Geri Dön

34 haftadan küçük respiratuar distres sendromlu preterm bebeklere ince kateter veya entübasyon tüpü ile sürfaktan uygulaması

Surfactant replacement treatment via a thin catheter or an intubation tube in preterm infants with respiratory distress syndrome below 34 gestational weeks

  1. Tez No: 340623
  2. Yazar: EREN KALE ÇEKİNMEZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HACER YAPICIOĞLU YILDIZDAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Yan Dal Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Bebek-prematür, Bebekler, Entübasyon, Solunum sıkıntı sendromu, Yüzey aktif ajanlar, Infant-premature, Infant, Intubation, Respiratory distress syndrome, Surface active agents
  7. Yıl: 2013
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Çukurova Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Neonatoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada respiratuar distres sendromu nedeniyle sürfaktan tedavisi alması gereken preterm bebeklerde, entübasyon tüpü ile sürfaktan uygulama yöntemi ile ince kateterle sürfaktan uygulama yöntemini karşılaştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Şubat 2011 ile Mart 2012 arasında, hastanemizde doğan, doğum haftası >26 hafta ve 34 haftadan küçük ve sürfaktan verilmesi gereken bebekler çalışmaya alındı. Doğum odasında entübe edilmesi gerekenler, majör konjenital anomalisi olanlar, hidrops fetalis tanısı alanlar, solunum sıkıntısı olmayan 28 haftadan büyük bebekler, sürekli pozitif hava yolu basıncı ile stabilize edilip sürfaktan tedavisi gerekmeyen hastalar çalışma dışı bırakıldı. Sürfaktan 28 hafta ve altındaki bebeklere profilaktik olarak, 28-34 hafta arasındakilere ise, oksijen saturasyonunu % 86-92 arasında tutmak için gerekli FiO2?nin % 35?in üstünde olması, akciğer grafisinde aşikar respiratuar distres sendromu bulguları veya hastanın belirgin çekilmelerinin olması hallerinde 100 mg/kg/doz verildi. Bulgular: Değerlendirilen 183 bebekten 38 tanesi (% 20,7) randomize edilerek çalışmaya dâhil edildi. Her gurupta 19 hastanın sonuçları değerlendirildi. Endotrakeal tüp gurubunda hastaların % 95?inde komplikasyon gözlenmezken, kateter gurubunda hastaların % 37?sinde desatürasyon izlendi (p=0,042). Endotrakeal tüp gurubunda, pO2 dışındaki kan gazı parametreleri zaman içinde iyileşme gösterirken (p<0,05), kateter gurubunda anlamlı değişiklik yoktu. Kateter gurubunda total parenteral beslenme, lipid ve karbapenem kullanım süreleri daha uzun idi (p<0,05). Guruplar arasında ilk 72 saatte entübasyon ihtiyacı, toplam mekanik ventilasyon süresi, respiratuar distres sendromu komplikasyonları ve prognoz açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı. Sonuç: Sürfaktan replasman tedavisinde her iki yöntem de uygulanabilir olmakla birlikte ince kateter ile sürfaktan tedavisi sırasında desaturasyon daha sık görülmektedir. Kateter yöntemi uygulama zorlukları, desaturasyon riskinin nisbeten yüksek olması, klinik ve laboratuar sonuçlarının daha iyi olmaması nedeniyle entübasyon tüpü ile sürfaktan uygulama yönteminden daha üstün değildir.

Özet (Çeviri)

Aim: To evaluate the applicability and potential effectiveness of a technique of surfactant replacement treatment via a thin catheter and compare it with the intubation tube method in preterm infants with respiratory distress syndrome. Materials and Methods: Between February 2011 and March 2012, the infants born in our hospital with gestational age >26 and <34 weeks were enrolled in the study. The infants with major congenital anomaly, hydrops fetalis, those intubated in the delivery room, those without any respiratory distress, or those who did not need surfactant were excluded. The infants were randomly assigned into two groups. While the infants in ?intubation tube group? recieved surfactant with an intubation tube, the the infants in the ?catheter group? recieved it with a thin catheter. All infants were on continuous positive airway pressure starting from the delivery room and after surfactant replacement. The surfactant was given as prophylaxis to infants <28 weeks, however infants older than 28 weeks recieved surfactant according to the following indications: clinically or radiologically diagnosed significant respiratory distress or FiO2 need > 35% while on continuous positive airway pressure. Surfactant was used at the dosage of 100 mg/kg per dose. The data of the infants were recorded until hospital discharge. Results: Of the183 infants enrolled in the study, 38 infants (20.7%) fulfilled the inclusion criteria and received surfactant treatment via a thin catheter or an intubation tube. Each group included 19 infants. The grups were similar regarding to demographic characteristics, severity of respiratory distress on chest radiogram, the type, number and the indications of surfactant and the success of surfactant replacement procedure but there was a statistically significant difference between complications during the procedures. The intubation tube method was performed without any complications in 95% of infants, however desaturation was observed 37% in the catheter group (p=0.042). Blood gas alterations in time were better in intubation tube group (p<0.05). Duration of total parenteral nutrition, lipid infusion and carbapenem treatment were longer in the catheter group (p<0.05). Conclusion: Although both procedures are applicable and effective in preterm infants with respiratory distress syndrome, surfactant replacement with a thin catheter has a relatively higher desaturation risk. Catheter method is not superior to intubation tube method regarding these clinical and laboratuary results.

Benzer Tezler

  1. Çok küçük preterm bebeklerde erken neonatal dönemdeki kan hücre ve indekslerinin morbidite ve mortaliteyi öngörmedeki rolü

    Role of early complete blood count parameters to predict morbities and mortality in very preterm babies.

    CAN AKYILDIZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FUNDA TÜZÜN

  2. Preterm bebeklerde doğum şekli ile prematürite morbiditeleri ve mortalitesi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between the mode of delivery and premature morbidity and mortality in preterm infants

    HÜLYA KARAYEL EROĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SELVİ GÜLAŞI

  3. Ege Üniversitesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde 2013-2018 yılları arasında yatan hastalarda invaziv araç ilişkili enfeksiyonların retrospektif olarak araştırılması

    A retrospective research between 2013 and 2018 device-assosiated infections in hospitalized neonates at Ege University Neonatal Intensive Care Unit

    ZEYNEP BÜŞRA ALBAYRAM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET YALAZ

  4. Yenidoğan yoğun bakım servisinde veya doğum salonunda resüstasyon öncesi sürfaktan ve devamlı Pozitif hava yolu basıncı (CPAP) uygulamasının klinik sonuçları ve tedavi başarısı

    The treatment success and results of clinical application of surfactan and continuous positive airway pressure before resüstasyon birth or neonatal intensive care service

    SUAT GEZER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıYüzüncü Yıl Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ABDULLAH CEYLAN

  5. Hipoglisemili çocuklarda beyin MRG bulguları

    MRI findings in children with hypoglycemia

    AHMET SAMİ GÜVEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıYüzüncü Yıl Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. HÜSEYİN ÇAKSEN

    PROF.DR. YAŞAR CESUR

    PROF.DR. ŞÜKRÜ ARSLAN