Geri Dön

Madde kullanım bozukluğu olan ergenlerde çocukluk çağı travmalarının bağlanma ile ilişkisi

The relationship of childhood trauma and attachment in adolescent with substance use disorder

  1. Tez No: 307621
  2. Yazar: GONCA POLAT BALCI
  3. Danışmanlar: DR. FATMA YEŞİM CAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Alkol içme, Alkolizm, Bağlanma, Bağımlılık, Ergenler, Narkotik bağımlılığı, Narkotikler, Alcohol drinking, Alcoholism, Attachment, Dependency, Adolescents, Narcotic dependence, Narcotics
  7. Yıl: 2011
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Erken yaşta alkol/ madde kullanımına başlamak yetişkinlikte bağımlılık gelişimi için risk faktörüdür. Madde bağımlılığının erken yaşta, ergenlik döneminde gelişimi söz konusu olduğunda, fiziksel ve cinsel ihmale ve istismara uğrayanların madde bağımlılığı geliştirme riskleri artmıştır. Bağlanma tarzları ergenlikte psikopatolojiye yol açan faktörlerden bir tanesidir. Bağlanmanın güvensiz oluşu alkol/madde kullanım bozuklukları dahil birçok psikiyatrik hastalığa zemin hazırlar. Çocukluk çağında yaşanan olumsuz yaşantılar, bağlanmayı etkileyerek alkol/madde kullanım bozukluğu gelişimi için yatkınlığı artırıyor olabilir. Bu çalışmanın amacı ?Madde Kullanım Bozukluğu? tanısıyla izlenmekte olan 16-18 yaş arası ergen hastalarda çocukluk çağı travmaları ve bağlanma stilleri ilişkisinin araştırılmasıdır.Yöntem: Çalışmaya 16-18 yaş aralığında 98 erkek, 12 kadın toplam 110 hasta alındı. Tüm hastalar DSM-IV ölçütlerine göre ?Madde Kullanım Bozukluğu? tanısıyla Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ÇEMATEM (Çocuk Ergen Madde Araştırma Tedavi ve Eğitim Merkezi) Kliniği'nde ayaktan veya yatarak tedavi görmekteydiler. Araştırmaya alınan hastalara bu çalışma için hazırlanmış yarı yapılandırılmış Sosyodemografik Veri Formu (SVF) ve Çocukluk Çağı Kötüye Kullanımı Soru Listesi (ÇÇKKSL), Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (Childhood Trauma Questionnaire; ÇÇTÖ-28), İlişki Ölçekleri Anketi (Adolescent Relationship Scales Questionnaire; İÖA), Ebeveyn ve Arkadaşlara Bağlanma Ölçeği (Inventory of Parent and Peer Attachment; EABÖ) uygulandı.Bulgular: Çalışmamızda madde kullanım bozukluğu olan ergenlerde ÇÇT %60 oranında bulundu. Kadınların erkeklere göre daha yüksek oranda ÇÇT'ye maruz kaldıkları saptandı. ÇÇT olanların kendine zarar verme davranışlarının ve intihar girişimlerinin daha fazla olduğu görüldü.Madde kullanım sıklığı ÇÇT olan grupta daha yüksek bulundu. Tercih maddesi olarak uçucu maddeyi tercih edenlerin belirgin olarak ÇÇT'ye daha yüksek oranda maruz kaldıkları saptandı. ÇÇT olması durumunda kullanılan madde sayısının attığı, ÇÇT olanların madde kullanımına daha erken yaşta başladığı ve tercih maddesine geçişlerinin ve ardından hastaneye tedavi için başvurularının daha erken yaşta olduğu saptandı.ÇÇT olan grupta güvensiz bağlanma, ÇÇT olmayan grupta güvenli bağlanma puanları yüksek bulundu. ÇÇT ile saplantılı bağlanma, saplantılı bağlanma ile duygusal kötüye kullanım, kayıtsız bağlanma ile fiziksel ihmal ilişkili bulundu. ÇÇT ve EABÖ alt boyutları ile ilişkili bulundu. Duygusal ihmal, fiziksel ihmal ve duygusal kötüye kullanım yine EABÖ ölçeği alt boyutları ile ilişkili bulundu.Sonuç: Çalışmamızın sonuçlarına göre madde kullanım bozukluğu olan ergenlerde hem bağımlılık gelişiminde, hem bağımlılık tedavisinde süreci anlamak ve terapötik müdahaleler yapmak için bağlanmanın ÇÇT ile birlikte değerlendirilmesi önemlidir. Ergen bağımlıları değerlendirirken, ÇÇT olanların yüksek oranda güvensiz bağlanma paternine sahip olacakları, aile ilişkilerinin güvensiz bağlanma ve ÇÇT zemininde bozulmuş olacağı göz önünde bulundurulmalı, tedavi sürecinde aile ilişkileri değerlendirilmeli ve bu ilişkiler yeniden yapılandırılmalıdır. Araştırmamızda ulaştığımız sonuçlar ergen madde bağımlılarının tedavisinin, aile terapilerini de içerecek şekilde planlanmasının zorunlu olduğunu göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: The use of alcohol/substances at an early age is a risk factor for the development of adult addiction. For those that have been emotionally, physically or sexually abused or neglected as a child, for those is the risk that substance dependency develops during adolescence is higher. Attachment style is a factor in adolescent psychopathology. It is known that incesure attachment lies the groundwork for many psychiatric disorders including alcohol/substance abuse disorders. It may be that negative childhood experiences may be affecting attachment, which in turn may strengthen the tendency to develop alcohol/substance use disorders. The aim of this study is to investigate the relationship between childhood trauma (CT) and attachment style in adolescent patients aged between 16-18, who applied to the hospital because of the substance use disorder (SUD).Method: There were 110 participants included in this study, 98 male and 12 female, aged 16-18. All participants had been diagnosed according to DSM-IV ?Substance Use Disorder? and all had been admitted to either outpatient or inpatient at Children Adolescents Substance Rehabilitation Center (ÇEMATEM) at Bakırköy Research and Training Hospital for Psychiatry, Neurology and Neurosurgery. Sociodemographic Semi-Structured Data Form created for this study, Child Abuse and Neglect Questionnaire (CANQ), Childhood Trauma Questionnaire (CTQ-28), Adolescent Relationship Scales Questionnaire (ARSQ), Inventory of Parent and Peer Attachment (IPPA) were applied to the patients.Results: This study found %60 prevalence of CT in adolescents with SUD. It was noted that girls had a higher rate of childhood trauma than boys. Self-mutilation and suicide attempts were also higher in CT group. The frequency of substance use had a higher rate in CT group. If the preferred substance was inhalants then users were subject to CT at a higher rate. The variety of substances used, increased in CT group and CT group started substance use at an earlier age. Subjects also switched to preferred substance and subsequently applied for rehabilitation at an earlier age as well. CT group had a high score of insecure attachment than non-CT group. Non-CT group had a high score of secure attachment than CT group. CT was correlated to preoccupied attachment. Preoccupied attachment style was found to be correlated to emotional abuse and dismissing attachment was found to be correlated to physical neglect. CT was correlated to IPPA subscales and emotional neglect, physical neglect and emotional abuse was related to IPPA subscales.Conclusion: The results of our study show that it is important to evaluate attachment with CT in the development of addiction and in the process of addiction treatment. This provides clinicians to beter understanding of the process and to make therapeutic interventions in the treatment of adolescents with SUD. When evaluating adolescents with SUD, it is important to acknowledge that CT group will have a high rate of insecure attachment and that insecure attachment and CT will have detrimental effects in family relationships. In the course of treatment family relationships should be evalueted and reconstructed. The results of our study show that in the treatment of addiction of adolescents, it is imperative to incude family therapy when planning the treatment.

Benzer Tezler

  1. Çimentonun sertleşmesi üzerinde kimyasal komponentlerin etkisi

    Başlık çevirisi yok

    NACİYE TÜRKEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Kimya MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Kimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA CEBE

  2. Ulaş Sağlık Ocağı merkezinde nüfusun bazı niteliklerine ve konutların durumuna ilişkin bir çalışma

    An Investigation carried out at the Ulaş Public Health Centre concerning some characteristics of the population and housing conditions in the district of Ulaş

    EROL ŞANLI

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Halk SağlığıCumhuriyet Üniversitesi

    Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SERVET ÖZGÜR

  3. Pik demiri ve karbon çeliğinin sulu çözeltiler içindeki korozyon hızının tayini

    Determination of the rate of corrosion of the cast iran and carbon steel in the aqueous solutions

    EMİNE NAZAN ÜNAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Kimya MühendisliğiGazi Üniversitesi

    Kimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAYRİ YALÇIN

  4. Helisel yayların statik karakteristiklerini ölçme ve kontrol etme cihazının tasarımı ve imalatı

    Design and manufacture of a device measuringand controlling the static characteristics of helical springs

    MUAMMER MUSULLUOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Makine MühendisliğiGazi Üniversitesi

    Makine Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FEVZİ ERCAN

  5. Güneş enerjisi ile çalışan R21-DMF li soğurmalı soğutma çevrimin analizi ve bazı tersinmezliklerin çevrimin performansı üzerindeki etkilerinin incelenmesi

    Analysis of R21-DMF solar powered absorpption refrigeration system and effect of someirreversbilities on the Performance of the cycle

    SEYİT ARİF TÜR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Makine MühendisliğiGazi Üniversitesi

    Makine Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERCAN ATAER