Geri Dön

Larinks epidermoid karsinomu olgularında mutant p53 gen ürününün overexpresyonu ve bazı tümör belirleyicileri ile korelasyonu

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 32725
  2. Yazar: RIZA HAKAN YURDAKUL
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. LEVENT SOYLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kulak Burun ve Boğaz, Otorhinolaryngology (Ear-Nose-Throat)
  6. Anahtar Kelimeler: Biyobelirteçler-tümör, Karsinojenler, Larinks, Mutajenler, Mutasyon, Neoplazmlar, Onkogenler, Biomarkers-tumor, Carcinogens, Larynx, Mutagens, Mutation, Neoplasms, Oncogenes
  7. Yıl: 1994
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Çukurova Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

49 ÖZET Baş boyun tümörlerinde, tümorigeneziste p53 gen mutasyonlannın rolünü anlamak amacıyla, mutant p53 proteini immünohistokimyasal yöntemle araştırıldı. Bu amaçla larinks epidermoid karsinomlu 40 olgu çalışma grubu olarak, baş-boyun benign tümörlü 13 vaka kontrol grubu olarak seçildi. Toplam 40 olgunun 19'unda (%47.5) mutant p53 proteini pozitif olarak saptanırken, kontrol grubundaki benign tümörlerin hiçbirisinde mutant p53 proteinine rastlanmadı. Çalışma grubu ile kontrol grubu arasındaki fark istatistiki olarak anlamlı bulundu (p<0.01). Sigara içme süresi, içilen miktar, tümör boyutu, nodal tutulum ve evre ile mutant p53 protein overexpresyonu arasında istatistiki olarak bir anlamlılık yoktu (p>0.05). Tümör grade'i ile mutant p53 protein overexpresyonu arasında istatistiki olarak anlamlı bir korelasyon saptandı. Grade arttıkça mutant p53 immünreaktiviteside artıyordu (p<0.05). Aynı zamanda tedavi öncesi 1 1 hastanın TNF, 22 hastanın CEA ve 23 hastanın ferritin serum düzeyleri RIA yöntemi ile saptandı.Her üç belirleyicinin tedavi öncesi serum düzeyi ile mutant p53 protein varlığı arasında anlamlı bir korelasyon kurulamadı (p>0.05). Bütün pozitif vakalarımızda immünreaktivite sadece nükleusta görüldü, sitoplazmada görülmedi. Dört pozitif vakada aynı zamanda displastik epitelde de pozitif boyanmaya rastlandı. Prekanseröz olarak yorumlanan bazı lezyonlarda RB gibi diğer TSG'lerin ve bazı onkogen expresyonlannin birlikte değerlendirilmesinin ve bu konuda geniş hasta gruplarının ele alınmasının, hem karsinogenezis oluşum mekanizmasına ışık tutmada, hem de bu olguların yönetiminde yararlı olacağı izlenimini edindik. Ayrıca larinks karsinomunun gelişiminde TSG'lerden p53 gen mutasyonunun önemli bir rol oynayabileceği ve genetik çalışmaların yardımıyla, fonksiyonunu kaybetmiş TSG'lerin tespit edilerek, normal fonksiyonel bir hale getirilmesinin kanser tedavisinde çok önemli bir aşama olabileceği kanısına varıldı.

Özet (Çeviri)

50 ABSTRACT Using p53 ABC immunohistochemical method on fixed, embedded specimens, mutant p53 protein was investigated to understand the role of the p53 gene mutations in tumorigenesis of the head & neck tumors. Overexpression of mutant p53 protein was found in 19 of 40 laryngeal carcinomas (47.5%). Mutant p53 protein was not found in any of the 13 cases with benign tumors at the head & neck region (p<0.01). No correlation was found among tumor size, nodal involvement, stage, smoking and overexpression of the mutant p53 protein. However, a significant correlation was found between tumor grade and mutant p53 overexpression. Pretreatment serum levels of tumor necrosis factor in 1 1 cases, carcinoembryonic antigen in 22 cases and ferritin in 23 cases were measured by radioimmunoassay method. No correlation was found among serum levels of the markers and mutant p53 protein overexpression. In all cases immünostaining of p53 protein within the malignant tumors cells was confined to the nuclei, but also dysplastic epithelial areas showed positive immünostaining in the nuclei of four cases. We believe that studying tumor suppressor genes like retinoblastoma gene and some oncogen expressions together in precancerous lesions on larger series would be useful to find out the mechanism of carcinogenesis. This study showed that p53 gene mutation may have a role on the development of laryngeal carcinoma. For the management of cancer, future studies must focus on tumor suppressor gene mutations to make them functional again.

Benzer Tezler

  1. Erken evre (T1-T2) larenks karsinomlarında radyoterapi sonuçları

    Başlık çevirisi yok

    İLKNUR GÖRKEN BİLKAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Radyoloji ve Nükleer TıpDokuz Eylül Üniversitesi

    Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. MEHMET ŞEN

  2. Larinks papillomları, prekanseröz ve kanseröz lezyonlarında in situ hibridizasyon tekniğiyle HPV DNA pozitifliğinin saptanması

    Başlık çevirisi yok

    ÖMER YALÇIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    PatolojiTrakya Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. A. KEMAL KUTLU

  3. Suprakrikoid subtotal parsiyel larenjektomilerde paraglottik alan tutulumunun klinik ve histopatolojik olarak değerlendirilmesi

    Clinical and histopathological evaluation of paraglottic space invasion in supracricoid subtotal partial laryngectomies

    MURAT KÜÇÜKUĞURLUOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Kulak Burun ve BoğazTrakya Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. MUHSİN KOTEN

  4. Total larenjektomi operasyonlarında tiroidektomi endikasyonları

    Başlık çevirisi yok

    LEVENT KUKUL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Genel CerrahiSağlık Bakanlığı

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

  5. Larinks epidermoid karsinom prognozunda klinik ve histopatolojik kriterlerin rolü

    The Role of clinical histopathological factors in the prognosis of larynx epidermoid carcinoma

    HAKAN ERBAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Kulak Burun ve BoğazÇukurova Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. L. BARLAS AYDOĞAN