tüm hasta grubunda ve essitalopram ile tedavi edilen hastalarda HDÖ başlangıç ve 3 aylık tedavi sonrası değerleri karşılaştırıldığında anlamlı olarak azaldığı saptanmıştır(p<0.0001). Sonuç: Sonuç olarak bu çalışmada major depresyon tanısı konmuş ve tedavi için bir SSRI başlanması kararının verilmiş hastalarda bu tedavinin özellikle kilo alımı ve bel çevresi artışına neden olduğu gösterilmiştir. Metabolik parametrelerin majör depresyon hastalarında takibinin önemi bu araştırmayla saptanmıştır. Daha uzun süreli prospektif çalışmalar konu hakkında daha fazla bilgi sahibi olmamızı sağlayacaktır.
Özet (Çeviri)
METABOLIC PARAMETERS IN MAJOR DEPRESSION PATİENTS TREATED WITH A SSRI : A LONGITUDINAL STUDY Dr. Onur Okan DEMİRCİ Objective: The purpose of the study is to determine the changings of metabolic parameters of patients who have major depressive disorder that treated with selective serotonin reuptake inhibitor (SSRI) drugs for three months. Method: In this study, the patients that were decided to use a SSRI for at least 3 months were monitored to determine the changing of lipid profile (total cholesterol, low density lipoprotein (LDL), high density lipoprotein (HDL), and triglyceride (TG) ), fast blood glucose (FBG), Thyroid stimulating hormone (TSH), Hamilton Depression Scale (HAM-D), height, weight, waist circumference, blood pressure, and body mass index (BMI) at the beginning and at the end of the period of three months treatment. The BMI, weight, height, and waist circumference of patients were measured before the medical treatment. The response to the medical treatment was determined with HAM-D. At the end of the three months treatment, association between treatment response and metabolic parameters has been examined. Structured clinical interview for Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (SCID DSM-IV) was used for the major depression disorder diagnosis. Selection of drug treatment has been performed and leaded to the study by psychiatrists working in policlinics. The patients are consecutively enrolled to the study. Results: 49 patients who have major depression diagnosis participated in the study. The mean age of the patients was 31±10.12. The mean age of 30 (%61,2) female patients who participated in the study was 29.13±9.94. The mean age of 19 (%38,8) male patients participated in the study was 33.95± 9.94. When the mean age of female and male compared, there was no significant difference. When the mean SSRI dosage of patients were examined, 12 (%24,5) of the patients were treated with 10 mg/day escitalopram, 29 (%59,2) of the patients were 20 mg/day escitalopram, 1 (%2,0) of the patients was 20 mg/day fluoxetine, 1 (%2,0) of the patients was 20 mg/day paroxetine, 4 (%8,2) of the patients were 50 mg/day sertraline, 2 of the patients (%4,1) were 100 mg/day sertraline. At the end of the three months period of SSRI treatment of patients, the values of weight (p=0.0008), BMI (p=0.0013), waist circumference (p<0.0001), and sistolic blood pressure (p=0.0278) have been found to be significantly increased. Significant number of patients (n=41) were treated with escitalopram. This condition has been resulted from the psychiatrists who leaded patients to the study and the consecutive enrollment of the patients. This limitation prevented us to evaluate the patients who use SSRIs except escitalopram but on the other hand this situation gave an opportunity to evaluate the patients who treated with escitalopram. In our study, after three months use of escitalopram weight, BMI, waist circumference, HDL, LDL, total cholesterol, TG, TSH, blood pressure, and FBG values were compared to the beginning of the treatment. After three months of escitalopram treatment weight (p=0.0004), BMI (p=0.0007), waist circumference (p<0.0001), and sistolic blood pressure (p=0.0093) ) have been found significantly increased. Male patients (n=11) that participated to the study after three months escitalopram treatment values of waist circumference (p<0,05) have been found significantly increased. After the period for the female patients using escitalopram treatment the results have been found significantly increased for the values of weight (p<0,01), BMI (p<0,01), waist circumference (p<0,001), TG (p<0,05) , and sistolic blood pressure (p<0,05). At the beginning of the study there was no patient that has metabolic syndrome diagnosis but after three months SSRI medication, 1 male and 1 female using escitalopram have metabolic syndrome diagnosis according to International Diabetes Federation (IDF) criteria. When all of the patients have been evaluated, correlation among the mean SSRI dosage, the change in the values at the beginning and at the end of the three months period for BMI, weight, FBG, waist circumference, HAM-D, HDL, TG, sistolic, and diastolic blood pressure have been found insignificant. There were also no significant correlation among mean essitalopram dose, the change in values of BMI, weight, FBG, waist circumference, HAM-D, HDL, TG, sistolic and diastolic blood pressure. When all of the patients using escitalopram and other SSRI medication evaluated for change in HAM-D, after three months there was significant decrease in HAM-D scores (p<0.0001). Conclusions: In this study, the patients with major depression diagnosis who were decided to begin a SSRI treatment have been evaluated. After the three months treatment, especially weight gain and increase of waist circumference determined. The importance of monitoring metabolic parameters for patients that have major depressive disorder has been proved with this study. Future prospective studies with longer term will help to get more information about the issue.
Benzer Tezler
- Major depresyon tanılı hastalarda ssgi kullanımına bağlı esnemenin sıklığının belirlenmesi ve klinik özelliklerle ilişkisinin prospektif değerlendirilmesi
Prevalence of ssri-related yawning and relationship with clinical features in patients with major depression
YUSUF EZEL YILDIRIM
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
Biyoistatistikİstanbul ÜniversitesiBiyoistatistik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERAY YURTSEVEN
- Gerçek zamanlı antidepresan tespiti için moleküler olarak baskılanmış QCM sensörü
Molecularly imprinted QCM sensor for real time antidepressant detection
EZGİ ALDEMİR
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
Kimya MühendisliğiGazi ÜniversitesiKimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ CEREN OKTAR
PROF. DR. LOKMAN UZUN
- Obsesif kompulsif bozukluğu olan çocuklara uygulanmış olan bilişsel davranışçı terapi, ilaç tedavisi ve kombinasyonunun etkililiklerinin karşılaştırılması
Comparing the effectiveness of cognitive-behavior therapy, ssri and their combination for children and adolescents with obsessive-compulsive disorder
ÇİĞDEM KOŞE
- Cancer subtyping and multi-omics analysis of common precursor B Acute Lymphoblastic Leukemias
B hücreli (Common Precursor B) akut lenfoblastik lösemilerin kanser alt tiplemesi ve çoklu omic analizi
BARAN ALKAN
Yüksek Lisans
İngilizce
2026
Biyoistatistikİstanbul Medeniyet ÜniversitesiBiyoistatistik ve Tıp Bilişimi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ELİF KUBAT ÖKTEM
PROF. DR. HANDAN ANKARALI
- Obsesif kompulsif bozukluk tanısı konulmuş ve seçici serotonin geri alım inhibitörü tedavisi almakta olan hastalarda parlak ışık tedavisinin sirkadiyen ritim üzerine etkilerinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effects of bright light therapy on circadian rythm in patients with obsessive compulsive disorder under selective serotonin reuptake inhibitor treatment
KEZİBAN TURGUT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
PsikiyatriNecmettin Erbakan ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ADEM AYDIN