Characterization of various Rhizobium cicer strains and assesment of their symbiotic effectiveness
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 35584
- Danışmanlar: DOÇ. DR. GÜLAY ÖZCENGİZ
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Biyoteknoloji, Biotechnology
- Anahtar Kelimeler: Rhizobium cicer, Kök nodülasyonu, Simbiyotik etkinlik, Rekabet kabiliyeti, Simbiyotik azot flksasyonu, Gübreleme, Nohut, Simbiyotik, Suşlar, Rhizobium cicer, Root nodulation, Symbiotic effectiveness, Competitiveness, Symbiotic nitrogen fixation, Fertilization, Chickpea, Symbiotic, Strains
- Yıl: 1994
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Orta Doğu Teknik Üniversitesi
- Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Legüm- Rhîzobium simbiyozu ile gerçeklesen biyolojik azot fiksasyonu, kimyasal gübrelerin kullanımına temiz ve ucuz bir alternatif oluşturmaktadır. Bu çalışmada, ülkemizde ekonomik bir öneme sahip bir baklagil olan nohut bitkisinin verimliliğinin arttırılmasında kullanılabilecek etkin Rhîzobium suşîannın seçimi, karekterizasyonu ve çeşitli parametrelerin simbiyotik ilişki üzerine etkinliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Rhîzobium cicef in iki yerli izolatı (laa2 ve 11 -a) ve beş ayrı standart susu (385, 620, 3233, 3371, 3378), nohutu nodule etme yetenekleri ve bitki verimliliğini arttırmadaki etkinlikleri bakımından karşılaştınlmışlardır. 385 kod nolu suş, en yüksek bitki üstü kuru ağırlığı ve en fazla sayıda kök nodülü oluşturması nedeniyle en etkin suş olarak seçilmiştir.Rhizobium cicer suşları, antibiyotik dirençîilik kalıplan, plazmid profilleri ve bakteriosin üretimi bakımından karakterize edilmişlerdir. Etkinliği çok yüksek olan 385 susunda hiç plazmid gözlenemezken nodülasyon yapamayan 3233 susunda beş veya altı adet yüksek moleküler ağırlıklı, iki adet de düşük moleküler ağırlıklı plazmidin varlığı gösterilmiştir. 620 susunun ise sırasıyla 75.8 ve 46.8 Kb büyüklüğünde iki ayrı plazmide sahip olduğu bulunmuştur. Birden fazla susun karışımından oluşan aşılamalar, bitkilerin toplam azot içeriklerinde 30-35 misli artışa neden olmuş, bu da karışık inokulum kullanmanın suşların tekli kullanımlarından çok daha iyi sonuç verdiğini göstermiştir. Karrışımlardaki suşların rekabet kabiliyetlerinin incelenmesi amacıyla, bu suşların hem nodüllerde, hem de rizosferde yer alma oranları karşılaştırılmıştır. 620 susunun kök nodüllerini indüklemede en başarılı olduğu, Y-29' un ise rizosferde en kalıcı suş olduğu saptanmıştır. Aşılama miktarındaki artışa bağlı olarak, suşlarin oluşturduğu nodüllerin ve bitki gövde kuru ağırlığının artış gösterdiği, optimum aşılama için ise etkin suşlar için tohum başına 10^ hücre gerektiği sonucuna varılmıştır. Çalışmada kullanılan suşlar, toprak pH' sindaki değişimlere farklı yanıtlar göstermişler, yine de pH 5.0 veya 9.0 gibi düşük yada yüksek değerlerin nodülasyonu tamamen inhibe etmediği bulunmuştur. Bazı minerallerin simbiyotik ilişkinin sonuçları üzerine etkileri ayrıca belirlenmiştir. Yüksek fosfatın olumsuz etkisi, kalsiyumun ise inokulant susa bağlı olarak değişen etkisi olduğu kaydedilmiştir. Diğer yandan, okside formdaki demir nodülasyon için gerekli değildir.Agar tüplerinde nodülasyon için geliştirilmiş olan teknik, kullanılabilirliği bakımından test edilmiştir. Kolaylığı, yer ve materyal ekonomisi sağlamadaki uygunluğuna karşın, oluşturulan simbiyotik sistemin güvenilir sonuçlar vermediği görülmüştür.
Özet (Çeviri)
Biological nitrogen fixation by the legame-Rhizobium symbiosis serves as a pollution-free and cheap alternative to the use of chemical fertilizers. The objective of this study was to select and characterize effective rhizobia for the improvement of chickpea yields, an economically important crop in our country, and to determine the role of various parameters on the success of symbiosis. Two local isolates (laa2 and 11-a) and five standard (385, 620, 3233, 3371, 3378 ) Rhizobium cicer strains were compared for their ability to nodulate chickpea and to improve the yields of this plant. Strain 385 was found to be the best as it significantly increased shoot dry weight and gave the highest number of root nodules. The strains were characterized in terms of their antibiotic resistance and plasmid patterns as well as the production of bacteriocin. Plasmids could not be detected in most effective strain (385) while one of the nonnodulating strains (3233) mdid have five or six high-molecular weight and two low-molecular weight plasmids. Strain 620 was found to harbor two plasmids of 75.8 and 46.8 Kb, respectively. The use of mixed inocula was much better than the use of single strains, giving rise to 30 to 35 fold increases in total nitrogen. The competitiveness of strains applied in mixture was also assessed by determining both the nodule occupancy and rhizospheric colonization. Strain 620 appeared to be the most competitive organism in inducing root nodules while Y-29 was the best in terms of rhizospheric colonization. As the inoculum size increased, the nodule number and shoot dry weight also increased. An inoculum size of 10" cells per seed was found to be optimum. The strains used in this study responded differently to soil pH, still pH values as low as 5.0 or as high as 9.0 did not completely inhibit nodulation. The effect of varying the concentrations of some minerals on the outcome of symbiosis was also investigated. Increased phosphate concentrations did have an adverse effect on nodulation and plant yields, and calcium effect varied depending on the inoculant strain. Ferric iron, on the other hand, was not necessary for nodulation. The method of nodulation in agar tubes was tested in our laboratory for its feasibility. In spite of its ease as well as the economy of space and materials, the resulting symbiotic system did not give reliable results.
Benzer Tezler
- Toz metalurjisi yöntemleri ile üretilen çeşitli W-Ni-Fe ve W-Ni-Cu ağır alaşımların mikroyapısal ve fiziksel karekterizasyonu
Microstructural and physical characterization of various W-Ni-Fe and W-Ni-Cu heavy alloys manufactured via powder metallurgy methods
GÜNKUT ERNAS
- Polymerization and characterization of various tris(pyridine) bis(trihalophenolato) nickel (II) complexes in solid state
Değişik triş(piridin) bis (trihalofenolato) nickel (II) komplekslerinin katı halde polimerleştirilmesi
AYDAN ASLAN
Yüksek Lisans
İngilizce
1996
KimyaOrta Doğu Teknik ÜniversitesiKimya Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DUYGU KISAKÜREK
- Polymerization and characterization of various bis (Pyridine) bis (Trihalophenolato) cobalt (II) complexes in solid state
Değişik bis (Piridin) bis (Trihalopenolato) kobalt (II) komplekslerinin katı halde polimerleşmesi ve tanımlanması
NESLİN KESİCİ
Yüksek Lisans
İngilizce
1997
KimyaOrta Doğu Teknik ÜniversitesiKimya Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DUYGU KISAKÜREK
- Characterization of arylamine N-acetyltransferase in tissues from human breast cancer
İnsan kanserli meme dokusunda arilamin N-asetiltransferaz enziminin karakterizasyonu
YAŞASIN SENEM GEYLAN
Yüksek Lisans
İngilizce
1999
BiyokimyaOrta Doğu Teknik ÜniversitesiBiyokimya Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TÜLİN GÜRAY
- E. coli 0111:B4 ve 055:B5 serotipi lipopolisakkaritlerinin sıçanlarda oluşturduğu termoregülatuvar ve davranışsal değişikliklerin farmakolojik karakterizasyonu
Pharmacological characterization of E. coli 0111:B4 and 055:B5 serotypes lipopolysaccherides-induced thermoregulatory and behavioral changes in rats
MÜBERRA DEVRİM DOĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2001
Eczacılık ve FarmakolojiAnkara ÜniversitesiFarmakoloji ve Klinik Farmokoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. EYÜP S. AKARSU