POP-Q evre 3-4 pelvik organ prolapsusunda klasik cerrahi uygulamaların, minimal invaziv yaklaşımla ön veya arka mesh uygulamasının prolapsus tedavisi ve yaşam kalitesi üzerine başarısının karşılaştırılması
Comparison of the accomplishment on life quality and prolapsus treatment of,traditionally surgery implementation with pront or back mesh implementetion by minimal invasive approach;on POP-Q Stage 3-4 pelvic organ prolapsus.
- Tez No: 260403
- Danışmanlar: DOÇ. DR. YAKUP KUMTEPE
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Prolapsus, mesh, Cerrahi meş, Cerrahi-ürogenital, Pelvik organ prolapsusu, Postoperatif komplikasyonlar, Uterus prolapsı, Yaşam kalitesi, Prolapse, mesh, Surgical mesh, Surgery-urogenital, Pelvic organ prolapse, Postoperative complications, Uterine prolapse, Quality of life
- Yıl: 2010
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Atatürk Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: POP her yıl tüm dünyada yapılan binlerce jinekolojik cerrahi girişimlerden sorumludur. Tüm major jinekoljik ameliyatların %10-20 sini prolapsus ameliyatları oluşturmaktadır. Cerrahide, anatomiyi değiştiren operasyonlar, yerini anatomiyi restore eden ameliyatlara bırakmıştır.Bu çalışmada, POP-Q evre 3-4 pelvik organ prolapsusunun tedavisinde klasik cerrahi uygulamalar ile transvaginal mesh uygulamalarının anatomik sonuçları, komplikasyonları ve yaşam kalitesine olan katkıları karşılaştırıldı.Materyal metod: Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Aziziye Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde, 2006-2010 yılları arasında, evre 3-4 POP nedeniyle sakropinos ligament fiksasyonu (SSLF) yapılan 33, abdominal sakrokolpopeksi (ASC) yapılan 28, vaginal mesh (VMP) uygulanan 27 hasta çalışmaya alındı. Hastalara ait demografik özellikler, operasyona ilişkin bilgiler, erken minör ve major komplikasyonlar kaydedildi. Preoperatif ve postoperatif iki defa hastalar muayene edilerek, POP-Q sistemine göre muayene bulguları kaydedildi ve POP-Q evreleri belirlendi. Preoperatif ve postoperatif iki kontrolde de hastalara P-QoL, IIQ-7, UDI-6 anketleri uygulandı. Preoperatif ve postoperatif iki kontrolde disparanü, stres ve urge inkontinans sorgulandı. Geç minör ve major komplikasyonlar yönünden hastalar değerlendirildi. Postoperatif olarak tüm kompartmanlarda POP-Q evre O, 1 veya 2 şeklindeki sonuçlar başarılı olarak değerlendirildi.Bulgular: VMP'nin ortalama süresi, ASC'nin ortalama süresine göre anlamlı olarak kısa bulundu.VMP'de ASC ve SSLF'ye göre operasyonda kan kaybı anlamlı olarak daha az bulundu. Komplikasyon oranları, denova inkontinans, denova disparanü yönünden üç grup arasında anlamlı bir fark tespit edilmedi. Operasyonun anatomik sonuçları, yaşam kalitesine etkileri, hasta memnuniyeti yönünden üç grup arasında anlamlı bir fark bulunmadı. Her üç prosedürde semptomatik ve anatomik düzelme anlamlı olarak yüksek bulundu.Sonuç: Operasyon süresinin daha kısa olması, operasyonda kan kaybının daha az olması, komplikasyon oranının diğer prosedürlerden farklı olmaması, semptomatik ve anatomik olarak anlamlı düzelme sağlaması nedeniyle POP tedavisinde mesh prosedürleri tercih edilebilir. Fakat bu konuda daha çok hasta sayısını içeren randomize çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Aim: POP is responsible for thousands of gynecological surgery procedures all around the world every year. Surgery for prolapse constitutes 10-20% of all major gynecological operations. In surgery, operations which restore the anatomy have taken the place of the ones that change the anatomy.In this study, which was performed on cases with POP-Q stage 3-4 pelvic organ prolapse, classical surgical procedures and transvaginal mesh procedures were compared in terms of anatomical results, complications and contribution to quality of life.Material and Methods: Patients who were operated with the indication of Stage 3-4 POP between 2006-2010 in Ataturk University Obstetrics and Gynecology Clinic; 33 with sacrospinous ligament fixation (SSLF), 28 with abdominal sacrocolpopexy (ASC), 27 with vaginal mesh procedures were included to the study. Demographic features of the patients,operational information,early minor and major complications were recorded. Patients were examined before and after the operation, findings were recorded according to the POP-Q system and POP-Q stages were determined. In both pre- and postoperative examinations PQoL, IIQ-7 and UDI-6 questionnaires were applied to the patients and symptoms of dyspareunia, stress and urge incontinence were surveyed. Patients were evaluated in terms of late minor and major complications.Postoperatively, according to the POP-Q system all compartments were assessed successfully as stage 0,1 and 2.Findings: Average duration of VMP was found significantly shorter than the average duration of ASC. In VMP blood loss was significantly less than in ASC and SSLF. In terms of complication rates, de novo incontinence and de novo dyspareunia; no significant difference was detected among the three groups.Anatomical results of the operations, their effects on quality of life and patient satisfaction were found to show no significant difference among the groups. All of the three procedures resulted in significantly high symptomatic and anatomical recovery.Results: Due to the shorter duration of operation time, less blood loss in operation, indifference of complication rates compared to other procedures and significant recovery both symptomatic and anatomically, mesh procedures may be preferred in POP treatment. However further randomized controlled trials including higher patient numbers are needed in this subject.
Benzer Tezler
- POP-Q evrelemesinde pelvik organ prolapsusu olan hastalarda, modifiye oxford skalası değerlerinin cinsel fonksiyonla ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between modified oxford scale values and sexual function in patients with pelvic organ prolapse according to POP-Q staging
FEYZA NUR GENÇ ARSLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. RAHİME BEDİR FINDIK
- Evre 4 prolapsus olan hastaların kız çocuklarında prolapsus prevalansı ve doğum şeklinin buna etkisi
The prolapse prevalence of daughter who stage four prolapse patients and effect to type of delivery
MUHAMMET YILDIZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Kadın Hastalıkları ve DoğumYüzüncü Yıl ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ALİ KOLUSARI
- Stres üriner inkontinans semptomu olan hastalarda ürodinami bulgularının ürojinekolojik muayene bulguları ile karşılaştırılması
Comparison of urodynamic findings with urogynecological examination findings in patients with stress urinary incontinence symptoms
SEVEN BİGE KARAKURT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KEZİBAN DOĞAN
DOÇ. DR. EKREM GÜNER
- Stres üriner inkontinanslı hastalarda midüretra vasküler perfüzyonunun endovajinal doppler ultrasonografi ile değerlendirilmesi
Evaluation of myduretra vascular perfusion in endovaginally doppler ultrasonography in stress urinary incontinated patients
GİZEM KOCAOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Kadın Hastalıkları ve DoğumEge ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AHMET ÖZGÜR YENİEL
- Pelvik organ prolapsusunu ortaya çıkaran faktörlerin araştırılması
Investigation of the factors causing pelvic organ prolapse
AYŞE AKGÜNEŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. CEM DANE