Geri Dön

İnfantil hipertrofik pilor stenozu tanısında ve postoperatif takibinde ultrasonografinin yeri

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 32938
  2. Yazar: ARKIN AKALIN
  3. Danışmanlar: DR. AHMET CEVRİ YILDIZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Hipertrofi, Pilor stenozu, Postoperatif dönem, Ultrasonografi, Çocuk hastalıkları, Hypertrophy, Pyloric stenosis, Postoperative period, Ultrasonography, Child diseases
  7. Yıl: 1994
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Kusma şikayeti olan İHPS ön tanılı 26 bebek ultrasonografi ile incelenmiştir. 18 olguda operasyonla doğrulanan hipertrofık kas kitlesi saptanmış ve bunların 17' sinde ultrasonografi ile pozitif tanı elde edilmiştir. Bu 18 olgunun 13' ünde palpabl olive mevcuttu. Ayrıca bu vakaların dışında ultrasonografide negatif sonuç ve palpabl olive saptanan 1 vakada operasyonda palpasyon kriterine göre yanlış pozitif sonuç ortaya çıkması, palpabl hipertrofik kas kitlesi olan vakalarda ultrasonografınin tanıyı doğrulamak amacıyla kullanılması gerektiğini göstermiştir. En yüksek doğruluk oranına sahip parametre MT ve PV idi. PD değeri, normal ve İHPS'lu bebekler arasında kesin ayırım yapma olanağı sağlayan tek parametre idi. PL parametresi ise İHPS tanısında güvenilir olarak bulunmamıştır. Tanıda primer kriter olarak MT'nin ve ikinci kriter olarak PV veya PD'nin kabul edilmesi kusursuz bir spesifite ve yüksek sensitivite olanağı sağlamasına rağmen en az 3 parametrenin birlikte değerlendirilmesi ve 2 pozitif kriter varlığında tanıya gidilmesi gereklidir. Bu kriterlerle İHPS tanısında ultrasonografinin güvenilir ve primer olarak tercih edilmesi gereken bir yöntem olduğu sonucuna varılmıştır. Ultrasonografı ayrıca postoperatif takipte ve inkomplet piloromiyotomi tanısına varmada da çok yararlı bir araçtır. Sonuç olarak postoperatif takipte en güvenilir kriterin MT olduğunu ve 3. ay sonunda kas hipertrofisinin ortadan kalktığını tespit ettik. 68

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. İnfantil hipertrofik pilor stenozlu hastalarda serum vasküler endotelial büyüme faktörü düzeyi

    Başlık çevirisi yok

    ÖZGÜR YÜCEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Çocuk Cerrahisiİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. GÖKHAN ERTAN

  2. İnfantil serebral parezide risk faktörleri

    Başlık çevirisi yok

    MÜGE F. BİLSEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Gelişim Psikolojisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SELÇUK APAK

  3. İnfantil spazmda etioloji sağaltım ve prognaz ilişkileri

    Başlık çevirisi yok

    FİGEN GÖKÇAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    NörolojiEge Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYFER ÜLKÜ

  4. Infantil dönemde normal timusun şekil ve boyut değişikliklerinin ultrasonografik incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    MİNE KIZILCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bakanlığı

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NEVİN I. TAMAÇ