Kardiyak kateterizasyon sonrası cerrahi gerektiren komplikasyonlar
Requiring cardio-vascular surgery complications after percutaneous cardiac catheterization
- Tez No: 340917
- Danışmanlar: PROF. DR. YAHYA ÜNLÜ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
- Anahtar Kelimeler: Kalp hastalıkları, Kardiyovasküler sistem, Kateterizasyon, Komplikasyonlar, Risk faktörleri, Heart diseases, Cardiovascular system, Catheterization, Complications, Risk factors
- Yıl: 2013
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Atatürk Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Tüm dünyada ölüm sebeplerinin yaklaşık yarısını (%50) kardiyovasküler hastalıklar teşkil etmektedir. Bunların çoğunluğu aterosklerotik kalp hastalığı ve koroner arter hastalığına bağlı olmaktadır. Perkütan vasküler girişimler sonrası cerrahi müdahale gerektiren komplikasyonu olan hastalar çalışmamızda retrospektif olarak incelendi. Bu komplikasyonların risk faktörleri belirlendi ve bu risk faktörlerinin morbidite ve mortalite üzerine olan etkileri araştırıldı. Kardiyoloji kliniğinde Ocak 2000- Ekim 2011 yıllarında perkütan yolla kardiyak kateterrizasyon yapılan 20718 hastadan 171' inde komplikasyon gelişmesi sonucu cerrahi müdahale gerekti. Bu 171 hastadan 152' si (% 88) nonkardiyak komplikasyonlar sebebiyle 19'u (% 12) ise kardiyak komplikasyonlar sebebiyle opere edilmiştir. Nonkardiyak gruptaki hastaların (152 hasta) 84' ü erkek 68' i kadın olup yaş ortalaması 60,8 (14-86 yaş) idi. Hastaların %54.6'sında (n:83) sigara içme, %46,7' sinde (n:71) antikuagulan kullanma, %79.6 'sında (n:121) hipertansiyon, % 46,7' sinde (n:71) diyabetus mellitus (DM) hastalığının varlığı, %27,6' sında (n:42) kronik obstriktif akciğer hastalığı (KOAH), %0,13' ünde (n:2) kronik renal yetmezlik (KRY) vardı. Hastalardaki ortalama LDL değeri; min:101mg/dl, max: 360mg/dl, ortalama: 219.78±64,17mg/dl olarak hesaplanmıştır. Perkütan kardiyak girişim sonrası en sık gelişen nonkardiyak komplikasyon 109 hastada görülen femoral pseudoanevrizmadır. Nonkardiyak komplikasyon gelişen hastalarda perkütan kardiyak girişim sonrası katater çekildikten sonraki bası süresinin %50 hastada (n:76) 20 dakika ve altında olduğu belirlenmiştir. Femoral pseudoanevrizma sebebiyle opere edilen 5 hasta ertesi gün tekrar opere edilmiştir. Femoral bölgede yara yeri enfeksiyonu gelişen 14 hastadan 6 'sına daha sonra plastik cerrahi kliniğince müdahale edilmiştir. Hastaların 23'üne acil olarak girişim yapılmıştır. Hastalara yapılan ensık cerrahi müdahale (% 66) primer arter tamiridir. Bu grupta 1 hasta eks olmuştur. Kardiyak grupta ki hastaların 14'ü erkek, 5'i kadın olup yaş ortalaması 60.31 (19-78 yaş) idi. Hastaların %57.9'u (n:11) sigara içme, %68,4' ünde (n:13) antikuagulan kullanma, %73.6'sında (n:14) hipertansiyon, % 42,1' inde (n:8) D.M. hastalığının varlığı, %10,5' inde (n:2) K.O.A.H. vardı. Hastalardaki ortalama LDL değeri; min:101mg/dl, max: 360mg/dl, ortalama: 219.78±64,17 mg/dl olarak hesaplanmıştır. En sıklıkla gelişen kardiyak komplikasyonun perkütan kardiyak girişim sonrası gelişen kardiyak tamponad olduğu % 42 (n:8) tespit edilmiştir. Kardiyak komplikasyon gelişen hastalarda perkütan kardiyak girişim sonrası katater çekildikten sonraki bası süresinin %42 hastada (n:8) 20 dakika ve altında olduğu belirlenmiştir. Hastalara yapılan cerrahi müdahaleler sıklık sırasına göre %42' sine koroner bypass, % 21'ine subksifoid perikardiyal tüp torakostomi, % 21'ine median stenotomi ile perikardiyal mayi boşaltılması,%10,5' ine median sternotomi ile sol ventriküle primer tamir yapılmıştır. Bu grupta 2 hasta eks olmuştur. İstatistiksel analizde kategorik değişkenler için ki-kare, ortalama ve yüzde değerleri kullanıldı. Yüz yetmiş bir hastanın istatiksel olarak toplu değerlendirildiğinde nonkardiyak grupta; erkek-kadın oranında, sigara içme hikayesi, hipertansiyon, DM, KOAH varlığında nonkardiyak komplikasyon gelişme riski anlamsız (p>0,05), 60 yaş üstü hastalarda, kronik renal yetmezliği olan hastalarda, B.M.I >30 olan hastalarda nonkardiyak komplikasyon gelişme riski anlamlı (p<0,05) olarak, kardiyak grupta; erkek-kadın oranında, sigara içme hikayesi, hipertansiyon , DM , KOAH varlığında kardiyak komplikasyon gelişme riski anlamsız (p>0,05), 60 yaş üstü hastalarda kardiyak komplikasyon gelişme riski anlamlı (p<0,05) olarak değerlendirilmiştir. Hastalara acil girişimde bulunulması, vucut kitle endeksinin 30' dan büyük olması, hastaların 60 yaş üzeri olması ciddi risk faktörleri olduğu, kadın cinsiyet, hiperlipidemi (LDL>130 mg/dl), antikoagülan kullanma hikayesinin olması, hipertansiyon, DM varlığı hikayesi, kanama kontrolünün etkili olarak yapılmaması perkütan vasküler girişimler sonrası cerrahi müdahale gerektiren komplikasyonlar için bağımsız risk faktörleri olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak; perkütan kardiyak kateterizasyon sonrası meydana gelebilecek kardiyak veya non kardiyak komplikasyonların öncelikle önlenebilmesi için kateterizasyon öncesi tüm tedbirlerin dikkatlice alınması, komplikasyon geliştikten sonra hızlı bir şekilde tanı konularak gerekli acil tedavinin yapılması hayat kurtarıcı olmaktadır.
Özet (Çeviri)
Causes of death around the world for almost half (%50) cardiovascular diseases poses. The majority of them are due to atherosclerotic heart disease and coronary artery disease. Patients with vascular complications requiring surgical intervention after percutaneous interventions in our study were analyzed retrospectively. Risk factors for these complications were identified and evaluated the effects of these risk factors on morbidity and mortality. At the department of Cardiology between the years of January 2000 - October 2011, 20718 patients underwent cardiac catheterization and 171 patients required surgical intervention as a result of developing complications. 152 out of these 171 patients (88%) had been operated due to non-cardiac complications and 19 (12%) had been operated due to cardiac complications. Patients with non-cardiac group (152 patients); 84 male 68 female with a mean age of 60.8 (14-86 years). Patients with non-cardiac group; %54,6 of patients (n=83) cigarette smoking, %46,7 of (n=71) antikoagulan use, % 79,6 (n=121) of had hypertensive, %46.7 of had (n=71) diyabetus mellitus (DM), %27.6 of had (n=42) chronic obstructive pulmonary disease (COPD), %0.13 of (n=2) had chronic renal failure (CRF). In patients average LDL value was calculated min: 101mg/dl, max: 360mg/dl, average: 219.78 ± 64.17 mg / dl respectively. The most common non-cardiac complications developing after percutaneous cardiac intervention in 109 patients with femoral pseudoaneurysm. In patients with non-cardiac complications after percutaneous cardiac catheter intervention period %50 of patients taking the next compression (n=76) were determined to be under 20 minutes. 5 patients who were operated due to femoral pseudoaneurysm was operated on again the next day. Wound infection developed in 14 patients femoral region and 6 of these patients were intervened by plastic surgery clinic. 23 patients underwent the procedure as an emergency. The most common cause of surgery in patients (%66) primary artery repair. In this group one patient has died. Patients with cardiac group (19 patients); 14 male 5 female with a mean age of 60.31 (19-78 years). Patients with cardiac group; %57,9 of patients (n=11) cigarette smoking, %68,4 of (n=13) antikoagulan use, %73,6 (n=14) of had hypertensive, %42,1 of had (n=8) diyabetus mellitus (DM), % 10,5 of had (n=2) chronic obstructive pulmonary disease (COPD). In patients average LDL value was calculated min: 101mg/dl, max: 360mg/dl, average: 219.78 ± 64.17 mg / dl respectively. The most common non-cardiac complications developing after percutaneous cardiac intervention in 8 patients (%42) with cardiac tamponade. In patients with cardiac complications after percutaneous cardiac catheter intervention period %42 of patients taking the next compression (n =8) were determined to be under 20 minutes. 18 patients underwent the procedure as an emergency The most common cause of surgery in patients (%42) coronery bypass, %21 of patients subxiphoid pericardial tube thoracostomy, %21 of patients evacuation of pericardial effusion with median sternotomy, %10,5 of patients repair of the left ventricle were made with median sternotomy. In this group two patient has died.
Benzer Tezler
- Duktus arteriyozus bağımlı konjenital kalp hastalığı olan yenidoğanların retrospektif olarak incelenmesi
Retrospective investigation of newborns with ductus arteriosus dependent congenital heart disease
EMRE GÖÇER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DURSUN ALEHAN
- Transkateter yol ile kapatılmış sekundum atrial septal defekt olgularının kısa ve orta dönem izlemleri
Early and mild-term results of transcatheter occlusion of secundum atrial septal defects in children
KAZIM ÜZÜM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıErciyes ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NAZMİ NARİN
- Aort koarktasyonunda girişimsel ve/veya cerrahi tedavi uygulanmış hastalarda tekrarlayan girişim sıklığının değerlendirilmesi ve risk faktörlerinin araştırılması
The evaluation of the initiative frequency of recurrence in coarctati̇on of aorta with i̇nterventi̇onal and / or surgical treatment and the investigation of risk factors
CANSU ÖZDEMİRAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TİMUR MEŞE
- Fallot tetralojisi tanısı ile ameliyat edilen çocuklarda operasyon sonrası erken ve geç dönemde görülen komplikasyonların değerlendirilmesi
Evaluation of early and late post-operation complications in children who had surgery with the diagnosis of fallot tetralogy
EZGİ AKYOL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HAZIM ALPER GÜRSU
- Aort koarktasyonu tanısı konulan hastalarda tedavide ne zaman transkateter, ne zaman cerrahi ya da ne zaman kombine tedavi yapalım?
Whıch treatment modality is betterfor patıents wıth aortıc coarctatıon; transcatheter approach, surgery or combıned therapy?
EMİR GÖKALP
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıErciyes ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALİ BAYKAN