Geri Dön

Denetimli serbestlik tedbiri ile tedavi kararı verilenlerde madde kullanım özellikleri ı. eksen ve ıı. eksen tanılarının araştırılması

Characteristics of substance use, axis i and axis ii diagnoses in substance users under legal coercion

  1. Tez No: 282128
  2. Yazar: ÖYKÜ ÖNAL MUSALAR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HAKAN COŞKUNOL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: denetimli serbestlik, zorunlu tedavi, motivasyon, I. Eksen, kişilik, tedavi sonucu, Bağımlılık, Narkoterapi, Narkotik bağımlılığı, Narkotikler, Psikiyatri, Tedavi, probation, coerced-treatment, motivation, axis I, treatment outcome, Dependency, Personality, Narcotherapy, Narcotic dependence, Narcotics, Psychiatry, Treatment
  7. Yıl: 2011
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Psikiyatri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Çalışmanın birinci amacı; denetimli serbestlik tedbiri tedavi kararıverilenlerde madde kullanım özelliklerinin, I. Eksen ve II. Eksen tanıları ile tedavimotivasyonunun tedaviye gönüllü başvuranlarla karşılaştırılmasıdır. İkinci amacı isedenetimli serbestlik bağımlılık tedavisi gören grupta tedavi sonucunu etkileyenfaktörlerin incelenmesidir.YÖNTEM: Bu çalışma ilk aşamasıyla kesitsel, analitik bir epidemiyolojik çalışma;ikinci aşamasıyla da açık, kontrolsüzbir deneysel çalışma olma özelliğindedir.Örneklem İzmir, Karşıyaka, Ödemiş ve Bergama Denetimli Serbestlik ve YardımŞube Müdürlüklerinden gönderilen Türk Ceza Kanunun'nun 191. maddesi uyarıncahaklarında denetimli serbestlik tedbiri ile tedavi kararı verilen hükümlüler ile EgeÜniversitesi Psikiyatri AD. Bağımlılık Tedavi Birimi'ne (BTB) kendi isteğiylebaşvuran olgulardan oluşmuştur. İlk aşamada denetimli serbestlik (DS, N=50) vegönüllü tedavi (GT, N=50) gruplarının sosyodemografik verileri, madde kullanımözellikleri, I. ve II. eksen tanıları ile tedavi motivasyonları karşılaştırılmıştır. İkinciaşamada ise, DS grubunun denetimli serbestlik bağımlılık tedavi programı (DSBP)tedavi yanıtı ve tedavi yanıtına etki eden faktörler incelenmiştir. Zeka geriliği,bilişsel bozukluğu olan, okuma yazma bilmeyen, 18 yaş altı-65 yaş üstü, ağırduygudurum bozukluğu olan, aktif psikotik bozukluk tanılı olgular dışlanmıştır. İlkaşamada, çalışmayı kabul eden her iki gruptan katılımcılar için olgu rapor formudoldurulmuştur. Takiben SCID-I uygulanmıştır. Madde kullanım bozukluğu tanısınıkarşılayanlar ya da madde kulladığını beyan eden ve dışlama ölçütlerinikarşılamayanlar tedavi başvurusuna göre DS veya GT grubuna alınmıştır. İki haftaarayla yapılan ikinci görüşmede ise gruplara SCID-II ve tedavi motivasyon anketi(TMA) uygulanmıştır. İkinci aşamada ise DS grubuna altı haftalık DSBPuygulanmıştır. Toksikolojik tetkikler; ilki tedavi öncesi olan; altı haftalık tedaviprogramı boyunca iki hafta arayla yapılan toplam dört ölçümden oluşmuştur. DSgrubunun tedavi yanıtı; tedaviye katılım, tedavi programına uyum ve toksikolojiktestlere göre değerlendirilmiştir.BULGULAR: DS grubunun öğrenim düzeyi GT grubundan anlamlı düşüksaptanmıştır (p<0.001). İki grup da ilk tercih maddesi olarak çoğunlukla kannabisi;ancak GT grubunda opiyat ve benzodiyazepinler (BDZ) de önemli oranda ilk terciholmuştur (p<0.001). Birden çok madde kullanımı GT grubunda anlamlı olarak dahafazla saptanmıştır (DS ve GT için; %22 ve %46, p:0.012). TMA alt ölçeklerindenyalnızca dışsal motivasyon puan ortalaması DS grubunda GT grubundan dahayüksek olup (p<0.001); içsel motivasyon, kişiler arası yardım arama ve tedaviyegüven GT grubunda DS grubuna göre daha yüksek bulunmuştur (sırasıyla p:0.001,p:0.002 ve p:0.001). DS ve GT arasında I. Eksende yaşamboyu kannabis (%100 ve%88; p:0.027), opiyat (%4 ve %32; p:0.001), kokain (%12 ve %32; p:0.03), uçucu(%10 ve %48; p<0.001) ve alkol (%98 ve %80; p:0.011) kullanım bozukluklarınındağılım farkı anlamlı saptanmıştır. Alkol ve madde kullanım bozukluğu (AMKB)dışı I. eksen tanılarından yaşamboyu duygudurum bozuklukları da iki grupta farklıdağılmıştır (DS ve GT için; %60 ve %90; p:0.001). II. Eksen tanıları iki gruparasında farklılık göstermemiştir. Ancak tek tip kişilik bozukluğu daha çok DS(%42) grubunda, birden çok kişilik bozukluğu birlikteliği ise GT grubunda (%38)daha sık saptanmıştır (p<0.001). DS grubunda en sık kişilik bozukluğu antisosyal(%38), GT grubunda ise sınırda kişilik bozukluğu (%54) olmuştur. DS grubundatedavisi olumsuz sonuçlananlarda ek uçucu kullanımı (p:0.045), psikososyal sorunlar(p:0.013 ve p:0.028) ve önceki tedavi öyküsü varlığı (p:0.017) olumlusonuçlananlardan anlamlı daha sık saptanmıştır. Kişiler arası yardım arama puanlarıyüksek ve ilk idrar toksikolojisi pozitif saptanan olgularda anlamlı sıklıkta tedaviolumsuz sonuçlanmıştır (sırasıyla p:0.012 ve p:0.036). Yaşamboyu duygudurumbozukluğu olanlarda (p:0.033), birden fazla kişilik bozukluğu olanlarda (p:0.025)veya duygudurum bozukluğu ektanılı kişilik bozukluğu olanlarda (p:0.007) tedavisıklıkla olumsuz sonuçlanmıştır. Tedaviyi tamamlayanlarda tüm TMA altölçeklerinde artış olmuş; kişiler arası yardım arama ve dışsal motivasyondaki artışanlamlı değerlendirilmiştir (sırasıyla p:0.012 ve p:0.039).TARTIŞMA: Literatürle uyumlu olarak her iki grup da erken erişkinlik dönemindeolup, grupların madde kullanım özellikleri ile I. ve II. eksen tanılarında farklılıklargöze çarpmıştır. Buna göre tedavi öncesinde, GT grubu DS grubuna göre daha ciddibir profil çizmiştir. DS grubu DSBP'ndan yararlanmıştır. DSBP tedavi yanıtınıöngörmede toksikoloji değerli bir kantitatif yöntemdir. Madde kullanım özellikleriile psikopatolojinin ağırlığı yanında psikososyal destek yetersizliğinin de tedaviyiolumsuz etkilediği düşünülmektedir. Gelecekteki çalışmalar, tedaviye güvensizliğinaltında yatan nedenlere ışık tutmaya yönelik olmalıdır.

Özet (Çeviri)

Dissertation, Ege University, School of Medicine, Department of Psychiatry, IzmirOBJECTIVES: The primary objective of the study is the comparison ofcharacteristics of drug use, axis I and axis II diagnoses and treatment motivation ofprobationers under legal coercion with voluntary patients. Secondary objective is,investigation of the factors effecting treatment outcome for substance using offendersin the addictions treatment for probationers.METHOD: This two-staged study is a cross-sectional, analytic epidemiologicalstudy in its first stage. In the second stage, it has an open, uncontrolled experimentaldesign. The sample consisted of the probationers under legal coercion according tothe 191st article of Turkish Penal Code and voluntary admissions for substance usetreatment. The probationers were referred to the ?Institute of Substance Abuse,Toxicology and Pharmaceutical Sciences? (BATI) form Izmir, Karşıyaka, Ödemişand Bergama probation offices. In the first stage, sociodemographic variables,substance use characteristics, axis I and II diagnoses and treatment motivation ofprobationers (DS, N=50) and voluntary admissions (GT, N=50) were compared. Thetreatment outcome and factors affecting the treatment outcome of addictionstreatment of probationers for the group DS were evaluated, in the second stage. Theexclusion crteria were; mental retardation, cognitive impairment, illeteracy, beingunder 18 or above 65 years old, severe depressive episode, diagnosis of a psychoticdisorder and a severe antisocial personality disorder. For the patients who accepted toparticipate from both groups a case-report form has been completed in the first stage,preceding a SCID-I interview. The ones meetig the diagnosis of substance usedisorder or reporting substance use and not meeting the exclusion criteria wereassigned to DS and GT groups with respect to the type of admissions. In the secondinterview two weeks later, SCID-II and treatment motivation questionnaire (TMQ)were applied. Toxicologic assessments comprised of four consecutive and biweeklytests, the first of which was obtained prior to treatment. The treatment outcome ofthe DS group was evalated according to participation in and compliance wtih thetreatment programme and toxicologic assessments.FINDINGS: The educational level of the DS group was signifcantly lower then GTgroup (p<0.001). Cannabis was the primary drug of use in both groups. However,opiates and BDZ?s were significantly among other primarily used drugs in GT group(p<0.001). Multiple substance use was significantly more often in GT group (DS andGT respectively; %22 and %46, p:0.012). Among TMQ sub-scales, only externalvimotivation was found to be higher in DS than GT group (p<0.001); whereas in GTgroup internal motivation, interpersonal help seeking and confidence in treatmentwere higher than DS group (p:0.001, p:0.002 and p:0.001 respectively). Lifetimediagnoses of cannabis, opiate, cocain, inhalants and alcohol use disorders were foundto be different between the groups. Lifetime mood diorders also significantly differedbetween the groups (p:0.001). Axis II dignoses did not differ between the twogroups. However, diagnosis of a single personality disorder was mostly made in DSgroup (%42), whereas diagnosis of multiple personality disorders were found mostlyin GT group (%38) significantly (p<0.001). The most frequently diagnosedpersonality disorder in DS group (%38) was antisocial and borderline in the GT(%54) group, respectively. Accompanying inhalant use (p:0.045), psychosocialproblems (p:0.013 and p:0.028) and the presence of prior treatment attempts(p:0.017) in the DS group was significantly associated with negative treatmentoutcomes. The elevated scores of interpersonal help seeking sub-scale and positivepre-treatment urine toxicology were strongly associated with negative treatmentoutcomes (p:0.012 and p:0.036, respectively). An unfavorable outcome was alsoassociated with a lifetime mood disorder diagnosis (p:0.033), diagnoses of multiplepersonality disorders (p:0.025) or comorbid mood disorder diagnosis with apersonality disorder (p:0.007). All the TMQ sub-scales showed elevation forcompleters, however the increase in interpersonal help seeking and externalmotivation were significant at the end of the treatment (p:0.012 and p:0.039,respectively).DISCUSSION: In concordance with the literature, individuals in both groups werein their early adulthood and there were significant differences between the substanceuse characteristics, axis I and axis II diagnoses between the two groups. Accordingly,the GT group seemed to have a more severe profile than the DS goup. Toxicology isa valuable quantitative instrument in predicting the treatment response. Not onlysubstance use characteristics and the severity of the psychopathology, bu alsoinadequate psychosocial support is thought to have a negative influence on treatmentoutcome. Further studies should highlight underlying factors of nonconfidence intreatment.

Benzer Tezler

  1. Ulaş Sağlık Ocağı merkezinde nüfusun bazı niteliklerine ve konutların durumuna ilişkin bir çalışma

    An Investigation carried out at the Ulaş Public Health Centre concerning some characteristics of the population and housing conditions in the district of Ulaş

    EROL ŞANLI

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Halk SağlığıCumhuriyet Üniversitesi

    Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SERVET ÖZGÜR

  2. Akaryakıtla çalışan endüstriyel tav fırınlarında yanma, sıcaklık ve basıncın optimum kontrolu

    Optimum control of combustion temperature and pressure in industrial tempering furnaces working with fuel-oil

    MEHMET EROĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Makine MühendisliğiGazi Üniversitesi

    Makine Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YÜCEL ERCAN

  3. Sürücülerde kandaki alkol miktarı ile trafik kazası arası ilişki

    Başlık çevirisi yok

    Z.SEMRA GÜMRÜKÇÜ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    UlaşımGazi Üniversitesi

    Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    PROF. DR. RIDVAN EGE

  4. İç denetim açısından parasal hareketlerin kontrolü ve bir işletmedeki uygulamanın incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET ALİ DAĞTEKİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    İşletmeGazi Üniversitesi

    Maliye Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SALİH ÖZEL