Sağlık çalışanlarının ve toplumun toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili duyarlılığı
Gender equality sensitivity of health personnel and the society
- Tez No: 279909
- Danışmanlar: PROF. DR. MERAL UYSAL
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Sosyoloji, Sociology
- Anahtar Kelimeler: Toplumsal cinsiyet, Sağlık çalışanları, Kadın, Eşitlik, Duyarlılık, Ayrımcılık, Cinsel kimlik, Cinsiyet farkları, Cinsiyet rolleri, Eşitsizlik, Kadınlar, Sağlık hizmetleri, Sağlık personeli, Çalışanlar, Gender, Health personnel, Woman, Equality, Sensitivity, Discrimination, Gender identity, Gender differences, Gender roles, Inequality, Women, Health services, Workers
- Yıl: 2010
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Eğitim Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Yaşam Boyu Öğrenme ve Yetişkin Eğitimi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Halk Eğitimi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu araştırma, sağlık hizmetlerinin sunumunda sağlık çalışanlarının toplumsal cinsiyet duyarlılığına ne derecede sahip olduklarının ve sağlık hizmetlerinden yararlanma konusunda toplumun cinsiyetçi yaklaşımlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma, nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı ?betimsel? tiptedir.Araştırma evreni, Ankara ili Kızılcahamam Merkez Sağlık Ocağı bölgesindeki halk ve aynı bölgedeki hastane ve sağlık ocağında çalışan sağlık personelinden oluşmaktadır. Veriler, birinci evrenden seçilen bir örneklemden ve ikinci evrenden alınan bir çalışma grubundan elde edilmiştir. Örneklem büyüklüğü oranlı tabakalı örnekleme yöntemi kullanılarak 362 olarak hesaplanmıştır. Veriler, araştırma örneklemindeki 218 kadın ve 144 erkek katılımcıya yarı yapılandırılmış anket formu uygulanarak, çalışma grubunu oluşturan 27 sağlık personeline de derinlemesine mülakat yöntemi uygulanarak toplanmıştır. Nicel veriler SPSS programı kullanılarak, açık uçlu sorular ve görüşme yöntemi ile elde edilen nitel veriler, bir sayısallaştırma kaygısı güdülmeksizin, araştırma amaçları doğrultusunda içerik analizine tabi tutulmuştur.Katılımcıların %36.5'sı 36-45 yaş arasında olup, % 60.2'si kadın, % 39.8'i erkektir. Erkek katılımcılar en az ilkokul mezunu iken, kadınların % 11.5'i okumaz-yazmaz ya da sadece okuryazardır. Üniversite mezunu dışındaki katılımcıların eğitimlerine devam etmeme nedenleri, kadınlarda (% 49.7) ?ailelerinin izin vermemesi? iken erkeklerde ise bu seçenek daha düşüktür. Eşleri çalışmayan erkek katılımcıların % 49.3'ü eşlerinin bir işte çalışmasını istemediklerini belirtmektedir. Çalışmada ?Erkekler soyun devamını sağlar?, ?Kadınlar kendilerine uygun işleri seçmelidir? gibi cinsiyetçi kalıpyargıların yaygın olduğu saptanmıştır. Kız ve erkek çocukların sıklıkla miras, beslenme ve eğitim konularında ayrımcılığa uğradıkları, ayrıca ekonomik destek, özgürlük ve sağlık hizmetinden yararlanmada da ayrımcılıkların olduğu saptanmıştır.Sağlık hizmetlerinden yararlanmada, kadınlar personelin cinsiyetine ilişkin tercihlerde bulunmakta, özellikle üreme sağlığı hizmetlerini kadın personelden almak istemektedirler. Kadınların % 53.7'si şiddete maruz kalmakta, şiddet uygulayanlar en çok eşler olup baba ya da abi gibi ailenin erkek figürleri de şiddet uygulamaktadır. Kadın katılımcılar en çok fiziksel (% 45.9), sonra sırasıyla psikolojik (% 24.2), kontrol etme (% 13), ihmal etme (% 9.1), ekonomik (% 4.8) ve cinsel (% 3) şiddete uğramaktadırlar. Sağlık personelinin de sık olmamakla birlikte hastalarına cinsiyetleri ve sosyo-kültürel durumlarına göre ayrımcı davrandıkları ifade edilmiştir.Araştırma sonunda halkın sağlık hizmetlerinden yararlanmasında ve sağlık personelinin hizmet sunumunda halktan ve sağlık personelinden alınan verilere göre cinsiyet ayrımcı yaklaşımlar saptanmıştır. Bu durum, halkın sağlık hizmetlerinden yararlanmada cinsiyet ayrımcı yaklaşımlarının ortadan kaldırılması konusunda eğitim ihtiyacına, sağlık personelinin, halkın cinsiyet ayrımcılığı konusundaki duyarlılığını geliştirmek üzere eğitim ihtiyacına ve personelin kendi cinsiyet ayrımcı yaklaşımlarından uzaklaştırılması konusunda hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim ihtiyacına işaret etmektedir.Ancak bu çalışma bir ilçedeki halktan alınan örneklemden ve sağlık personeli olarak da bir sağlık ocağı ve bir hastanede yapılan görüşmelerden elde edilen verilerle sınırlıdır. Bu nedenle durumun daha geniş boyutlu olarak araştırılmasına ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
The aim of this research is to determine to what extent health personnel have gender sensitivity while providing health care and to detect different approaches of society to gender in the use of health services. The research in which both qualitative and quantitative research methods were employed is ?descriptive? in nature.The population of the research is formed by residents of the vicinity of Kızılcahamam Primary Health Care Center in Ankara and also by health personnel working in the hospital and Primary Health Care Center in the same area. The data were obtained from a sample chosen from the first population and a study group selected from the second population. A sample size of 362 is selected by utilizing a proportional stratified sampling method. The data were collected trough the semi structured survey questionnaire to 218 female and 144 male respondents and in-depth interviews with 27 health personnel that formed the study group. The quantitative data were analyzed with SPSS while the content analysis of the qualitative data, which were obtained by asking open-ended questions and carrying out interviews, is conducted without any concern for quantification according to the purposes of the research.While 36.5% of participants are between the ages of 36-45, 60.2% are female and 39.8% are male. Whereas the male participants are at least primary school graduates, 11.5% of females are either illiterate or mere literates. The reason for not continuing their education in the case of non-university graduates is for female participants ?getting no permission from their family?, while this option is selected rather less by male participants. 49.3% of male respondents whose wives are unemployed reported that they didn?t want their wives to have a job. The research showed that gender stereotypes such as ?men are responsible for the continuity of bloodline?, ?women should select professions appropriate for themselves? are prevalent. It is determined that girls and boys are often discriminated against in the matters of inheritance, nutrition and education and there are also discriminations in getting financial support, having freedom and using health services.In using health services, females make preferences on the basis of the gender of health personnel and they especially prefer to obtain reproductive health services from female personnel. 53.7% of females are abused by their spouses most of the time and by male figures like father or brother in their families as well. While female participants are abused physically at most (45.9%), they are also abused psychologically (24.2%), economically (4.8%), sexually (3%) and in terms of controlling (13%) and neglecting (9.1%). It is reported infrequently that health personnel have also acted discriminatively toward their patients on the basis of gender and socio-cultural situation.At the end of the research, gender discriminative approaches are shown to exist in public use of health services and in the provision of health services by health personnel according to the data obtained from health personnel and the residents. This situation indicates to the need for education in order to eradicate gender discriminative approaches in public use of health services and improve the public sensitivity for gender discrimination. It also indicates to pre-service and in-service training need for health personnel to get rid of their own gender discriminative approach.Nevertheless, the current study is limited to a sample derived from the population of a county and to the data obtained from the interviews with the health personnel of a primary health care centre and a hospital. For this reason a more comprehensive research on the situation is needed.
Benzer Tezler
- CİNSEL SUÇ DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGI SÜRECİYLE İLGİLİ OLABİLECEK MESLEK GRUPLARININ CİNSEL SUÇA YAKLAŞIMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
EVALUATION OF THE APPROACHES OF PROFESSIONAL GROUPS THAT MAY BE RELATED TO THE EVALUATION OF SEXUAL CRIME AND THE JURISDICTION OF SEXUAL CRIME
BURCU ERSOY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Adli TıpMuğla Sıtkı Koçman ÜniversitesiAdli Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YASEMİN BALCI
- Cam tavan algısının toplumsal cinsiyet eşitliği açısından değerlendirilmesi: Bir vakıf üniversitesi örneği
Evaluation of glass ceiling perception in terms of gender equality: An example of a foundation university
TUĞÇE YILDIRIM
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
Sağlık Kurumları YönetimiAcıbadem Mehmet Ali Aydınlar ÜniversitesiSağlık Yönetimi Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ BERNA EREN
- Erkek sağlık çalışanlarının toplumsal alanda emzirmeye yönelik bilgi, görüş ve yaklaşımları ile toplumsal cinsiyet algıları arasındaki ilişki
The relationship between male helathcare worker's knowledge, opinions and approaches to breastfeeding in the social spaces and their perspection of gender
FATMA TAMER
Yüksek Lisans
Türkçe
2026
Kadın Hastalıkları ve DoğumAydın Adnan Menderes ÜniversitesiDoğum, Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEVGİ ÖZSOY
- Ankara'da bir hastanenin erişkin acil servisinde çalışan hemşire ve ebelerin kadına yönelik eş şiddeti konusunda tutum ve uygulamaları ile bildirim yapma niyet/davranışlarının incelenmesi
Investigation of the relationship between attitudes and practices and intensions and behaviours to notify on spousal violence against women of nurses and midwives working in the adult emergency service of a hospital in Ankara
GAMZE GÜL BAĞCIOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
HemşirelikAnkara ÜniversitesiHalk Sağlığı Hemşireliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DENİZ ODABAŞ
- Estetik kaygısı ve operasyonlarının sosyolojik boyutları: İstanbul örneği
Sociological dimension of aesthetic concern and operations: The example of Istanbul
ASLI POLAT
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
Sosyolojiİstanbul Aydın ÜniversitesiSosyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HACI DURAN