Geri Dön

Trus eşliğinde yapılan prostat iğne biyopsisinin alt üriner sistem semptomlarına ve üroflowmetrik parametrelere etkisi

The effects of trus guided prostate needle biyopsy on lower urinary tract symptoms and uroflowmetric parameters

  1. Tez No: 351082
  2. Yazar: ERCAN KAZAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET DÜNDAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Üroloji, Urology
  6. Anahtar Kelimeler: Prostat biyopsisi, IPSS, AÜSS, Belirti ve semptomlar, Biyopsi-iğne, Prostat, Prostat hastalıkları, Ultrasonografi, Üriner sistem, Prostate biyopsy, IPSS, LUTS, Signs and symptoms, Biopsy-needle, Prostate, Prostatic diseases, Ultrasonography, Urinary tract
  7. Yıl: 2013
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Adnan Menderes Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu prospektif çalışmada, güvenli kabul edilen transrektal ultrasonografi (TRUS) eşliğinde prostat iğne biyopsisinin alt üriner sistem semptomlarına ve üroflowmetrik parametrelere etkisini araştırdık. Gereç ve yöntem: Nisan 2012 ile Ocak 2013 arasında prostat kanseri şüphesi olan 100 hasta çalışmaya alındı. Hastalara TRUS eşliğinde prostat iğne biyopsisi yapıldı. Biyopsi öncesi üroflowmetri, rezidüel idrar volumü, tam idrar analizi yapıldı, uluslar arası prostat semptom skoru (IPSS) formu dolduruldu. Biyopsi sonrası birinci ve yedinci günde üroflowmetri, rezidü idrar volumü, tam idrar analizi yapıldı. Yedinci günde IPSS tekrar değerlendirildi. İstatistiksel değerlendirme SPSS 14.0 programı kullanılarak Wilcoxon, Kruskal-Wallis ve Friedman testleri kullanılarak yapıldı. Bulgular : Biyopsi sonrasında tepe akım hızında ve IPSS de biyopsi öncesi değrelere göre istatistiksel anlamlı değişiklik izlenmedi. Yaş, prostat volumü, PSA değeri, PRİ bulgusu, histopatolojik tanıya göre oluşturulan alt gruplarda da biyopsi sonrası tepe akım hızı ve IPSS değerlendirmelerindeki değişiklik istatistiksel anlamlı bulunmadı. IPSS alt grupları içinde biyopsi sonrası tepe akım hızında ve tepe akım hızı alt grupları içinde biyopsi sonrası IPSS değerlerinde istatistiksel anlamlı bir değişiklik saptanmadı. Biyopsi sonrası yedinci günde rezidü idrar miktarında ve eritrositüride istatistiksel anlamlı artış gözlendi. Akut üriner retansiyon üç hastada (% 3) gözlendi, bu olguların prostat volümleri 50 cc üzerinde ve patolojileri benigndi. İki hastada (%2) hastaneye yatırılarak tedavi edilen idrar yolu enfeksiyonu gelişti. Sonuç: TRUS eşliğinde prostat iğne biyopsisinin alt üriner sistem semptomlarına ve üroflowmetrik parametrelerde istatistiksel anlamlı bir fark oluşturmadığı kanaatindeyiz. Prostat volümü büyük ve benign histopatolojik tanı saptanan olgular akut üriner retansiyon için riskli olabilir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Objective: In this prospective study, we investigated the effect of TRUSG (Transrectal ultrasonography) guided- prostate needle biopsy, which is considered safe, on lower urinary tract symptoms and uroflowmetric parameters. Materials and Methods: Between April 2012 and January 2013, one hundred patients with suspect of prostate cancer were enrolled. Transrectal ultrasound guided prostate biyopsy was performed. Before biyopsy, uroflowmetry, postvoiding residual urine volume and urine analysis were assessed. International Prostate Symptom Score (IPSS) chart was filled. At the first and seventh days, uroflowmetry, postvoiding residual urine volume and urine analysis were done. At the seventh day, IPSS were repeated. For Statistical analysis Wilcoxon, Kruskal-Wallis and Friedman tests on SPSS14.0 were utilized. Results: After biyopsy, compared with prebiopsy values, maximum peak flow and IPSS did not change statistically. Also in subgroups according to age, prostate volume, prostate specific antigen level, digital rectal examination findings and histopathologic diagnosis, the alteration in maximum peak flow and IPSS after biyopsy was not found statistically significant. In IPSS subgroups post-biopsy peak flow values and inversely, in peak flow subgroups post-biopsy IPSS values did not changed in a statistically significant fashion. . On the seventh day, postvoding residual urine volume and eritrosituria increased significantly. Acute urinary retention was observed in three patients (%3) with benign prostates of more than 50 cc. Two patients(%2) were hospitalized because of urinary tract infection. Conclusion: We considered that TRUSG guided prostate biyopsy did not cause a statistically significant difference in lower urinary tract symptoms and uroflowmetric parmeters. High prostate volume and bening histopathologic nature may be risk factors for acute urinary retention after biyopsy.

Benzer Tezler

  1. Malign ve benign prostat hastalıklarında serum total ve serbest PSA, serbest/total psa oranı, PSA dansitesinin özgüllük ve duyarlılığının araştırılması

    The researching of ; blood total and free psa, free PSA to total PSA proportion, PSA density of sensitivity and specificity in malign and benign prostate disease

    ARİF ONUR GÖZÜMOĞULLARI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    ÜrolojiTrakya Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İRFAN HÜSEYİN ATAKAN

  2. Prostat biyopsisi yapılacak hastalarda prostat sağlık indeksinin araştırılması ve önemi

    Investigation and importance of prostate health index for candidates of prostate biopsy

    NEBİL AKDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    ÜrolojiÇukurova Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM ATİLLA ARIDOĞAN