Geri Dön

Kemoterapötik ilaçlara bağlı gelişen pulmoner komplikasyonlar

Kemoterapötik ilaçlara bağlı gelişen pulmoner komplikasyonlar

  1. Tez No: 359838
  2. Yazar: RUHSEL CÖRÜT
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYŞEGÜL FÜSUN EYÜBOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Akciğer hastalıkları, Antineoplastik ajanlar, Komplikasyonlar, Neoplazmlar, Toksisite, Lung diseases, Antineoplastic agents, Complications, Neoplasms, Toxicity
  7. Yıl: 2014
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Başkent Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Kemoterapötik ilaçlar solid tümörlerde ve hematolojik malignitelerin tedavisinde kullanılmaktadırlar. Son yıllarda bu ilaçların inflamatuar hastalıklarda da immünsupresif özellikleri dolayısıyla kullanımı giderek artmıştır. Kemoterapötik ilaçların kullanımı sırasında ortaya çıkan en önemli sorun organ toksisitesidir. İlaçlara bağlı akciğer hastalıkları (İBAH) modern tıbbın başlangıcı ile tanımlanmaya başlanmıştır. İBAH benign infiltratlardan hayatı tehdit eden çok çeşitli akciğer hastalıklarına kadar değişik klinik tablolarla karşımıza çıkabilmektedir. İBAH'ın görülme sıklığı konusunda yeterli veri yoktur. Bizde bu amaçla, retrospektif olarak onkoloji polikliniğinde kemoterapötik ajanlarla tedavi gören ve öksürük, ateş, nefes darlığı, göğüs ağrısı ile başvuran 1231 hastadan İBAH tanısı alan 20 olguyu dahil ettik. Olgularda kadın/erkek oranı 11/9 ve ortalama yaş 53.2 olarak saptandı. Hastaların %55'i erkek idi. Kadın-erkek dağılımında olgular arasında istatiksel olarak anlamlı fark izlenmedi (p>0,05). Hastaların %70'inde öksürük, %60'ında dispne, %50'sinde ateş, %40'ında balgam semptomları mevcut idi. Tüm hastaların ortalama1.saniyedeki zorlu ekspirasyon hacmi (FEV1) değeri %69, zorlu vital kapasite (FVC) değeri %73, FEV1/FVC oranı % 79, Karbon Monoksit Diffüzyon Kapasitesi (DLCO) %63 idi. Bu veriler arasında istatiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Akciğer grafisinde hastalarımızın 5'inde plevral effüzyon, 10'unda retiküler görünüm ve 5'inde konsolidasyon saptandı. Olguların yüksek rezolüsyonlu toraks bilgisayarlı tomografilerinde 6 hastada buzlu cam, 9 hastada buzlu cam+ intertisyel patern+ fibrozis birlikteyken, 5 hastada ise YRBT'de bir patoloji saptanmadı. Hastalarımızın 2'sine VATS ile İBAH tanısı konulurken, 18'ine klinik ve radyoloji ile tanı konulmuştur. Kemoterapötik ajanlara bağlı akciğer hastalığı görülme sıklığı %0.27 olarak saptanmıştır. Bleomisin (n:2), Siklofosfomid (n:2), MTX (n:2), ARA-C (n:2), Desatinip (n:2), Erlotinip (n:2), Temadozol (n:1), Sisplatin (n:2), Transtuzumab (n:2), Oksaliplatin (n:1) ve Dokataksel (n:1) en çok pulmoner toksisite yapan kemoterapötik ajanlar olarak saptandı. Olguların %95'i steroid tedavisinden fayda gördü (p<0.05). Bu sonuçlar bize kemoterapötik ajan kullanan hastalar değerlendirilirken, İBAH riskinin göz önünde bulundurulması gerekliliğini ve yüksek klinik şüphe varlığında hızla tedavi başlanmasının önemini birkez daha vurgulamaktadır.

Özet (Çeviri)

Chemotherapeutic drugs are used for the treatment of solid tumors and hematologic malignancies. In recent years, the use of these drugs as immunosuppressants, have steadily increased in inflammatory diseases. During the use of chemotherapeutic drugs, the most important problem is the organ toxicity. Drug-induced lung disease (DILD) has been recently characterized by the onset of modern medicine. DILD may present a wide variety of lung diseases from benign infiltrates to life-threatening conditions. There is not enough data about the incidence of DILD. For this purpose, we retrospectively reviewed 1231 patients from oncology department whom were treated with chemotherapeutic agents and included 20 patients with a diagnosis of DILD who were admitted with cough, fever, shortness of breath, chest pain. The male/female ratio was 11/9 and the mean age was found to be 53.2 years. Fifty-five percent of patients were men. No significant difference was found regarding the distrubution of gender (p>0,05). Seventy percent of patients were presented with cough, 60% with dyspnea, 50% with fever and 40% with sputum. The mean values of pulmonary function tests (PFT) were as follows: Forced expiratory volume (FEV1) was 69%, forced vital capacity (FVC) was 73%, FEV1/FVC was 79%, carbonmonoxide diffusion capacity was (DLCO) 63%. There was no statistically significant difference between these PFT values (p>0.05). Chest X-rays revealed pleural effusion in 5, reticular pattern in 10 and consolidation in 10 patients. High-resolution computed tomography demonstrated ground glass opacity (GGO) in 6, GGO + interstitial pattern + fibrosis in 9 patients and no abnormality was detected in 5 patients. Two patients were diagnosed as DILD by video asisted thoracoscopic surgery (VATS) and 18 patients were diagnosed by clinical and radiological findings. The frequency of DILD was found to be 0.27%. Bleomycin (n=2), cyclophosphamide (n=2), methotrexat (n=2), ARA-C (n=2), Desatinip (n=2), Erlotinip (n=2), Temadozol (n=1), Cisplatin (n =2), Transtuzumab (n =2), Oxaliplatin (n=1) and Dokataksel (n=1) were the drugs caused the pulmonary toxicity. Ninety-five of the patients improved with systemic corticosteroid treatment (p <0.05). These results suggested the importance of the awareness of the diagnosis and the early tratment of DILD in the patients using chemotherapeutic agents with a high clinical suspicion of the disease.

Benzer Tezler

  1. Hematopoetik kök hücre nakli yapılan çocuk hematoloji hastalarında nakil sonrası gelişen pulmoner komplikasyonlar

    Pulmonary Complications After Hematopoietic Stem Cell Transplantation In Pediatric Hematology Patients

    NESLİHAN DOĞULU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Göğüs HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA NAZAN ÇOBANOĞLU

  2. K562 hücrelerinde doksorubisine karşı gelişen dirence nitrik oksitin etkisi

    Effect of ni̇tri̇c oxi̇de for emergi̇ng resi̇stance agai̇nst doxorubi̇ci̇n i̇n K562 cells

    SİBEL ÜLKÜ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Biyofizikİstanbul Üniversitesi

    Biyofizik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. LEMAN YALÇINTEPE GÜNEŞTUTAR

  3. İmmun kontrol noktası inhibitörlerine bağlı endokrinopati sıklığının retrospektif incelenmesi

    A retrospective investigation of frequency of endocrinopathy assosiated with immune check point inhibitors

    CEM BALTA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıEge Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. LÜTFİYE FÜSUN SAYGILI

  4. Mda-mb-231 ve Mcf-7 insan meme kanseri hücre dizilerinde dosetaksol, karboplatin, gemsitabin'in yaptığı sitotoksisite üzerine, verapamil'in etkilerinin araştırılması

    Investigation into the effects of verapamil on the cytotoxicity of docetaxol, gemcitabine and carboplatine in Mda-mb-231 And Mcf-7 breast cancer cell lines

    DİLEK ABİ YEĞİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    BiyokimyaUludağ Üniversitesi

    Biyokimya ve Klinik Biyokimya Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ENGİN ULUKAYA

  5. Effects of PI3K/AKT/mTOR and VEGFR pathway inhibitors on liver cancer stem cells and bioactivities of novel pyrazolic chalcone derivatives on liver cancer

    PI3K/AKT/mTOR ve VEGFR sinyal yolakları inhibıtörlerin karaciğer kanseri kök hücreleri üzerindeki etkileri ve pirazolik kalkon türevlerinin karaciğer kanseri üzerindeki biyoaktiviteleri

    DENİZ CANSEN KAHRAMAN

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2017

    Biyolojiİhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi

    Moleküler Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. IŞIK YULUĞ

    PROF. RENGÜL ATALAY