Geri Dön

Soldan sağa şantlı doğumsal kalp hastalıklı çocuklarda doku doppler ekokardiyografi bulgularının kardiyotrofin?1 ve beyin natriüretik peptit ile ilişkisi

In children with left to right shunt congenital heart disease,the relationship of tissue doppler echocardiography findings with cardotrophin-1 and brain natriuretic peptit

  1. Tez No: 274591
  2. Yazar: BENHUR ŞİRVAN ÇETİN
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. MUSTAFA KIR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Kardiyoloji, Child Health and Diseases, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Doğumsal kalp hastalıkları, doku Doppler ekokardiyografi, kardiyotrofin-1, beyin natriuretik peptit, Ekokardiyografi-doppler, Kalp defektleri-konjenital, Kalp fonksiyon testleri, Kalp hastalıkları, Kalp yetmezliği-konjestif, Natriüretik ajanlar, Çocuk hastalıkları, Congenital heart defects, tissue Doppler echocardiography, cardiotrophin-1, brain natriuretic peptit, Echocardiography-doppler, Heart defects-congenital, Heart function tests, Heart diseases, Heart failure-congestive, Natriuretic agents, Child diseases
  7. Yıl: 2011
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Doğumsal kalp hastalıkları çocukluk çağı kalp yetmezliğinin önemli nedenlerinden biridir. Kalp yetmezliği olan hastalarda doku Doppler ekokardiyografi (DDE) gibi gelişmiş görüntüleme teknikleri ve yeni biyokimyasal belirteçler ile daha klinik bulgular ortaya çıkmadan kardiyak fonksiyon bozuklukları tespit edilebilmekte, ya da kalp yetersizliğinin derecesi belirlenebilmektedir. Çalışmamızda soldan sağa şantlı doğumsal kalp hastalıklarında doku Doppler ekokardiyografi verileri ile serum kardiyotrofin-1 (CT-1) ve beyin natriüretik peptit (BNP) düzeylerinin karşılıklı etkileşimlerini araştırmak ve adı geçen biyokimyasal belirteçlerin intrakardiyak defekt özellikleri ile değişimlerini incelemek amaçlanmıştır. Bu yolla soldan sağa şantlı doğumsal kalp hastalıklarında sol ventrikül fonksiyon bozukluklarının erken dönemde saptanmasına yararlı olabilecek parametreler elde edilmeye çalışılmıştır.Yöntem: Çalışmamızda, 1 ay?13 yaşları arasında, 45 hasta ve 23 sağlıklı çocuk incelendi. Hasta grubu içinde 19 olguda atriyal septal defekt (ASD), 17 olguda ventriküler septal defekt (VSD), 6 olguda ASD ve VSD (ASD+VSD) ve 3 olguda patent duktus arteriyozus (PDA) mevcuttu. Tüm çocuklara klasik ekokardiyografi incelemesine (iki boyutlu, M-Mode, iki boyutlu Doppler ve renkli Doppler ekokardiyografileri) ek olarak sol ventrikül (LV) serbest duvarı ve intervetriküler septum (IVS) bazal bölgelerinden DDE çalışması yapıldı. Ayrıca hem klasik hem de DDE`de elde edilen zaman aralıklarından miyokardiyal performans indeksleri (MPİ) hesaplandı. Tüm olgulardan ekokardiyografi çalışmaları ile eş zamanlı olarak kan örnekleri alındı. Plazma BNP düzeyleri kemilüminisans ve CT-1 düzeyleri de -enzyme-linked immunosorbent assay? (ELISA) yöntemleriyle ölçüldü.Bulgular: Klasik ekokardiyografi ölçümleri açısından her iki grup arasında istatistiksel bir farklılık bulunmadı. Sadece hasta grubunda mitral E/A oranının kontrol grubuna göre daha düşük olduğu görüldü (p<0,05). Buna benzer şekilde doku Doppler IVS E`/A` değerleri de hasta grubunda düşük bulundu (p<0,05). Ayrıca hasta grubu içinde klasik Doppler`den elde edilen MPİ ile intrakardiyak şant arasında pozitif korelasyon tespit edildi (p<0,001, r=0,598). Fakat şant miktarının LV DDE MPİ değerlerini etkilemediği görüldü. VSD ve ASD+VSD grubunda mitral E/IVS DDE E` değerinin kontrol grubuna göre arttığı saptandı (p<0,05). Ayrıca tüm hasta grubu içinde bu oranının intrakardiyak şant miktarı ile pozitif doğrusal bir ilişkisi olduğu gösterildi (p=0,015, r=0,375). BNP düzeyleri ile intrakardiyak şant arasında pozitif korelasyon bulunmasına rağmen (p<0,001, r=0,50) BNP`nin diğer ekokardiyografi parametreleri ile herhangi bir ilişki saptanamadı. Hasta grubunda CT-1 ile şant miktarı arasında (p<0,02, r=0,35), ASD grubunda da CT-1 ile defekt çapı arasında pozitif korelasyon saptandı (p<0,05, r=0,49). Ayrıca, geniş VSD`li olgularda CT-1 düzeyi kontrole göre yüksekti (p<0,05). Şant miktarı yüksek olan grupta (pulmoner kan akımı/sistemik kan akımı: Qp/Qs >2) CT-1 ile EF ve FS arasında negatif korelasyon bulundu (p<0,00001, r=0,71). Ancak CT-1 ve BNP ile her iki yöntemle ölçülen MPİ arasında herhangi ilişki görülmedi. ASD`li hastalarda mitral E/IVS DDE E` ile CT-1 arasında negatif korelasyon (p<0,01, r= -0,68), VSD`li hastalarda da IVS DDE E`/A` ile CT-1 arasında pozitif korelasyon saptandı (p<0,05, r=0,52).Sonuç: Çalışmamızda sol ventrikül fonksiyonlarının değerlendirilmesinde klasik Doppler ve doku Doppler ekokardiyografi parametrelerinin birlikte kullanılmasının ventrikül disfonksiyonlarını daha iyi yansıtabileceği görüldü. Ayrıca kalp yetmezliğinin değerlendirilmesinde, erişkinlerde birçok kalp hastalığında kullanılmasına rağmen çocuklarda bu konuda daha önce hiç çalışılmamış olan CT-1`in hasta grubunda yükselmiş olduğu bulundu. Bunun yanı sıra intrakardiyak şantı fazla, yetmezlik riski yüksek olan grupta da ekokardiyografik parametreleri ile CT-1`in ilişkili olduğunun gösterilmesi bu biyokimyasal belirtecin soldan sağa şantlı kalp hastalıklarında erken dönemde kardiyak disfonksiyonun bir göstergesi olarak kullanılabileceğini düşündürdü. Sonuç olarak CT-1, erişkinlerde olduğu gibi çocuklardaki kalp yetmezliğinin değerlendirilmesinde de kullanılmaya aday bir belirteçtir. Ancak, çocukluk çağında CT-1 ile kalp fonksiyonları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak için daha fazla sayıda hastanın incelendiği prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Aim: Congenital heart disease is one of the major reasons of heart failure in children. In children with heart failure by means of advanced imaging methods like tissue Doppler echocardiography and new biochemical markers, cardiac dysfunction can be detected before clinical signs appear and degree of heart failure can be determined. In our study we aimed to examine the interaction of tissue Doppler echocardiography findings with serum cardiotrophin-1 (CT-1) and brain natriuretic peptide (BNP) levels in congenital heart diseases with left to right shunt and analyse the alterations of mentioned biochemical markers with intracardiac defect features. By this way we tried to obtain parameters that can be useful in early detection of left ventricule dysfunction in left to right shunt congenital heart diseases.Method: In our study, between the ages of 1 month and 13 years, 45 patients and 23 healthy children were investigated. In patient group, 19 patients had atrial septal defect (ASD), 17 patients had ventricular septal defect (VSD), 6 patients had ASD and VSD (ASD+VSD) and 3 patients had patent ductus arteriosus (PDA). To all children, additionally to classical echocardiographic assessments (two dimensional, M-Mode, two dimensional Doppler and colour Doppler echocardiography), tissue Doppler echocardiography (TDE) study was performed, from the basal regions of left ventricular (LV) lateral wall and interventricular septum (IVS). Myocardial performance indices (MPI) were calculated with time intervals obtained from both classical and tissue Doppler echocardiographies. In all cases, blood samples were obtained simultaneously with the echocardiography studies. Plasma BNP was determined by chemiluminescence immunoassay and CT-1 was determined by an enzyme-linked immunosorbent assay.Results: In the terms of classical echocardiography measurements, there was no statistical difference between the two groups. Only in patient group, mitral E/A ratio was lower than control (p<0,05). And similarly, TDE IVS E`/A` was also lower in patient group (p<0,05). TDE MPİ was positively correlated with intracardiac shunt in patient group (p<0,001, r=0,598). But, we saw that, amount of the shunt had not effect to the LV TDE MPI measurements. In the VSD and ASD+VSD groups, mitral E/IVS TDE E` ratio was higher than control group (p<0,05). And also in the general patient group, we showed a positive correlation between mitral E/IVS TDE E` ratio and intracardiac shunt (p=0,015, r=0,375). Although there was a positive correlation between BNP and intracardiac shunt (p<0,001, r=0,50), we didn`t find any correlations between BNP and other echocardiography parameters. In patient group, CT-1 was positively correlated with intracardiac shunt (p<0,02, r=0,35) and in ASD group CT-1 was correlated with diameter of the defect (p<0,05, r=0,49). And in patients with large VSD, CT-1 was higher from control group (p<0,05). We also found that in the higher intracardiac shunt group (pulmonary/systemic blood flow ratio is >2), CT-1 was negatively correlated with EF and FS (p<0,00001, r=0,71). But there weren`t any correlations between MPI, which was calculated by both two modalities, and CT-1 or BNP. In ASD group, CT-1 was negatively correlated with mitral E/IVS TDE E` (p<0,01, r=-0,68) and in VSD group, a positive correlation between IVS TDE E`/A` and CT-1 was determined (p<0,05, r=0,52).Conclusion: In our study it was determined that for the evaluation of left ventricule functions using classical Doppler and tissue Doppler echocardiography parameters together was better in reflecting the ventricule dysfunctions. Additionally, CT-1 which has been never studied in children before in spite of its use for assessment of heart failure in many cardiac diseases of adult, was higher in patient`s group. Furthermore, in patients with large intracardiac shunt and high risk of failure, pointing out the relation of echocardiographic parameters with CT-1 suggested the use of this biochemical marker as an indicator of cardiac dysfunction in left to right shunt heart diseases in an early period. In conclusion CT-1, is a marker that is candidate to be used in assessment of heart failure in children as in adults. However, prospective researches with greater number of patients are necessary to display the relationship between CT-1 and cardiac functions in childhood.

Benzer Tezler

  1. Pulmoner hipertansiyon etyopatogenezinde prostasiklin ve lökotrien C4'ün rolü

    Possible role of leukotrien C4 and prostacyclin in the development of pulmonary hypertension

    ÜLKÜ AYBERK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  2. İnguinal hernili çocuklarda goldstein testi uygulanması

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET PUL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı

  3. Nonfonksiyone böbrekte ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi bulgularının değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    HÜSEYİN SOYDAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OKTAY ÇOKYÜKSEL

  4. Türk kolemanitlerinin termal elektrolizi ile kalsiyum hekzaborür eldesi

    Electrochemical production of calcium boride from Turkish colemanite

    A.BAHATTİN SOYDAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Kimya Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    PROF. DR. H. İBRAHİM ÖZDEMİR

  5. Değişken kesitli elemanlara sahip düzlem taşıyıcı sistemlerin rijitlik matrisi yöntemi ile çözümü

    Başlık çevirisi yok

    İBRAHİM AKGÜNLER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    İnşaat MühendisliğiÇukurova Üniversitesi

    İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERHAN KIRAL