Sol ventrikül sistolik disfonksiyonu olan hasta popülasyonunda egzersizin koroner akım rezervi üzerine etkileri
The patient population with left ventricular dysfunction in the coronary flow reserve effects of exercise
- Tez No: 248644
- Danışmanlar: PROF. DR. MUSTAFA ÖZCAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Egzersiz, Kalp yetmezliği, Kan akış hızı, Koroner dolaşım, Ventriküler fonksiyon-sol, Exercise, Heart failure, Blood flow velocity, Coronary circulation, Ventricular function-left
- Yıl: 2010
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Kronik kalp yetersizliğinin insidans ve prevalansı, yaşlı nüfusun artması, hipertansiyon, miyokard infarktüsü ve kapak hastalıklarının başarı ile tedavi edilmesi sonucunda, son bir kaç dekattır artmakta olup, genel olarak toplumda % 0,4 ile % 2 arasında değişen sıklıkta görülmektedir. Günümüzde kronik kalp yetersizliğinin ilk basamak tedavisinde düzenli egzersiz tüm otoriteler tarafından kabul görmektedir.Amacımız kalp yetersizliği hastalarında düzenli yapılan egzersizin prekapiller arterioller ve intramiyokardiyal kapiller sirkülasyonlarının rezistanslarını azaltarak koroner arteriyel rezistansı düşüreceğini ve koroner akım rezervini (CFR) arttırabileceğini, bunun sonucunda diyastolik fonksiyonlardaki bozulmanın gerileyeceğini; diyastolik fonksiyonlardaki düzelmeyle birlikte sol ventrikül (LV) diyastol sonu basıncının da azalacağını ve tüm bu gelişmelerin sonunda fonksiyonel kapasitenin objektif göstergesi olan maksimum oksijen alımı (VO2max) düzeyinin arttıracağını göstermektir.Çalışmaya İstanbul Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı'nda kalp yetersizliği tanısı konulan 40 hasta alınmıştır. Kontrol grubu olarak daha önce tanı konulmuş yapısal kalp hastalığı olmayan; American Society of Echocardiography tarafından belirlenen metodlarla uyumlu şekilde transtorasik ekokardiyografisi yapılan ve ekokardiyografisi normal sınırlarda bulunan 20 birey alınmıştır Tüm olguların İstanbul Tıp Fakültesi Spor Hekimliği Anabilim Dalı'nda bazal VO2max düzeylerine bakıldı. Tüm olguların İstanbul Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı'nda ekokaryografileri yapıldı ve biplane area-lenght metodu ile ejeksiyon faraksiyonlarına ve diyastolik fonksiyon parametrelerine bakıldı. Eş zamalı olarak proBNP düzeyleri de kontrol edildi. Kalp yetersizliği olan hastalar iki gruba ayrıldı ve bir gruba İstanbul Tıp Fakültesi Spor Hekimliği Anabilim Dalı'nda 8 hafta boyunca haftada 3 kez düzenli egzersiz yaptırıldı. Diğer gruba ise herhangi bir egzersiz programı uygulanmadı. Her iki grubun ölçümleri 8. hafta sonunda tekrarlandı.Kalp yetersizliği olan olgularda CFR düzeyi kontrol grubunun CFR düzeyinden istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde düşük bulundu. Kalp yetersizliği olan iki grubun CFR değerleri karşılaştırıldığında ise istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı. 8 haftalık egzersiz sonrasında egzersiz yapan grubun CFR değeri, bazal CFR değerine ve egzersiz yapmayan grubun kontrol değerine göre yüksek bulundu. Aynı artış egzersiz yapmayan grubun bazal ve kontrol değerleri karşılaştırıldığında görülmedi. Bu bulgulardan sonra kalp yetersizliğinde düzenli yapılan egzersizin CFR'yi arttırdığı sonucuna varıldı.Egzersiz yapan grubun bazal ve egzersiz sonrası sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (EF) değerleri karşılaştırılmasında ve egzersiz yapan grubun egzersiz sonrası değeri ile egzersiz yapmayan grubun kontrol değerinin karşılaştırılmasında EF değerinin istatistiksel olarak anlamlı artttığı izlendi.Egzersiz programı sonrasında egzersiz yapan grubun bazal ve egzersiz sonrası diyastolik parametrelerinin (IVRT, E, A, E/A, E?, A?, E'/A?, S) karşılaştırılmasında ve egzersiz yapan grubun egzersiz sonrası değerleri ile egzersiz yapmayan grubun kontrol değerlerinin karşılaştırılmasında, egzersiz sonrasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde IVRT değerinde kısalma, E? değerinde ve E?/A? oranında artma izlenirken diğer parametrelerde istatiksel olarak anlamlı olmayan iyileşme izlendi.Sol ventrikül diyastol sonu basınç parametreleri olarak E/E? ve proBNP değerleri kullanıldı. Sol ventrikül diyastol sonu basınçlarına bakıldığında kalp yetersizliği grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek olduğu görüldü. Egzersiz programı sonrasında egzersiz yapan grubun bazal ve egzersiz sonrası değerlerinin karşılaştırılmasında ve egzersiz yapan grubun egzersiz sonrası değerleri ile egzersiz yapmayan grubun kontrol değerlerinin karşılaştırılmasında hem E/E? hem de proBNP'nin egzersiz sonrasında istatistiksel olarak anlamlı azaldığı izlendi.Hastaların fonksiyonel kapasiteleri objektif olarak değerlendirmek için maksimum oksijen alımı (VO2max) değerlerine bakıldı. VO2max değerleri karşılaştırıldığında kalp yetersizliği grubunun değerinin kontrol grubuna göre anlamlı olarak düşük olduğu görüldü. Egzersiz programı sonrasında egzersiz yapan grubun bazal ve egzersiz sonrası değerlerinin karşılştırılmasında ve egzersiz yapan grubun egzersiz sonrası değeri ile egzersiz yapmayan grubun kontrol değerinin karşılaştırılmasında VO2max'ın egzersiz sonrası istatistiksel olarak anlamlı artttığı izlendi.Sonuç olarak çalışmamızda, kalp yetersizliği hastalarında düzenli yapılan egzersiz sonrasında sol ventrikül sistolik ve diyastolik parametrelerinde, sol ventrikül diyastol sonu basınç ve CFR değerinde iyileşme sağlandığı, bu iyileşmenin VO2max değerindeki artmayla paralel gittiği, tüm bunların sonucunda hastalanın fonksiyonel kapasitelerinde artış olduğu sonucuna varılmıştır.
Özet (Çeviri)
Together with the increase of the elderly population, high blood pressure, the successful treatment of myocardial infarction and cardiac valve diseases chronic cardiac insufficiency the incidence and the prevalence is increasing in the last decades and this situation is seen in the society in general around 0,4% and 2% in a changing frequency. In our days regular exercises are accepted by all authorities as a component of the first step treatment of chronic cardiac insufficiency.Our purpose is to show that regularly performed exercises done by cardiac insufficiency patients is decreasing the resistance of the pre-capillary arterials and intra-myocardial capillary circulations, herewith decreasing the coronary arterial resistance and increase the coronary flow reserve (CFR), as a result of this diastolic function disruptions can be degraded; together with the recovery of the diastolic functions the left ventricle (LV) diastole end pressure will also decrease and that as a result of all these developments the maximum oxygen intake (VO2max) level as the indicator of the functional capacity will also increase.40 cardiac insufficiency patients of the Istanbul Medicine Faculty Cardiology Department have been included in this research. As the control group 20 people have been defined who had no previous diagnosis in relation with structural hearth diseases and who have been researched according to the requirements defined by the American Society of Echocardiography with transthoracic echocardiography with results within normal limits. The basic VO2max levels of all cases have been analyzed in the Istanbul Medicine Faculty Department of Sports Medicine. All cases were subject to echocardiography analyses and ejection fractions, diastolic function parameters according to the biplane area-length method in the Istanbul Medicine Faculty Department of Cardiology. Synchronously the proBNP levels have been controlled. The patients with hearth insufficiency have been divided into two groups and one of the groups was subject to a 8 weeks long regular exercise program with 3 applications a week in the Istanbul Medicine Faculty Department of Sport Medicine. The other group on the other hand has become no exercise program application. The measurements of both groups have been repeated 8 weeks later.In the cases with hearth insufficiency the CFR level was found as statistically meaningful lower than the CFR level of the control group. When the CFR level of both groups with heart insufficiency was compared no statistically meaningful difference was observed. After the 8 weeks long exercise the CFR value of the exercising group was found higher than the basic CFR value and the control values of the group which was not exercising. The same increase was not observed when the basic and control values of the not exercising group was compared. After these founding it has been decided that regular exercises of the hearth insufficiency patients increases the CFR values.When the basic and after exercise left ventricle ejection fraction (EF) values of the exercising group have been compared and the after exercise values of the exercising group have been compared with the control values of the not exercising group it has been observed that the EF value has been increased statistically meaningful.After the exercise program the basic and after exercise diastolic parameters (IVRT, E, A, E/A, E?, A?, E?/A?, S) of the exercising group have been compared and when the after exercise value of the exercising group have been compared with the control values of the not exercising group it has been observed that the IVRT value has decreased statistically meaningful, the E? value and E?/A? rate has increased while the other parameters did not show any statistical meaningful progress.As the left ventricle diastole end pressure parameters E/E? and proBNP values have been used. If the left ventricle diastole end pressures have been observed it has been seen that the group with hearth insufficiency has shown a meaningful increase if compared with the control group. After the exercise program the basic and after exercise values of the exercising group have been compared and the after exercise values of the exercising group have been compared with the control values of the not exercising group it has been observed that both E/E? and the proBNP values have been decreased statistically meaningful after the exercise.In order to evaluate the functional capacities of the patients the VO2max values have been analyzed. When the VO2 max values were compared it has been seen that the values of the hearth insufficiency group are meaningful lower than the values of the control group. After the exercise program the basic and after exercise values of the exercising group were compared and the after exercise value of the exercising group and the control values of the not exercising group were compared; it has been observed that the VO2max values does increase statistically meaningful after the exercise program.As a result of our research it has been decided that regularly performed exercises help heart insufficiency patients to recover left ventricle systolic and diastole parameters, left ventricle diastole end pressure values and CFR values, that this recovery is parallel to the increase of the VO2max value and as a result of all these that the functional capacity of the patients does increase through a regular exercise program.
Benzer Tezler
- Sol ventrikül sistolik fonksiyon bozukluğu olan stabil hastalarda kardiyak biyokimyasal belirteçlerin klinik, elektrokardiyografik, ekokardiyografik, parametrelerle ilişkisi
The relationship between cardiac biomarkers and clinical, electrocardiographic and echocardiographic parameters on stable patients with left systolic ejection fraction disfunction
HÜSEYİN KOZAN
- Erişkin primer nefrotik sendromlu hastalarda sol ventrikül global longitudinal strainin değerlendirlmesi
Evaluation of left ventricular global longitudinal strain in patients with adult primary nephrotic syndrome
NEŞE KANBAL ÇAP
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
NefrolojiDicle Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. EMRE AYDIN
- Prediyaliz kronik böbrek yetmezliği olan hastaların kardiyak fonksiyonlarının ekokardiyografi ile değerlendirilmesi
Evaluation of cardiac functions with using echocardiography in predialysis chronic renal failure patients
MEHMET ÇELEBİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
NefrolojiKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜLİZAR SÖKMEN
- Hipertansiyonlu çocuklarda UMOD gen varyantları ve kardiyovasküler komplikasyonlar arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between UMOD gene variants and cardiovascular complications among children with hypertension
SEVDA KAVAKBAŞI BEYHAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAkdeniz ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FIRAT KARDELEN
- Böbrek nakilli hastalarda geleneksel ve geleneksel olmayan kardiyovasküler risk faktörlerinin fetuın-A ile ilişkisinin değerlendirilmesi
the evaluation of the relationship between fetuin-A and traditional and non-traditional cardiovascular risk factors in kidney transplantation recipients
NİZAMEDDİN KOCA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
NefrolojiUludağ Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALPARSLAN ERSOY