Rekürren aftöz stomatitli hastalarda tiroid fonksiyon testleri ve tiroid otoantikor düzeyleri
Thyroid function tests and levels of thyroid autoantibodies in recurrent aphthous stomatitis
- Tez No: 260662
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ÖMER ÇALKA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Dermatoloji, Dermatology
- Anahtar Kelimeler: Rekürren aftöz stomatit, tiroid, otoimmünite, Nüks, Stomatit, Tiroid bezi, Tiroid fonksiyon testleri, Tiroid hastalıkları, Recurrent aphthous stomatitis, thyroid, autoimmunity, Recurrence, Stomatitis, Thyroid gland, Thyroid function tests, Thyroid diseases
- Yıl: 2010
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Yüzüncü Yıl Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: Rekürren aftöz stomatit (RAS), periyodik olarak oral kavitede ortaya çıkan tek veya çok sayıda, ağrılı, minör, majör veya herpetiform ülserler ile karakterize inflamatuar bir hastalıktır. Son zamanlarda otoimmün kökenli olduğunu destekleyen oldukça önemli kanıtlar bulunmasına rağmen kesin bir etiyolojik faktörden söz etmek mümkün olmamaktadır.Amaç: Bu çalışmamızda RAS'lı hastalarda tiroid fonksiyon testlerini ve tiroid otoantikor düzeylerini değerlendirerek tiroid bezinin etkilenmiş olup olmadığını ve RAS etiyolojisinde yer alan otoimmün etiyopatogenezi destekleyebilecek bulguların varlığını araştırdık.Materyal ve Metod: Çalışmaya Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Polikliniği'nde RAS tanısıyla takip edilen 65'i bayan ve 25'i erkek 90 hasta ve 19'u bayan 11'i erkek 30 sağlıklı gönüllü alındı. Serum TSH, serbest ve total triiodotironin (sT3, TT4), serbest ve total tiroksin (sT4, TT4), tiroglobulin düzeyleri ve anti-tiroid peroksidaz antikor (Anti-TPO) ve anti-tiroglobulin antikor (Anti-TG) düzeylerine bakıldı. Ayrıca tiroid ultrasonografileri çekilerek tiroid bezi büyüklük, nodül oluşumu ve parankim homojenitesi açısından değerlendirildi. Hasta ve sağlıklı kontrol grubunun sonuçları karşılaştırıldı.Bulgular: RAS tanılı hasta grubunda kontrol grubuna oranla sT3, TT3 yüksek ve sT4 düşük, anti-TG düzeyleri yüksek ve anti-TPO düzeyleri de anlamlıya yakın olarak yüksekti (p<0.05). RAS grubundaki hastaların %31,11'inde tiroid otoantikor düzeylerinin her ikisinde veya birinde pozitiflik ve %28,8'inde değişik boyut ve sayıda nodül tespit edildi ve kontrol grubu ile aralarında istatistiksel olarak anlamlı farlılık vardı (p<0.05). Nodüllü grupta sT4 düzeyleri düşük, TSH, anti-TPO ve anti-TG düzeyleri nodül olmayan gruba göre anlamlı olarak yüksekti (p<0.05). Ayrıca nodül tespit edilen grupta hastalık süresi ortalama 7,88 yıl iken nodül tespit edilmeyen grupta 4,69 yıldı bu farklılık da istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0.05). RAS'ın süresi attıkça; sT3, TT3 düzeyleri azalmakta ve TSH düzeyleri ise artmaktaydı. RAS'lı hastaların %13'ünde tiroid bezinde heterojenite, %4,44'ünde subklinik hipotiroidi ve %3,33'ünde de subklinik hipertiroidi vardı ve kontrol grubuyla karşılaştırıldığında aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark vardı (p<0.05).Sonuç: Sonuçlarımız RAS'ın otoimmün kökenli olabileceği düşüncesini destekler niteliktedir. Çalışmamızın, hastalara ızdırap veren bu ağrılı ülserlerin etiyolojisine ve tedavisinde yenilik ve değişikliklere yönelik gelecekte yapılacak çalışmalara katkısı olabileceğini umuyoruz.
Özet (Çeviri)
Background: Recurrent aphthous stomatitis (RAS) is an inflammatory disease characterized by the single or multiple painful, minor, major or herpetiform ulcers that reccurs periodically in oral cavity . Although recently there are important evidences supporting the autoimmune origin, it is not possible to speak of a definite etiological factor.Objective: In this study by evaluating the levels of thyroid function tests and thyroid autoantibodies in patients with RAS we have investigated whether the thyroid gland has been affected or not and we investigated presence of the findings that may support an autoimmune etiopathogenesis in the etiology of the RAS.Materials and Methods: Ninety patients consisting of 65 females and 25 males followed up with diagnosis of RAS in policlinic of Dermatology and Venereal Diseases Department, Faculty of Medicine, Yüzüncü Yıl University and 30 healthy volunteers consisting of 19 females and 11 males were included in this study. Levels of serum thyroid stimulating hormone (TSH), free and total triiodothyronine (FT3, TT4), free and total thyroxine (FT4, TT4), thyroglobulin, anti-thyroid peroxidase antibody (anti-TPO) and anti-thyroglobulin antibody (anti-TG ) were evaluated. Also by thyroid ultrasonography thyroid gland size, nodule formation, parenchymal homogenity were evaluated. Results of patients and healthy control groups were compared.Results: In patients with RAS diagnosis FT3, TT3 levels were high and FT4 level was low, anti-TG levels were high and anti-TPO levels were high close to significant, compared to control group (p <0.05). In group of RAS in 31.11% of patients one or both thyroid autoantibody levels were positive and in 28.8% of patients nodules with different sizes and numbers were detected and they were statistically significantly different from control group (p <0.05). In the group with nodules FT4 levels were low, TSH, anti-TPO and anti-TG levels were significantly higher than the group without nodules (p <0.05). While the mean disease duration was 7.88 years in group of patients with nodules, in the group of patients without nodules it was 4.69 years and this difference was statistically significant (P <0.05). FT3, TT3, and TSH levels were reducing with increasing duration of RAS. In patients with RAS there was heterogeneity in thyroid gland in 13%, subclinical hypothyroidism in 4.44 % and subclinical hyperthyroidism in 3.33 %. And when compared with the control group there was a statistically significant difference (p <0.05).Conclusion: Our results support the concept that RAS has an autoimmune origin. We hope that our study will contribute to further studies that will be condcted in the future on etiology and treatment of this afflicting painful ulcerative disease in respect to innovations and changes.
Benzer Tezler
- Çocukluk çağında rekürren aftöz stomatit'in klinik ve laboratuvar özelliklerinin değerlendirilmesi
Assesment of clinic and labarotary charactersitics of recurrent aphtous stomatitis in children
ASLIHAN ZARARSIZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıCumhuriyet ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖMER CEVİT
- Rekürren aftöz stomatitli hastalarda helicobacter pylori insidansı ve eradikasyon tedavisinin rekürrens üzerine etkisi
The incidence of helicobacter pylori in recurrent aphthous stomatitis patrents and the effects of eradication of helicobacter pylori on the recurrence
ŞEMSETTİN KARACA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2002
Dermatolojiİnönü ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUAMMER EŞREFOĞLU
- Rekürren aftöz stomatitli hastalarda D vitamini düzeylerinin hastalık üzerine etkisinin değerlendirilmesi
The evaluation of the impact of vitamin D levels in patients with recurrent aphthous stomatitis
TUĞBA YÜLEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
DermatolojiKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. PERİHAN ÖZTÜRK
- Dental girişim uygulanmış hastalardaki oral mukoza lezyonlarında kontakt alerjinin rolü
Role of contact allergy in patients with a history of dental procedure which have oral mucosal lesions
HATİCE ERDEM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
DermatolojiUludağ ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EMEL BÜLBÜL BAŞKAN
PROF. HAYRİYE SARICAOĞLU