Geri Dön

Primiparlarda doğum şeklinin mesane boynu ve pelvik tabana anatomik ve fonksiyonel etkisinin değerlendirilmesi

The assestment of anathomic and functional effect on pelvic floor and bladder neck according to the delivery type in primiparous women

  1. Tez No: 288451
  2. Yazar: NAİLE GÖKÇE AKAGÜNDÜZ
  3. Danışmanlar: DR. ALİ İSMET TEKİRDAĞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Doğum, Pelvis, Üretra, Üriner inkontinans, Üriner inkontinans-stres, Üriner sistem, Delivery, Pelvis, Urethra, Urinary incontinence, Urinary incontinence-stress, Urinary tract
  7. Yıl: 2011
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Doğum şeklinin pelvik relaksasyon oluşumuna ve buna bağlı olarak ortaya çıktığı düşünülen üretra mobilitesi, stres üriner inkontinans ve sistosel oluşumuna etkisini araştırmak.Hastalar ve Yöntem: Ocak 2011-Mayıs 2011 tarihleri arasında Bakırköy Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesinde doğum yapan 225 primigravid hasta çalışmaya alındı. Her biri gebeliğinin 35-36.haftasında değerlendirildi. Pelvik muayenesinde pelvik relaksasyon bulgusu olanlar, inkontinans tarifleyenler ve riskli gebeliği olanlar çalışma dışı bırakıldı. Bütün gebelerin travay takibi yapıldı. Doğum sırasında veya sonrasında komplikasyon gelişenler, vajinal doğum yapanlarda vakum kullanılanlar, mediolateral epizyotomisi olmayanlar, ciddi laserasyonu olanlar çalışma dışı bırakıldı. Çalışmada yer alan hastalar tekrar postpartum 12. haftada görüldü ve sorgulandı, stres inkontinans dışında inkontinans tarifleyenler, idrar yolu enfeksiyonu olanlar ve lohusalığında herhangi bir komplikasyon gelişenler çalışmadan çıkarıldı. Perine muayenesi yapılarak sistosel değerlendirildi, stres inkontinans tarifleyenlere stres test yapıldı, özel olarak yapılmış bir açı ölçerle Q tipi test yapıldı. Tüm bu işlemleri kabul ettiğine dair onay veren ve uygulayabildiğimiz vajinal doğum yapan 155 hasta, aktif fazda sezaryen olan 36 hasta ve latent fazda sezaryen olan 34 hasta ile çalışma gruplarımız oluştu.Bulgular: Demografik özellikler bakımından gruplar homojendi. Yaş ortalamaları benzerdi. Bebek doğum ağırlığı vajinal doğum grubunda anlamlı olarak daha düşüktü. . Vajinal doğum grubunda SÜİ saptanan 19 (% 12.3) olgu ve sezaryen grubunda SÜİ saptanan 4 (% 5.7) olgu vardı. Bu iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark saptanmadı (p=0.207). Sistosel pozitiflik oranları arasında anlamlı fark saptandı (p<0.001). Vajinal doğum grubundaki sistosel pozitiflik oranının aktif fazda sezaryen grubundan yüksek olduğu bulundu (p=0.023). Ayrıca, aktif fazda sezaryen grubundaki sistosel pozitifliği oranı latent faza sezaryen grubundan yüksekti (p=0.027). Vajinal doğum grubunda Q testi ?36 derece olan 26 (% 16.8) olgu, sezaryen grubunda Q testi ?36 derece olan 4 (% 5.7) olgu vardı.İstatistiksel olarak anlamlı fark vardı. (p=0.041). derece olgular vardı, yine bu grupta evre 2 ve 3 sistosel olan olgular da varken latent faz grubunun tamamı evre 1 sistoseldi. Stres inkontinans sıklığı, sistosel sıklığı ve Q tipi test pozitifliğinin her biri birbirleriyle ve bebek doğum ağırlığı, doğumun 2. evresinin süresiyle pozitif ilişkili bulundu.Sonuç: Vajinal doğumun pelvik taban relaksasyonu için sezaryen doğuma göre daha ciddi bir risk faktörü olduğu, doğumun aktif fazında yapılan sezaryenın da elektif sezaryena göre daha riskli olup tamamen koruyucu olmadığı sonucuna varıldı.

Özet (Çeviri)

Purpose: To investigate the effect of methods of delivery on pelvic relaxation which is thought to lead to urethral mobility, stress urinary incontinence and cystocele development.Patients and Method: 225 primigravid patients that gave birth in Bakırköy Gynecology-Obstetrics and Pediatric Research and Training Hospital and Kanuni Sultan Süleyman Resarch and Training Hospital between June 2011 and September 2011 were involved in the study. Each patient was evaluated in 35-36 gestation week. Patients that had pelvic relaxation in pelvic examination, high risk pregnancy and that reported a history of urinary incontinence were excluded from the study. All patients were followed during labor. Patients that had any complication during or after delivery, vacuum usage in vaginal delivery, patients that didn?t have mediolateral episiotomy and that had severe lacerations were also excluded from the study. The patients were re-examined in 12th postpartum week and those reporting incontinence other than stress type incontinence, urinary tract infections and those that developed any complications in puerperium were excluded. The cystocele was assessed by performing pelvic examination. A stress test and Q test (by using a specially designed type of protractor) were performed to those giving a history of stress incontinence. 155 patients having a vaginal delivery, 36 patients having a C-section in active phase and 34 patients having a C-section in latent phase of labor gave an informed consent for the study and constituted the groups of the study. An informed consent was obtained from the patients.Results: The groups were homogeneous in respect to demographic features. The mean ages were similar in all groups. Birth weight was significantly lower in vaginal delivery group. SUI was present in 19 (12.3%) patients in vaginal delivery group and in 4 (5.7%) patients in C-section group. No significant difference was found between the groups (P=0.207). The presence of cystocele was significantly different between the groups (P<0.01). The rate of cystocele was higher in the vaginal delivery group compared to the active phase C-section group (P=0.023). In addition, it was higher in the active phase C-section group than in latent phase C-section group (P=0.027). In Q test, results ?36 degrees were found in 26 (16.8 %) patients in vaginal delivery group and in 4 (5.7%) patients in C-section group. The difference was statistically significant (P=0.041).According to İngelmann-Sundberg classification 2nd and 3rd degrees cases and also phase 2 and phase 3 cystocele cases were present in vaginal delivery group while only phase 1 cystocele patients were present in latent phase C-section group. A positive correlation was present between the rates of stress incontinence, cystocele, a Q-test positivity and birth weight and duration of 2nd stage of labor.Conclusion: The study results showed that the vaginal delivery is a serious risk factor for pelvic relaxation compared to C-section, while C-section performed in the active phase of labor constitutes higher risk than elective C-section and is not completely protective against pelvic relaxation.

Benzer Tezler

  1. İntrapartum ultrasonografik verilerin doğumun ikinci evresi uzamış gebelerde obstetrik sonuçları öngörme gücünün araştırılması

    Evaluation of power of intrapartum ultrasonography topredict obstetric outcomes in pregnant women with A prolonged second stage of labor

    SİBEL ÜSTÜNEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMİN ÜSTÜNYURT

  2. Primiparların doğum öncesi bakıma ilişkin uygulamalarının incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    AYŞEN ÇEBİŞLİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    HemşirelikEge Üniversitesi

    Hemşirelik Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHSEN ŞİRİN

  3. Gebelerin doğuma hazır oluşluk, doğum korkusu ve bilinçli farkındalık düzeylerinin doğum şekli tercihlerine etkisinin incelenmesi

    Investigation the effect of pregnants preparation for labor, fear of labor and mindful awareness on preferance of delivery mode

    DAMLA ŞAHİN BÜYÜK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    HemşirelikCelal Bayar Üniversitesi

    Halk Sağlığı Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. AYNUR ÇAKMAKÇI ÇETİNKAYA

  4. Primiparlarda doğum korkusu ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi

    Birth fear in primiparas and affecting factors

    SEVİM KEKLİKÇİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSanko Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MÜYESSER ERDEM

    PROF. DR. GÜLŞEN VURAL

  5. Sezaryen ya da normal spontan doğum yapan primiparlarda doğum deneyiminin doğum sonu yaşam kalitesine etkisi

    The effect of the cesarean or normal spontaneous delivery experience on postpartum quality of life in primiparous

    SEÇİL KIZILKAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Kadın Hastalıkları ve DoğumMarmara Üniversitesi

    Doğum ve Kadın Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NURDAN DEMİRCİ