Karşıt olma karşı gelme bozukluğunun boylamsal prevalansının belirlenmesi
Determıne the longıtıdunal prevalance of opposıtıonal defıant dısorder
- Tez No: 294275
- Danışmanlar: PROF. DR. CAHİDE AYDIN, PROF. DR. EYÜP SABRİ ERCAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Psikoloji, Psikiyatri, Child Health and Diseases, Psychology, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: karşıt olma karşı gelme bozukluğu, davranım bozukluğu, epidemiyoloji, prevalans, cinsiyet oranları, komorbidite, Cinsel kimlik, Davranış, Davranış bozuklukları, Ergen psikiyatrisi, Ergen psikolojisi, Ergenler, Çocuklar, oppositional defiant disorder, conduct disorder, epidemiology, prevalence, gender ratios, comorbidity, Gender identity, Behavior, Behavioral disorders, Adolescent psychiatry, Adolescent psychology, Adolescents, Children
- Yıl: 2011
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: KOB ki çocukluk çağının son derece yaygın psikiyatrik bozukluklarından biridir. Genellikle DB ile kombine olarak araştırılmaktadır. Günümüz literatüründe saf KOB epidemiyolojisi ile ilgili oldukça sınırlı bilgi mevcuttur. KOB prevalansı %2-15 gibi çok geniş bir aralıkta verilmektedir. Ayni zamanda bozukluğun seyri ve tanısal stabilitesi çok iyi bilinmemektedir.Yöntem: Bu çalışmada; KOB'nin doğal seyri ve tanısal stabilitesini aydınlatmak amacıyla, epidemiyolojik örneklemde 3 yıllık boylamsal çalışma deseni ile KOB prevalansı araştırıldı. KOB prevalansını etkileyecek en önemli faktörün kullanılacak yöntem olması göz önüne alınarak en iyi öngörü prosedürü izlendi. Bu çalışma İzmir, Türkiye'de ikinci sınıf öğrencileri arasında yapıldı. Örneklem büyüklüğü belirlenirken tüm 2. sınıf örnekleminden %1 hata payıyla, alfa %5 olarak alınmış ve 8 yaş grubu çocuklar için KOB prevalansı %5 öngörülerek hesaplanmıştır. Bu nedenle bu çalışma için gerekli olan örneklem büyüklüğü 1500 öğrenci olarak hesaplanmıştır. Toplam 67 okul içerisindeki 16 okul alt/orta/üst sosyoekonomik gruba göre belirlenmiş ve bu 16 okuldan rast gele örneklem alınması yöntemiyle 1500 olgu seçilmiştir. Tarama işleminde Turgay Dikkat Eksikliği ve Yıkıcı Davranış Bozuklukları için DSM-IV'e dayalı tarama ve değerlendirme ölçeği (T-DSM-IV-S) olguların ebeveyn ve öğretmenlerine verilmiş ve formları geçerli kabul edilen 1455 (%43.1 kız ve %56.9 erkek) olgu arasından 43 tarama pozitif ve kontrol grubu olarak 43 tarama negatif olgu eşleştirildi. Tanı işlemi için, Kiddie-SADS, WISC-R kısa formu ve bozulma kriteri toplam 86 çocuğa uygulandı. Çalışmanın 2. ve 3. dalgalarında da ayni araştırmacılar tarafından orijinal örneklem ziyaret edildi. KOB'nin prevalansı Rohde et al. (1999) tarafından önerilen ?Pe = cd + nns (1-npv)/n? formülü ile hesaplandı. İstatistiksel analizde kategorik değişkenler için ki kare testi ve sayısal değişkenler için eşleştirilmiş t testi kullanıldı. P değerinin <0.05 olması istatistiksel olarak anlamlı olarak kabul edildi.Bulgular: Çalışmanın 1. yılında KOB prevalansı %3.78 (%95 CI=3.48-6.33), 2. yılında %0.96 (%95 CI=0.95-3.64) ve 3. yılında %5.42 (%95 CI=5.04-8.27) olarak saptandı. 3 dalganın hepsinde olguların %0.48'i KOB olarak teşhis edilirken, 3 dalgadan bulgular bir arada hesaplandığında olguların %8.72'si en azından çalışmanın 1 dalgasında KOB olarak teşhis edildiği bulundu. Ayrı ayrı olarak her dalgada istatistiksel anlam hükmedilmemesine rağmen: (Ki kare statistiksel test, p<0.05 anlamlı) (KOB erkek/kız oranı sırasıyla her dalgada 10.5, 6, 14) erkek üstünlüğü çalışmanın 3 dalgasında da görülmektedir. Araştırmada KOB (+) ve (-) olgular arasında sosyodemogarfik değişkenler ve WİSC-R kısa forum sonuçları arasında anlamlı farklılık bulunmadı.Sonuç: Bildiğimiz kadarıyla bu çalışma KOB'nin uzunlamasına prevalansının araştırıldığı ilk çalışmadır. Bu çalışmada elde edilen KOB prevalansı literatürle son derece uyumlu iken KOB olan olguların cinsiyete göre dağılımı ise literatürdeki bulgulardan çok farklıdır. Çalışma da prevalanstaki dalgalanmalara rağmen KOB tanısı 1., 2. ve 3. dalgalarda stabilite göstermiştir.
Özet (Çeviri)
Introduction: Oppositional Defiant Disorder (ODD); which is one of the most common psychiatric disorders of childhood; is usually investigated in combination with Conduct Disorder (CD). İn the literature very limited data about epidemiology of pure ODD is present. A wide range of prevalence rates like %2-15 is given. Also the course of the disorder and its diagnostic stability over time is not well established.Method: In the present study; the ODD prevalance is investigated in a 3 year longitidunal design with the aim to lighten the naturel course and diagnostic stability of ODD in an epidemiological sample. Considering that used methodology is the most important factor effecting ODD prevalence; best estimate procedure is followed. The study is conducted among second grade students; in İzmir, Turkey. İn the sample size determination; with 1% measure of precision and an alpha error of %5; ODD prevalence was predicted as %5 for 8 year old children; making the sample size needed fort his study to be 1500 students. Among the total 67 schools, 16 schools were determined according to low/middle/high socioeconomic level and from these 16 schools 1500 cases were selected randomly. For screening procedures Turgay DSM-IV Disruptive Behavior Disorders Rating Scale (T-DSM-IV-S) was delivered to parents and teachers and among 1455 of cases (%43.1 female and %56.9 male) whose forms were correctly filled; 43 cases were determined to bepositively screened, and matched 43 cases among the screen negative group composed the control group. For diagnostic procedures, Kiddie-SADS, WİSC-R short form and impairment criterion were applied to totally 86 children. Same researchers visited the original study sample in the second and third waves of he study. Prevalence of ODD was calculated by the Formula suggested by Rohde et al. (1999): Pe = cd + nns (1-npv) / n. Fort the statistical analysis; chi square test for categorical variables and paired sample t test for numeric variables were used. P values less than 0.05 were accepted to be statictically significant.Results: ODD prevalence was estimated to be %3.78 (%95 CI=3.48-6.33) in the first year, %0.96 (%95 CI=0.95-3.64) in the second year and %5.42 (%95 CI=5.04-8.27) in the third year. When the findings of all 3 waves of the study were evaluated; it was found out that %8.72 of the cases were diagnosed as ODD in at least one wave of the study; while %0.48 of the cases were diagnosed to be ODD at all three waves. Male predominance was seen in all three waves of the study although statistical significance was not obtained ( Chi Square Statistical Test; p>0.05) ( Male/Female ratio according to waves respectively was: 10.5, 6 and 14). İn terms of sociodemographic properties and WİSC-R short form results any statistical difference was not found among the cases with or without ODD diagnoses.Conclusion: To the best of knowledge, this study was the first longitudinal prevalence study which investigated ODD in particular. The ODD prevalence found in this study is very consistent with the previous literature findings while the distribution of the cases according to sex is quite different. The study showed the stability of ODD diagnosis among first, second and third waves; despite fluctuations of the prevalence.
Benzer Tezler
- Ön ergenlik döneminde karşıt olma –karşı gelme bozukluğu ile zorbalık davranışı ve anne baba tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
A study on the relation of early adolescent oppositional defiant disorder with bullying and parenti̇ng atti̇tudes
FATMA ERTUĞRUL
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
Psikolojiİstanbul Aydın ÜniversitesiPsikoloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ENGİN EKER
- Yıkıcı duygudurumu düzenleyememe bozukluğu ve karşıt olma karşı gelme bozukluğu olan çocukların mizaç özelliği, irritabilite düzeyi ve disregülasyon profili açısından karşılaştırılması
Comparison of children with disruptive mood dysregulation disorder and oppositional defiant disorder in terms of temperament, irritability level and dysregulation profile
BARAN ÇALIŞGAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
PsikiyatriGaziantep ÜniversitesiÇocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ZEHRA TOPAL
- Tik bozuklukları ve stereotipik hareket bozukluğunun ayırıcı tanısında motor beceriler ve silik nörolojik bulguların değerlendirilmesi
Evaluation of motor skills and neurological soft signs in thedifferential diagnosis of tic disorders and stereotypic movement disorder
ECEM SELİN AKBAŞ ALIYEV
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe ÜniversitesiÇocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DİLEK ÜNAL
- Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan 8-15 yaş arası bir grup çocukta dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu alt tipleri ile anksiyete bozuklukları alt tipleri belirtilerinin birlikteliği
Comorbi̇di̇ty of attenti̇on defi̇ci̇t hyperacti̇ty di̇sorder subtypes wi̇th anxi̇ety di̇sorder subtypes i̇n a group of chi̇ldren aged 8 to 15 years
FAZİLET SEYİTOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
2015
PsikolojiHasan Kalyoncu ÜniversitesiPsikoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖMER MÜCAHİT ÖZTÜRK
- Bir üniversite hastanesi çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları polikliniğinde özgül öğrenme bozukluğu tanısı konan çocuk ve ergenlerde eşlik eden psikiyatrik bozuklukların araştırılması
The investigation of psychiatric comorbidities of children and adolescents who diagnosed with spesific learning disorder in child and adolescent psychiatry department in A university Hospital
MENGÜHAN ARAZ ALTAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
PsikiyatriTrakya ÜniversitesiÇocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. IŞIK GÖRKER