Geri Dön

İskemik ve non-iskemik kardiyomiyopati hastalarında karvedilol ve metoprololün kardiyak dissenkroni üzerine etkileri

Effects of carvedilol and metoprolol on cardiac dyssynchrony in patients with ischaemic and non-ischaemic cardiomyopathy

  1. Tez No: 267472
  2. Yazar: İDRİS ARDIÇ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ALİ ERGİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Kalp yetmezliği, Heart failure
  7. Yıl: 2010
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Erciyes Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Kalp yetmezliği mortalite ve morbiditesi yüksek bir hastalık olup 65 yaş üzeri hastalarda en sık hastaneye yatış nedenidir. Kalp yetmezliği patogenezinde önemli yere sahip olan yeniden şekillenme, hastaların yaklaşık % 30'unda sistolik fonksiyonları bozmanın yanında ileti sistemini de etkileyerek sol ventrikülün lateral bölgelerinin geç aktivasyonuna neden olur. Kalp yetmezliğine intraventriküler ileti gecikmesinin eklenmesi mortalite artışına klinik olarak kötüleşmeye neden olur. Bu çalışmada iskemik ve non-iskemik kardiyomiyopati (KMP) hastalarında karvedilol ve metoprololün intravenriküler ve interventriküler dissenkroni üzerine etkilerini karşılaştırmayı amaçladık.Hastalar ve yöntem: İskemik ve non-iskemik kardiyomiyopati tanısı alan ve intraventriküler dissenkroni tespit edilen 108 hasta QRS sürelerine bakılmaksızın çalışmaya alındı. İskemik kardiyomiyopatili 54 ve non-iskemik dilate kardiyomiyopatili 54 hasta 27 kişilik gruplar halinde karvedilol ve metoprolol kolu olmak üzere 4 gruba randomize edildi. Tüm hastalara ß-bloker başlanmadan önce, başlandıktan 1 ay ve 6 ay sonra konvansiyonel ekokardiyografik değerlendirme ve dissenkroni değerlendirmesi yapıldı. Sol ventrikülün üç duvarının (septum, lateral, posterior) bazal bögelerinden yapılan ölçümlerde herhangi ikisi arasında 60 ms'nin üzerinde fark olması intraventriküler dissenkroni olarak tanımlandı. Sol ventrikül ve sağ ventrikül çıkım yolundan elde edilen preejeksiyon zamanları arasındaki farkın 40 ms'den uzun olması ise interventriküler dissenkroni olarak tanımlandı.Bulgular: Yüzsekiz hastadan 14'ü çalışma protokolünü tamamlayamadı. Çalışmayı tamamlayan 94 hastadan 47'si iskemik KMP (23'ü karvedilol, 24'ü metoprolol) ve 47'si non-iskemik KMP (23'ü karvedilol, 24'ü metoprolol) grubunda yer aldı. İskemik karvedilol grubunda ortalama ß-bloker dozu 17.1 mg/gün iken, non-iskemik karvedilol grubunda ß-bloker dozu 18.0 mg/gün idi. İskemik metoprolol grubunda ortalama ß-bloker dozu 63.2 mg/gün iken, non-iskemik metoprolol grubunda ß-bloker dozu 60.7 mg/gün idi. Her iki gruptaki hastaların bazal karakteristikleri birbirine benzerdi. Birinci aydan başlayarak hem iskemik hem de non-iskemik grubunda intraventriküler gecikmede azalmalar oldu. Altı ay sonunda intraventriküler gecikme iskemik grubunda 69 ± 8 ms' den 65 ± 5 ms'ye (p<0.001) non-iskemik grubunda 68 ± 7 ms'den 59 ± 8 ms'ye (p<0.001) geriledi. İntraventriküler gecikmedeki bu azalma non-iskemik KMP grubunda daha anlamlı idi (p=0.001). Ejeksiyon fraksiyonu hem iskemik KMP grubunda (%31 ± 6'dan %33 ± 4'e, p=0.04), hemde non-iskemik KMP grubunda anlamlı düzeyde arttı (%32 ± 6'dan %38 ± 5'e, p<0.001). Ejeksiyon fraksiyonundaki bu artma non-iskemik KMP grubunda daha anlamlı idi (p=0.001). Başlangıçta her iki grupta da 2.2 ± 0.4 olan NYHA sınıfı ortalaması iskemik KMP grubunda 1.7 ± 0.6'e (p<0.001) , non-iskemik KMP grubunda 1.5 ± 0.5'e geriledi (p<0.001). Çalışma sonundaki NYHA fonksiyonel kapasitesindeki düzelme non-iskemik KMP grubunda daha anlamlı idi (p=0.04). İskemik ve non-iskemik KMP hasta grubları kendi içinde kullandıkları tedaviye göre karşılaştırıldıklarında, bu parametrelerdeki düzelmeler hem karvedilol hemde metoprolol gruplarında benzer idi (p>0.05).Yorum: Bu çalışma iskemik ve non-iskemik kardiyomiyopatili hastalarda karvedilol ve metoprololün intraventriküler ve interventriküler dissenkroniyi düzelttiğini göstermiştir. Kardiyak dissenkroninin düzelmesinde kullanılan beta-blokerden çok kardiyomiyopatinin etyolojisinde iskeminin bulunup bulunmamasının daha önemli olduğunu bu çalışma göstermiştir.

Özet (Çeviri)

Aim: Heart failure is associated with marked mortality and morbidity and still remains the most frequent cause of hospitalizations in patients over 65 years of age. In approximately 30 percent of patients with chronic heart failure, remodelling depresses cardiac contractility and also affects the conduction system and leads to late activation of the lateral regions of the left ventricular chamber. In patients with heart failure, the evidence of intraventricular conduction delay is known to be associated with clinical instability and increased risk of death. The aim of the present study was to investigate the effects of carvedilol and metoprolol over intraventricular and interventricular dyssynchrony in patients with ischaemic and non-ischaemic cardiomyopathy (CMP).Patients and method: 108 patients with cardiomyopathy and mechanical intraventricular asynchrony were enrolled in the study irrespective of QRS duration. Patients (n=94) were grouped by cardiomyopathy aetiology (ischaemic CMP n=47 vs. non- ischaemic CMP n=47). Ischaemic 23 and non-ischaemic 23 patients were randomized to carvedilol twice daily and ischaemic 24 and non-ischaemic 24 patients to metoprolol once daily. Conventional echocardiographic measurements and evaluation of mechanical intraventricular and interventricular asynchrony were performed prior to and at 1 and 6 months after initiation of ß-blocker therapy. Intraventricular electromechanical dysynchrony was defined if the time difference between the shortest and longest electromechanical delays among basal segments of three LV walls (septum, lateral, posterior) exceeded 60 ms. The comparison of LV ejection delay with right ventricular ejection delay is known as the interventricular mechanical delay, which is measured as the time difference from onset of LV ejection to onset of right ventricular ejection using pulsed Doppler in the right ventricular outflow tract. An interventricular dyssynchrony difference of over 40 ms is considered as significant dyssynchrony.Results: Fourteen of 108 patients did not complete the study protocol. Therefore, statistical analysis was performed in 94 patients (47 in ischaemic CMP group and 47 in non-ischaemic CMP group). The mean maintenance dose of ß-blocker was 17.1 mg/day in ischaemic CMP group and 18.0 mg/day in non-ischaemic CMP group. Baseline characteristics were similar between two groups. Both carvedilol and metoprolol reduced intraventricular mechanical delay beginning from the first month of treatment. At the end of 6 months intraventricular delay decreased from 69 ± 8 ms to 65 ± 5 ms (p<0.001) in ischaemic CMP group and 68 ± 7 ms to 59 ± 8 ms (p<0.001) in non-ischaemic CMP group. Intraventricular delay was significantly lower in non-ischaemic CMP group compared to ischaemic CMP group (p<0.001). Ejection fraction increased significantly in both ischaemic (31 ± 6 to 33 ± 4 , p=0.04) and non-ischaemic CMP groups (32 ± 6 to 38 ± 5 , p<0.001). Ejection fraction was significantly higher in non-ischaemic CMP group compared to ischaemic CMP group (p=0.001). Mean NYHA class which was 2.2 ± 0.4 in two groups at baseline, decreased to 1.7 ± 0.6 (p<0.001) in ischaemic CMP group and 1.5 ± 0.5 (p<0.001) in non-ischaemic CMP group. Mean NYHA class significantly more improved in non-ischaemic CMP group than ischaemic CMP group (p=0.04). Improvements in these parameters were similar in both carvedilol and metoprolol groups when ischaemic and non-ischaemic CMP groups were compared to each other. (p>0.05).Conclusion: The present study demonstrates the beneficial effects of carvedilol and metoprolol on intraventricular dyssynchrony in patients with ischaemic and non-ischaemic cardiomyopathy. In this study, it has shown that presence of ischaemic aetiology is more important than used beta blocker therapy in recovery of cardiac dyssynchrony.

Benzer Tezler

  1. İskemik ve non-iskemik dilate kardiyomiyopati hastalarında aortun elastik özellikleri ve desendan aorta renkli M-mode propagation velositesi (APV)'nin araştırılması

    Investigation of aortic elastic parameters [aortic distensibility (AD) and aortic strain (AS)] and aortic propagation velocity in dilated cardiomyopathy patients with or without critical coronary artery disease

    MESUT GİTMEZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    KardiyolojiHarran Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALİ YILDIZ

  2. Non iskemik dilate kardiyomiyopati hastalarında sağ ventrikül sistolik fonksiyon bozukluğunu öngördüren ekokardiyografik parametrelerin incelenmesi, fonksiyonel kapasite ve serum BNP düzeyleri ile korelasyonu

    Predictors of right ventricular systolic dysfunction in non-ischemic dilated cardiomyopathy, correlation with functional capacity and serum BNP levels

    İBRAHİM OĞUZ KARACA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ METİN ESEN

  3. İskemik ve non iskemik kardiyomiyopatili hastalarda diürnal kan basıncı değişimi

    Diurnal blood pressure pattern in pateinte with iscemic and dilate cardiyomyopaty

    ERCAN TAŞTAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    KardiyolojiDicle Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. M. SERDAR SOYDİNÇ

  4. Non-iskemik dilate kardiyomyopatili hastalarda 2 boyutlu speckle tracking ekokardiyografi ile değerlendirilen sol atriyum fonksiyonlarının e/e' ve b-tip natriüretik peptid düzeyleri ile ilişkisi

    The relationship of e/e' and bnp levels with left atrial functions that is assessed by 2d-speckle echocardiography in patients with nonischemic dilated cardiomyopathy.

    AHMET GÜLER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    KardiyolojiSağlık Bakanlığı

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CEVAT KIRMA

  5. Hemodiyaliz hastalarında sol ventrikül hipertrofisine etki eden faktörler; otonom nöropatinin rolü

    The factors affecting left ventricular hypertrophy in haemodialysis patients; the effect of autonomic neuropathy

    LÜTFİYE DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Nefrolojiİstanbul Üniversitesi

    Dahili Tıp Bilimleri Bölümü

    PROF. DR. ALAATTİN YILDIZ