Bronşektazi tanılı hastalarda kardiyak doku doppler incelemesinin, efor kapasitesinin ve endotelin düzeylerinin değerlendirilmesi
Evaluation of cardiac tissue doppler examination, exercise capacity and endothelin levels in patients with bronchiectasis
- Tez No: 341899
- Danışmanlar: PROF. DR. GAYAZ AKÇURİN
- Tez Türü: Tıpta Yan Dal Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Bronşektazi, Ekokardiyografi-doppler, Endotelinler, Kalp, Testler, Yürüme, Bronchiectasis, Echocardiography-doppler, Endothelins, Heart, Tests, Walking
- Yıl: 2013
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Çocuk Kardiyolojisi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bronşektazi (BE), çocukluk yaş grubunda tekrarlayan enfeksiyonlara bağlı olarak bronşial-peribronşial dokunun inflamatuvar yıkımı ile beraber görülen ve hava yollarının geri dönüşümsüz genişlemesi ile karakterize ilerleyici bir hastalıktır. BE' de morbidite ve mortalitenin en önemli nedeni ilerleyici solunum yetmezliğidir. Etyolojiden bağımsız olarak gelişen kronik akciğer değişiklikleri kardiyak bulguların ortaya çıkmasına neden olur. Çocukluk yaş grubunda, BE tanılı hastalarda kardiyak fonksiyonlar ve efor kapasitesi ile ilgili geniş ölçekli çalışma sayısı azdır. Amacımız, BE?ye bağlı gelişen pulmoner ve kardiyak disfonksiyonun erken dönemde tespite dilmesi ve geri dönüşümsüz hasarların engellenmesidir. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Allerji İmmünoloji Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı?nda BE tanısı ile izlenen 40 hasta ve 30 sağlıklı çocuk kontrol grubu olmak üzere toplam 70 hasta çalışmaya dahil edilmştir. Hastalar non-KF BE (n=20) ve KF-BE (n=20) olmak üzere iki grup altında değerlendirilmiş ve kontrol grubu ile karşılaştırılmıştır. Çalışmaya alınan üç grup yaş, cinsiyet ve VKİ açısından benzerdi. Hastaların SFT ve HRCT?leri dosyadan kaydedildi. Hastalara M-mode, iki boyutlu (2D), renkli 2D, Doppler, renkli Doppler ekokardiyografi ve pulse wave renkli doku Doppler (PWDD) ekokardiyografi değerlendirmeleri ve 6DYT uygulandı. ET düzeyleri için 5 cc venöz kan örneklemesi yapıldı. ET-1 düzeyleri, non-KF grubunda 5,92±2,30, KF grubunda 16,01±16,80 ve kontrol grubunda 2,74±0,80 saptandı. ET-1, ET-2 ve ET-3 düzeyleri her 3 grup arasında istatistiksel olarak anlamlı saptandı (p=0.001). Ortalama yürüme mesafesi non KF-BE grubunda 616,00±67,00 m, KF-BE grubunda 602,00±75,00 m, kontrol grubunda ise 593,00±71,00 m?dir ve gruplar arası istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Hastaların HRCT'leri değerlendirildiğinde tutulan ortalama akciğer lobu sayısı non KF-BE grubunda 1,70 ± 1,00 ; KF grubunda 1,50 ± 1,00 dir. Gruplar arasında istatistiksel fark saptanmamıştır. Konvansiyonel ekokardiyografik incelemede sol ventrikül sistolik fonksiyonları değerlerinde istatistiksel açıdan anlamlı fark gözlenmedi. Diastolik fonksiyonlarında sadece E (p=0.020) ve A (p=0.010) dalga velositesinde istatistiksel olarak anlamlı fark görüldü. PA çapları non- KF grubunda 1.65±0.10, KF 1.71±0.20 ve kontrol grubunda 1.54±0.20 olarak saptandı ve istatistiksel olarak anlamlıydı (p=0.040). TAPSE değeri non KF grubunda 2,11±0,10, KF grubunda 2,11±0,10 ve kontrol grubunda 2,11±0,10 olarak saptandı ve istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0.05). Sağ ventrikül PWDD ile yapılan değerlendirmesinde gruplar arası IVCT ve ET değerindeki değişiklik istatistiksel anlamlı olarak bulundu (p=0.010, p=0.010). Non KF ve KF gruplarının kendi arasında yapılan değerlendirmede her iki grubun RV-MPI?nin istatistiksel anlamlı olarak uzun olduğu görüldü (p=0.010). Sağ ventrikül bulgularına benzer şekilde sol ventrikül PWDD değerlendirmede sadece IVCT ve ET değerlendirme istatistiksel olarak anlamlı olarak değerlendirildi (p=0.030, p= 0.020). KF grubunun kontrol grubu ile yapılan karşılaştırmasında LVMPI 'nin istatistiksel anlamlı olarak uzun olduğu görüldü (0.35±0.01). Sonuç olarak, BE tanılı hastalarda konvansiyonel ekokardiyografik değerlendirmeler erken dönemde kardiyak disfonksiyonu göstermede yetersiz kalabilmektedir. Daha ileri düzeyde değerlendirebilmek için ileri tekniklere ihtiyaç duyulmaktadır. PWDD ekokardiyografik görüntüleme de bu tekniklerdendir. Bizim çalışmamızda hastanemizde takipli henüz BE?ye ait kardiyak komplikasyon konvansiyonel yöntemlerle saptanmamış BE hastalarında sağ ventrikül sistolik ve diastolik fonksiyonlarında subklinik bozulma olduğunu PWDD ekokardiyografik yöntem ile belirledik. Komplikasyonların erken saptanması ve koruyucu önlemlerin alınması morbidite ve mortalitenin önlenmesi yaşam kalitesinin artırılması açısından önemlidir. BE, multidisipliner yönetilmesi gereken bir hastalıktır. Hastaların takibinde düzenli aralıklarla çocuk kardiyoloji bölümü tarafından görülmeleri mutlaka gerekmektedir. Hastaların izleminde, başlangıç evresindeki subklinik sistolik ve diastolik disfonksiyonun değerlendirilmesi amacıyla PWRDD görüntüleme ekokardiyografik tetkikin içinde yer almalıdır. 6DYT, kardiyak değerlendirmenin bir parçası olmalıdır. 6DYM?sinin çocuklardaki normallerinin saptanması için çok merkezli, yüksek hasta sayısına sahip çalışmalara ihtiyaç vardır
Özet (Çeviri)
Bronchiectasis (BE) is a characterized progressive disease with irreversible dilatation of the airways which is seen together with inflammatory destruction of bronchial peribronchial tissue depending on recurrent infections in pediatric age group. The most important reason of morbidity and mortality in BE is progressive respiratory failure. Chronic lung changes developing independent of etiology cause emergence of cardiac symptoms. The number of large scale study about cardiac function and effort capacity in patients with BE in pediatric age group is limited. Our goal is to enable early detection of pulmonary and cardiac dysfunction developing due to BE and prevention of irreversible damage. In Akdeniz University School of Medicine, Pediatric Allergy Immunology Pulmonology Department, Total 70 patients including 40 patient observed with BE diagnosis and 30 healthy children as control group have been included in the study. Patients have been evaluated in two groups that are non-KF BE (n=20) and KF-BE (n=20) and have been compared with the control group. Three groups included in the study are similar in terms of age, gender and body mass index. PFT and HRCT of the patients have been recorded from the file. M-mode, two dimensional (2D), color 2D, Doppler, color Doppler echocardiography and pulsed wave color tissue Doppler (PWDD) echocardiography reviews and 6MWT have been applied to patients. 5 cc venous blood sampling has been performed for ET levels. ET-1 levels have been determined as 5,92±2,30 in non-KF, 16,01±16,80 in KF group and 2,74±0,80 in control group. ET-1, ET-2 and ET-3 levels have been determined as statistically significant among all three groups (p=0.001). Average walking distance is 616,00±67,00 m in non KF-BE group, 602,00±75,00 m in KF-BE group, 593,00±71,00 m as for control group and significant difference among the groups have not been determined. When HRCT of the patients are evaluated, number of average lung lobes involved in non KF-BE group is 1,70±1,00; in KF group it is 1,50±1,00. Significant difference among the groups have not been determined. Statistically significant difference has not been observed in values of left ventricular systolic function in conventional echocardiographic examination. Statistically significant difference has been seen in just (p=0.020) and A (p=0.010) wave velocity in diastolic function. PA diameters have been determined in non- KF group as 1.65±0.10, in KF group as 1.71±0.20 and in control group as 1.54±0.20 and it has been statistically significant (p=0.040). TAPSE value has been determined in non- KF group as 2,11±0,10, in KF group as 2,11±0,10 and in control group as 2,11±0,10 and it has been statistically significant (p<0.05). In right ventricle PWDD evaluation, inter-groups change in IVCT and ET values has been found as statistically significant (p=0.010, p=0.010). In the evaluation made between non KF and KF groups, it has been seen that RV-MPI, the both groups have been statistically, significantly long (p=0.010). Similar to the findings of the right ventricle, just IVCT and ET have been evaluated as statistically significant in the evaluation of left ventricular PWDD (p=0.030, p= 0.020). In the comparison which has been made between KF group and control group, it has been seen that LVMPI has been statistically, significantly long (0.35±0.01). As a result, conventional echocardiographic evaluations in patients with BE may be insufficient in demonstrating cardiac dysfunction in early period. Advanced techniques are needed to evaluate in more advanced level. PWDD echocardiographic imaging is also one of these techniques. In our study, we have determined that there have been subclinical impairment of the right ventricular systolic and diastolic function in patients with BE followed in our hospital whose cardiac complications belonging to BE has not been diagnosed by conventional methods. Early detection of complications and taking preventive measures, prevention of morbidity and mortality are important in terms of improving quality of life. BE is a disease which shall be managed in a multidisciplinary way. In patients follow-ups, they must be seen by department of pediatric cardiology at regular intervals. In patients follow-ups, PWRDD imaging echocardiographic shall be included in examination in order to evaluate subclinical systolic and diastolic dysfunction in initial stage. There is a need for studies which have a great number of multicenter patients in order to determine normal values of 6MWT in children
Benzer Tezler
- Situs inversus totalisi olan primer siliyer diskinezi tanılı hastaların demografik, fenotipik ve genotipik özellikleri
Demographic, phenotypic and genotypic characteristics of patients diagnosed with primery ciliary dyskinesia with situs inversus totalis
UZEYİR JAFAROV
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıBezm-İ Alem Vakıf ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERKAN ÇAKIR
- Erken başlangıçlı fetal gelişim kısıtlılığı olgularında etiyolojik faktörleri ve perinatal sonuçları
Etiological factors and perinatal outcomes of pregnants diagnosed with EARLY onset intrauterin growth restriction in the last 5 years in a tertiary center
AYSEL ÖCAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. OYA DEMİRCİ
- KOAH tanılı hastalarda eşlik eden bronşektazi varlığı hastane yatış sıklığını arttırır mı?
Does the presence of co-existing bronchiectasis increase hospitalization frequency in patients with COPD?
GÜLPERİ ÖZALP YILMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DİLEK ERNAM
UZMAN MAKBULE ÖZLEM AKBAY
- Osteoporoz ve bronşektazi tanılı hastalarda reseptör aktivatör nükleer kappa b ligand (RANKL) ve osteoprotegerin (OPG) düzeylerinin değerlendirilmesi
Evaluation of receptor activator of nuclear factor kappa B li̇gand (RANKL) and osteoprotegerin (OPG) levels in patients diagnosed with bronchiectasis and osteoporosis
KEMAL GÜLEÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıNecmettin Erbakan ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEVGİ PEKCAN
- Kistik fibrozis dışı bronşektazi tanılı hastalarda impulse osilometri yönteminin tanı ve takipte kullanımı, tedaviye etkisinin değerlendirilmesi
Use of i̇mpulse oscillometry method in diagnosis and follow-up in patients with non-cystic fibrosis bronchiectasis, evaluation of its effect on treatment
PAKİZE CENNETOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıMarmara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BÜLENT TANER KARADAĞ