Geri Dön

Kitle iletişim sürecinde radyo

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 25536
  2. Yazar: AYDAN F. AYDIN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ERSAN İLAL
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Radyo-Televizyon, Radio and Television
  6. Anahtar Kelimeler: Radyo, Radyo yayınları, Türkiye, Özel radyo, Radio, Radio broadcasts, Turkey, Private radio
  7. Yıl: 1993
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Siyaset Bilimi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Evin en güzel köşesinde, üzerinde dantel örtüsüyle, kocaman ahşap yapılı lambalı radyo... Evlerdeki tek iletişim aracı... Radyo sahibi olanların sayısı bir elin parmakları kadar az. Dünyayla, olaylarla, insanlarla iletişim kurabilen, zaman zaman şarkılar dinlenebilen tek araç. Tüm aile belirli saatlerde başına toplanır radyo dinlerdi O da bizden, aileden biriydi.“Radyo Günleri”artık Woody Allen'in filmlerinde kalsa da, iletişim alanında bugünleri getirecek Marconi'nin en önemli buluşu, televizyondan sonra dışlandığı kapıdan, yeni işlevler yüklenerek girdi ve etkinliğini korumasını bildi. Birinci Dünya Savaşı'ndan önce bulunan ve Savaş' tan sonra yaygınlaşmaya başlayan radyo, toplumsal gelişmelere koşut olarak biçimlendi 1940'lı yıllar radyonun“altın çağı”oldu. îki Dünya Savaşı arasında en geniş işleviyle propaganda aracı olarak kullanılan radyo, sonraki yıllarda değişen koşullara göre biçimlendirildi. İletinin değişimi, iletişim araçlarının değişimi, bireyin değişimi ve toplumlararası ilişkilerin değişimiyle sonuçlanan bu süreç, diğer yığın iletim araçları gibi radyoyu da kendi amaçları doğrultusunda yeni şekliyle yapılandırdı. Radyo Türkiye'ye Batı'dan beş on yıl gibi kısa bir süre sonra Cumhuriyetle birlikte bir çağdaşlaşma girişimi olarak geldi. Ancak teknoloji ve yapılanması, Türk toplumunun yapısı içinden ve toplumsal dinamiklere bağlı olarak gelişmedi. Çünkü o tarihlerde iletim aracı olarak radyoya gereksinim duyacak örgütlenme, ticaret, ulaştırma gibi toplumsal kurumlar gelişmiş olmadığı gibi, bir teknik aygıt olarak radyoyu üretecek sanayi de ortada yoktu. Bu nedenle gerek bir teknoloji ürünü, gerekse iletim aracı olarak radyo Türk toplumuna“ithal”edildi Bu gelişim doğrultusunda radyo yayınları, Batı'daki örnekleri gibi özel teşebbüsçe başlatıldı. Ankara ve İstanbul'daki radyoların yönetimi Telsiz Telefon Türk Anonim Şirketi (TTTAŞ) adındaki bir anonim ortaklık ile 1938 yılına dek on yıl sürdü.Bu tarihten sonra radyo yayınlarının yönetimi, bir devlet kuruluşu olan PTTye devredildi. 1940 yılında ise yeni bir kuruluş olan Basın Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü, radyo yönetimini PTTden alarak, 1964 'de yeni bir radyo kurumu oluşturulana kadar sürdürdü. 1961 Anayasa' sının 121. maddesine dayanılarak çıkarılan 359 sayılı Yasa“TRT Kurumu”adıyla tarafsız ve özerk bir kamu kurumu oluşturdu. Böylece Türk yayıncılık tarihinde ilk kez radyo ve televizyon yayınları yasal güvence altına alınıyordu. Ancak 1971 yılında yapılan değişiklikle TRTnin özerkliği kaldırıldı. Kurum bu haliyle, 12 Eylül sonrasında çıkarılan 2954 sayılı“Türkiye Radyo Televizyon Yasası”na dek yayıncılığı sürdürdü. Kaynağını 1982 Anayasa' sının 133. maddesinden alan yeni Yasa'nın en önemli özelliği, yalnız TRT Kurumu'nun değil, Türkiye'deki tüm radyo televizyon yayınlarını düzenleyici bir nitelik taşımasıdır. 2813 sayılı“Telsiz Yasası”ve 2936 sayılı“Fikir ve Sanat Eserleri Yasası”da görsel işitsel yayıncılık hayatının diğer yönlerini düzenlemektedirler. Türkiye'de radyo televizyon yayıncılığı konusunda devlet tekeli sürerken, önce özel televizyonlar ve daha sonra da özel radyolar birer birer kurularak yayına başladılar. Böylece yasal dayanağı olmayan fiili bir durum yaratılmış oldu. Teknolojik gelişmelerin ülkeler sınırlarını aşması ve denetimi güçleştirmesi, dünyadaki demokratik arayışlar ve çoğulculuk özlemlerinin yansımaları, ekonomik açıdan liberalizmin getirdiği özelleşme olgusu ve radyo televizyon yayıncılığının karlı bir iş alanı olarak görülmesi gibi nedenler, özel radyoların da kurulup yaygınlaşmalarına olanak tanıdı. Dolayısıyla son yıllarda Türkiye'de yaşanan bu teknolojik, ekonomik ve politik değişim sürecini Avrupa ve Amerika merkezli bir değişim hareketinin uzantısı olarak görmek gereği ortaya çıkmaktadır. Çok kısa bir sürede sayıları 500'ü bulan özel radyolar beraberlerinde bazı sorunlar da getirdiler. Bu sorunların giderilmesi, yeni bir radyo televizyon düzeninin getirilmesiyle bir ölçüde sağlanabilir. Gerisi ise hep yapılacak olarak kalacak...

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Öykü anlatan bir kitle iletişim aracı olan radyonun Türkiye'deki değişimi

    Radio's which is a narrator mass communication vehicle channing process in Turkey

    SERHAT KAYMAS

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    İletişim BilimleriGazi Üniversitesi

    Radyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KEZBAN GÜLERYÜZ

  2. Massenmedienforschung am beispiel der politischen rede: Turkisch-Deutscher sprachvergleich

    Başlık çevirisi yok

    ALİ CAN

    Doktora

    Almanca

    Almanca

    2000

    Alman Dili ve EdebiyatıGazi Üniversitesi

    Alman Dili Eğitimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM İLKHAN

  3. Sosyalleşme sürecinde kitle iletişim araçları

    Başlık çevirisi yok

    İSMAİL AKAY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Radyo-TelevizyonMarmara Üniversitesi

    Radyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET ŞAHİNKAYA