Geri Dön

Erken membran rüptürü ve yeni doğan enfeksiyonları ile ilişkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 27493
  2. Yazar: SELDA HIZEL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. GÜLTEN TANYER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Bebek-yenidoğmuş, Enfeksiyon, Fetal membranlar-prematür rüptür, Membranlar, Rüptür, Infant-newborn, Infection, Fetal membranes-premature-rupture, Membranes, Rupture
  7. Yıl: 1993
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Hamilelik sırasında fetusu patojenlerin invazyonuna karşı koruyan önemli bariyer olan fetal membranlann erken rüptürü yenidoğan infeksiyonlan için risk faktörüdür. Erken membran rüptürü ile yenidoğan bakteriyel kontarninasyonu ve yenidoğan infeksiyonlan ile ilişkisini araştırmak amacıyla 39 erken membran rüptürlü anneden doğan bebek ve kontrol grubu olarak da 31 intakt membranlı anneden doğan bebek çalışmaya alındı. Çalışma grubunu oluşturan bebeklerin annelerinin hastaneye başvurularında Kadın Doğum ve Hastalıkları uzman doktoru tarafından steril spekulum ile yapılan muayenelerinde, posterior fornikste amniotik sıvı toplanmasının tespiti ile erken membran rüptürü tanısı konuldu. Tüm bebeklerin Doğumdan sonraki ilk 12 saat içinde, doğum ağırlığı, periferik kan beyaz küre sayısı ve mutlak nötrofil sayısı tespit edilerek, mide aspirasyon sıvısında polimorfonükleer hücre araştırması yapıldı. Doğumdan sonraki ilk 6 saati içinde boğaz, dışkı ve kan kültür örnekleri alındı. Doğumdan sonraki ikinci 24 saat içinde de gestasyonel yaş tayini yapıldı. Çalışma grubundaki olguların annelerinden hastaneye başvurularında servikal kültür alındı, tam idrar tetkiki ve beyaz küre değerlendirin eleri yapıldı. Çalışma grubundaki 39 bebekten 17' sinde ( % 44 ) boğaz kültüründe, 1 1 'inde ( % 30 ) dışkı kültüründe, T sinde ( % 18 ) kan kültüründe mikroorganizma üremesi tespit edildi. Kontrol grubunda ise 31 bebekten 3' ünde ( % 10 ) boğaz kültüründe mikroorganizma üremesi tespit edildi, dışkı ve kan kültürlerinde ise hiç bir bebekte mikroorganizma üremesi tespit edilmedi. Çalışma ve kontrol grubundaki olgular boğaz, dışkı ve kan kültürlerinde mikroorganizma üreme durumuna göre karşılaştırıldığında, iki grup arasındaki farkın anlamlı olduğu tespit edildi (p < 0.01) ( Tablo VI ). Anne servikal kültürlerinde mikroorganizma üremesi ile bebek boğaz, dışkı ve kan kültürlerin de mikroorganizma üreme ilişkisi araştırıldığında anlamlı bir ilişki saptanmadı. 52Çalışma grubundaki bebeklerin periferik kan ortalama beyaz küre değerleri ve periferik kan mutlak nötrofil sayılan ile dışkı kültür örneklerinde mikroorganizma üreme durumu arasında anlamlı ilişki olduğu görüldüğü halde, boğaz ve kan kültür örneklerinde mikroorganizma üreme durumu ile bu iki parametre arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edildi. Erken membran rüptürlü anneden doğan 39 bebeğin 18' inin ( % 46 ), intakt membranlı anneden doğan 31 bebeğin 5' inde ( % 16 ) mide aspirasyon sıvısında 5 veya daha fazla polimorfonükleer lökosit mevcut idi. Çalışma grubundaki bebeklerin mide aspirasyon sıvılarında polimorfonükleer lökosit mevcudiyetinin.kontrol grubuna göre anlamlı olarak fazla olduğu tespit edildi ( p< 0.01 ). Erken membran rüptürlü annelerden doğan bebeklere, yenidoğan infeksiyonu açısından riskli grupları belirlemek amacı ile bu ucuz ve çok kolay tanı yönteminin rutin olarak uygulanmasının gerekliliği düşünüldü. Çalışmamızda bebeğin gestasyon yaşının, doğum ağırlığının, erken membran rüptürü latent periyod süresinin ve anne beyaz küre değerinin bebeklerin boğaz, dışkı ve kan kültürlerinde mikroorganizma üreme durumu ile ilişkisi olmadığı gösterildi (Tablo VI 1 1). Çalışmamız sonuçları, erken membran rüptürlü annelerden doğan bebeklere doğumdan hemen sonra yenidoğan infeksiyonlarına yönelik tanı yöntemlerinin uygulanarak riskli bebeklerin belirlenmesi ve riskli bebeklere mümkün olan en kısa sürede yenidoğan infeksiyonlarına karşı antimikrobiyel tedaviye başlanması gerekliliğini ortaya koyması açısından önemlidir. Erken tanı ve tedavi ile yenidoğan infeksiyonlarına bağlı bebek ölümlerinin azaltılabileceği, ayrıca gereksiz tedavi ve masraftan kaçınılmış olacağı bir kez daha vurgulanmak istenmiştir. 53

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Yeni doğan konvülsiyonlu olguların prospektif değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    SARENUR TÜTÜNCÜOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge Üniversitesi

    PROF.DR. T ÖZGÜR

  2. Yenidoğan sarılığının epidemiyolojisi

    Başlık çevirisi yok

    HÜLYA ÖZGÜLEÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Aile Sağlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ASUMAN ÇOBAN(ÇELENK)

  3. Yenidoğan bebeklerin aerobik normal fekal floralarında beta-laktam antibiyotik direnci

    Beta-lactam antibiotic resistance in aerobic commensal faecal flora in newborns

    MURAT DUMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. HASAN ÖZKAN