Eski Mısır dininde Tanrı ve öte dünya inancı
Beliefs of God and the after-life in ancient Egyptian religion
- Tez No: 274272
- Danışmanlar: PROF. DR. HİDAYET IŞIK
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Din, Tarih, Religion, History
- Anahtar Kelimeler: Eski Mısır, Tanrı, Öte Dünya, Politeizm, Panteon, Tanrılar Mahkemesi, Maat, Ölüler Kitabı, Duat, Olumsuz İtiraf, Firavun, Din, Din anlayışı, Dinler tarihi, Dünya, Dünya görüşü, Eski Çağ, Mısır, Tanrı anlayışı, Ölüm, Ancient Egypt, god, afterlife, polytheism, pantheon, court of gods, Ma'at, Duat, Negative Confession, Religion, Understanding of religion, History of religions, World, World view, Old Age, Egypt, God understanding, Death
- Yıl: 2010
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Selçuk Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Dinler Tarihi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Tarihi devirlerden bizlere miras kalan en büyük uygarlıklardan birisi hiç kuşku yok ki Eski Mısır Uygarlığıdır. M.Ö. 3100 yıllarına dayanan bu köklü uygarlık sadece eski olduğu için değil, neredeyse otuzdan fazla hanedanlık sayısı ve asırları içine alan sürekliliği ile de ilgileri üzerine çekmektedir. Eski Mısır Uygarlığı, ?Tanrı ve Öte Dünya İnancı?nı odak noktasına almış dini bir yapı sergilemektedir. Tam bir politeizm diyemeyeceğimiz, bazen de monoteist ya da henoteist karaktere bürünen tanrı anlayışı sayesinde Mısırda geniş bir tanrılar panteonu oluşmuştur. Mısırlı birey, bazıları genel bazıları yerel olan bu ilahlara daima saygı duymuş, onlara karşı sonsuz bir inanç beslemiş ve bu inancı, öte dünyada var oluşun ve tanrılaşmanın mertebesi olarak görmüştür. Tanrılar mahkemesinde kendisini bekleyen yargılamaya karşı dünyada ?Maat?ın yani yasa ve düzenin ilkelerine uyması gerektiğini bilmiş, yargılanmayı ise; gerekli dualar okunduğu, muskalar taşındığı, sihirli sözler söylendiği ve elbette ki mezara Ölüler Kitabı konduğu takdirde pek de korkulacak bir hadise olarak görmemiştir. Bu ritüeller yerine geldikten sonra Mısırlı zaten ?Duat? alemine yani alt dünyaya ait olacak, cennetin sınırsız tarlalarında gezinecek ve geceleri Ra'nın kayığını izleyerek zevk ve neşe duyacaktır. Dünyada bıraktığı evladı, dostu vb. ise onun mezarına yiyecek, içecek koymayı ihmal etmeyip ismini hep söylenir kılacağı için ölü ne yemek sıkıntısı çekecek ne de öte dünyada muzdarip olacaktır. Öte dünya, gereken ?Olumsuz İtiraf?lar yapılıp, tanrıların adı bilindikten sonra, mutlular diyarından başka bir şey değildir. Bunları yapmayanlar ise cehennemin kaynayan kazanlarına atılır ki, bu bir Mısırlı için düşünülecek en kötü sondur.
Özet (Çeviri)
One of the most significant civilizations that history has bequested to us, undoubtedly, is the Ancient Egyptian Civilization. This rooted civilization which dates back to 3100 B.C. stands out not only due to its antiquity, but also due to its more than thirty dynasties as well as its centuries-long persistance. The Ancient Egyptian Civilization presents a religios structure that places the belief of ?God and the Hereafter? at its focus. A wide pantheon of gods has emerged in Egypt as a result of its conception of god that is not exactly a polytheism, neither monotheism, nor henotheism. The Egyptian individual has always given respect to these gods?some of which were general and some local?, has developed absolute belief for them, and has interpreted this belief as the herald of existance in the afterlife, and to becoming god. The Egyptian had known that in order to prepare for the judgement that awaits him at the court of gods, he had to obey the rules of ?Ma'at?, i.e. of law and order; and has seen judgement as an event that is worth no worries as long as the necessary prayers are read, charms are made, magic words are said, and of course the Book of the Dead is placed in the tomb. When these rituals are complete, the Egyptian will belong to the world of ?Duat?, i.e. the underworld, will walk through the endless fields of heaven, and will feel pleasure and joy as he watches the boat of Ra by night. Also because his children, friends, etc. would bring food, drinks, and thus make his name remembered, the dead will feel neither hunger, nor suffering in the afterlife. As long as the ?Negative Confessions? are made, and the names of gods are known, the afterlife would be nothing but a land of the merry. Those who do not, however, will be thrown into the boiling caldrons of hell, which is the worst possible end for an Egyptian.
Benzer Tezler
- Recep Peker'in siyasal sosyal ve ekonomik görüşleri
Başlık çevirisi yok
LÜTFİYE İLDAN
Doktora
Türkçe
1989
Siyasal BilimlerAnkara ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BÜLENT DAVER
- Makyavelizm ve Christopher Marlowe'dan makyavelist bir oyun: The Jew of Malta
Başlık çevirisi yok
İBRAHİM YEREBAKAN
Yüksek Lisans
Türkçe
1988
Sahne ve Görüntü SanatlarıAtatürk ÜniversitesiBatı Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. YILDIZ AKSOY
- Babillerin dini tarihi
Religious history of the Babylonists
AYŞE TÜRKMEN KÖKSAL
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
DinKilis 7 Aralık ÜniversitesiFelsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ABDULLAH ALTUNCU
- Yahudi ve Hıristiyan kutsal metinlerinde kadının başını örtmesi
Woman's head covering in the Jewish and Christian scriptures
NUH YILMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2007
DinSakarya ÜniversitesiFelsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF.DR. ALİ ERBAŞ
- Erken Hristiyan ve ilk Bizans resim ve kabartma sanatında kaynak ve okullar (2 cilt)
Sources and school of painting and sculpture during the early Christian and first Byzantine period
AHMET MEHMET KİPMEN