Fenitoin ve karbamazepinin değişik tedaviler altındaki insüline bağımlı olmayan diabetes mellituslu hastaların açlık serum insülin düzeylerine etkisi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 30254
- Danışmanlar: PROF. DR. ALİ RIZA UYSAL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
- Anahtar Kelimeler: Ateroskleroz, Diabetes mellitus-tip 2, Fenitoin, Hastalar, Karbamazepin, İnsülin, Atherosclerosis, Diabetes mellitus-type 2, Phenytoin, Patients, Carbamazepine, Insulin
- Yıl: 1993
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET NIDDM özellikle erken dönemde hiperinsülinizm ve insulin direnci ile seyretmektedir. DM'lu hastalarda KKH insidansı ve riskinin de artmış olduğu bilinen bir gerçektir. Bu riski arttıran faktörlerden biri olarak hiperinsüliznizm diğer risk faktörleriyle birlikte veya onlardan bağımsız olarak suçlanmaktadır. Antiepileptik-antikonvülzan ilaçlardan fenitoin ve karbamazepinin insülin salgısını azaltıp, HDL-kolesterol seviyesini yükselterek KKH riskini azalttığı ile ri sürülmüştür. Bu iki ilaç aynı zamanda DM'lu hastalarda periferik polinöro- pati tedavisinde de kullanılmaktadır. Bu çalışmada; 10 yalnız diyetle (Grup I), 10 diyet ve gliklazidle (Grup II), 10 diyet ve glipizidle (Grup III), 10 diyet ve glibenklamidle (Grup IV), 10 diyet ve çift doz orta etkili insülinle (Grup V), iyi glisemi ayar sağlanmış (açlık kan şekeri < 140 mg/dl, tokluk kan şekeri <200 mg/dl), Beden Kitle İndeksi (BKİ) 25 kg/m2'den fazla olan, yaşları 35-65 arasında değişen toplam 50 insüline bağımlı olmayan DM'lu (NIDDM) hasta incelendi. Hastaların feni toin ve karbamazepin tedavisi öncesinde Açlık Kan Şekeri (AKŞ) Tokluk Kan Şekeri (TKŞ), HbAıC, insülin, C-peptid düzeyleri ölçüldü. Aynı ölçümler, sağ lıklı ve aynı BKİ ve yaş özelliği taşıyan on kişide de yapıldı (Kontrol grubu). Daha sonra her tedavi grubuna üçer hafta süreyle dönüşümlü olarak 3x100 mg ile 3x200 mg arasında değişen dozda fenitoin ve karbamazepin verildi. Bu tedavilerden sonra aynı ölçümler tekrarlandı. Tedavi grupları gözönüne alınmaksızın bütün hastalar değerlendirildiğinde fenitoin ve karbamazepin tedavisi sonrasında tedavi öncesi değerlere göre in sülin düzeyi bakımından istatistik olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0.05). Tedavi öncesi, fenitoin tedavisi sonrası ve karbamazepin tedavisi sonrası ortalama açlık serum insülin düzeyleri sırasıyla şöyle bulundu: 14.72±0.71, 18.51±21.53 ve 18.27±15.59. C-peptid düzeyleri bakımından ise yine tedavi grupları gözönüne alınmak sızın yapılan karşılaştırmada fenitoin sonrası ortalama açlık serum C-peptid düzeyi (2.98+3.75) ve karbamazepin sonrası ortalama açlık serum C-peptid düzeyi (3.71±4.91) bu antiepileptik tedaviler öncesindeki ortalama açlık serum C-peptid düzeyine (452±4.60) göre istatistik! açıdan önemli olarak düşük bu lundu (p<0.05). Değişik tedavi grupları ve kontrol grubu tedavi öncesi değerler bakımın dan birbiriyle karşılaştırıldığında insülin kullanan grup dışında diğer grupla- -44nn insulin ortalamaları arasında önemli bir fark saptanmadı. İnsülin tedavisi altındaki grubun ortalama açlık serum insülin düzeyi diğer gruplara göre önemli derecede yüksekti (p<0.05). Tedavi öncesi ortalama C-peptid düzeyi en yüksek Grup IV (diyet ve gli- benklamid kullanan grup)'de bulundu (8.47±7.26). Bu grubun ortalama açlık C-peptid düzeyi, Grup V ( çift doz orta etkili insülin kullanan grup)'in ortala masından (2.17±1.80) önemli olarak yüksekti (p<0.05). Tedavi grupları ayrı ayrı değerlendirildiğinde, fenitoin tedavisi sonrası ve karbamazepin tedavisi sonrası ortalama açlık insülin düzeyleri tedavi öncesi düzeylere göre anlamlı farklılık göstermedi (p>0.05). C-peptid düzeyleri bakı mından yapılan karşılaştırmada ise yalnız Grup IVde tedavi öncesi değerler bütün gruplardan farklıydı (p<0.05). Fenitoin tedavisi sonrası değerler bakı mından ise ortalama açlık serum C-peptid düzeyleri tedavisi öncesine göre anlamlı olarak düşük bulunmuştur (p<0.05). Çalışma süresince hasta gruplarında glisemi düzeylerinde anlamlı değişiklik gözlenmedi. Çift doz insülin kullanan grupta insülin değerlerinin devamlı yüksek ol masına sebep belki de mevcut olabilecek insülin otoantikorlandır. Çalışmamız da serbest insülin değil total insülin ölçülmüştür. İnsülin otoantikorlârı aranmamıştır. Bu çalışmanın sonuçlan NIDDM olgularında günde iki dozda uygulanan subkütan orta etkili insülin enjeksiyonu tedavisinin ve yine bu olgularda uy gulanan glibenklamid tedavisinin uygulanan diğer tedavilere göre daha yüksek insülin düzeylerine yol açabileceğini düşündürmüştür. Diabetik periferik poli- nöropati tedavisinde kullanılan fenitoin ve karbamazepin ise insülin salgısını baskılayıcı yönde etki göstermişlerdir. Gerek bu ilaçların gerek DM tedavi sinde kullanılan diğer ilaç ve tedavi yöntemlerinin insülin düzeyleri ve KKH riski üzerindeki etkilerinin kesin olarak belirlenmesi için daha başka çalışma lara ihtiyaç vardır. -45
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Antiepileptik ilaçların genotoksik etkisinin sitogenetik yöntemlerle analizi ve karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
MİNE ADA(SUN)
Yüksek Lisans
Türkçe
1992
Eczacılık ve FarmakolojiGazi ÜniversitesiFarmasötik Toksikoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALİ ESAT KARAKAYA
- Antiepileptik ilaç alan çocuklarda serum serbest T4, T3 ve TSH ölçümleriyle tiroid fonksiyonlarının değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
ERCAN KIRIMİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1995
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıTrakya ÜniversitesiY.DOÇ.DR. SERAP KARASALİHOĞLU
- Karbamazepin ve valproat tedavisi alan epileptik çocukların immunolojik ve hematolojik parametrelerinin değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
ALİ BOZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1996
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıTrakya ÜniversitesiY.DOÇ.DR. SERAP KARASALİHOĞLU