Geri Dön

Security first approach: Causes of security prioritization and implications of this prioritization on democracy in the cases of Singapore and Azerbaijan

Önce güvenlik yaklaşımı: Singapur ve Azerbaycan örneklerinde güvenliğin öncelikleştirilmesinin nedenleri ve bu öncelikleştirmenin demokrasiye etkisi

  1. Tez No: 250484
  2. Yazar: NUR ALKIŞ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ERSEL AYDINLI
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Uluslararası İlişkiler, International Relations
  6. Anahtar Kelimeler: Azerbaycan, Demokrasi, Demokratikleşme, Güvenlik, Singapur, Uluslararası güvenlik, İstikrar, Azerbaijan, Democracy, Democratization, Security, Singapore, International security, Stability
  7. Yıl: 2009
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler Bölümü
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Güvenlik-demokrasi ilişkisi akademik dünyada ilgi çeken ve çalışılan bir konu olagelmiştir. Bu alana yeni bir katkı olan önce güvenlik yaklaşımı, güvenlik-demokrasi ilişkisini Batılı ülkelerin dış politika perspektifinden ele alarak, başarısız ve haydut devletlerde güvenlik ve demokrasinin tesisi için Batılı devletlerce ne yapılması gerektiğini tartışmakta ve önceliğin güvenliğin teminine verilmesi gerektiğini, demokrasinin zaman içerisinde gelişeceğini savunmaktadır. Batılı ülkelerin dış politikalarında bu türlü bir değişikliğe gidilmesi, siyasi ve ekonomik kalkınma ile güvenlik ve demokrasiyi aynı zamanda gerçekleştirmek durumunda kalan üçüncü dünyayı da etkileyecektir. Bu çalışma önce güvenlik yaklaşımını üçüncü dünyaya uyarlamayı amaçlamakta, bu doğrultuda Singapur ve Azerbaycan örneklerinde güvenliğin öncelikleştirilmesinin nedenlerini ve bu öncelikleştirmenin demokrasiye etkisini incelemektedir. Her iki ülke de bağımsızlığını kazandıktan sonra önce güvenlik anlayışını benimsemiştir. Aynı zamanda bazı demokratik kurumsal ve yasal düzenlemeleri kabul etmiştir. Ancak, yönetimlerin güvenliği ve iktidarı kaybetme endişesi, demokratikleşmenin sürekli ertelenmesine ve siyasi alanın kısıtlanmasına neden olmuştur. İki ülkede de iktidarlar, güvenlik ve istikrarı sağlamıştır, ancak bu önce güvenlik yaklaşımınca savunulduğu üzere demokrasinin zaferiyle sonuçlanmamıştır. Batılı güçlerin çıkarları doğrultusunda bu hükümetleri desteklemeleri, hem devletlerin hem de hükümetlerin güvenliğine katkı sağlamıştır, ancak ne demokratikleşme sürecine ne de insanların güvenliğine katkıda bulunmamıştır. Bu nedenle, bu çalışma Batılı ülkelerin dış politikalarının güvenlik mi yoksa demokrasi mi argümanı yerine, gelişmekte olan ülkelerde güvenlik ve demokrasinin aynı zamanda temini için çabalanmasına odaklanması gerektiğini savunmaktadır.

Özet (Çeviri)

The security-democracy relationship is an interesting issue that has drawn scholarly attention. The security first approach is a new input in the field. It looks the issue from the Western foreign policy perspective and discusses what should be done by Western powers in the failed and rogue states to build security and democracy. It claims that first security must be established, and then democracy would gradually consolidate, rather than democracy promotion. Such a shift in Western foreign policy would have significant impact for the developing world, facing the challenge of political-economic development and security-democracy building at the same time. This thesis aims to apply security first approach to developing world. It analyzes the causes of security prioritization and implications of this prioritization on democracy, in the cases of Singapore and Azerbaijan to verify the security first approach?s claims. Both of these countries have applied a security first approach after they gained independence. They have also established some democratic institutional and legal structures. However, the worry of the ruling elites about losing security and power led them constantly delay democratization and restrict political arena. The governments of both cases have been successful in maintaining security and stability, yet this did not give way to the gradual triumph of democracy as argued by security first approach. Western cooperation with the governments of these countries, due to the formers? interest in the stability of both countries and regimes can be argued to have contributed to the security of the states and their ruling elites, but not to the democratization process and the security of the people. Hence, the thesis argues that the discussion in the Western foreign policy should not be about security versus democracy, but rather about striving for security and democracy concurrently in the developing world.