Tuba uterinaların aktif iletim fonksiyonunun değerlendirilmesinde radyonüklid-histerosalpinografi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 24644
- Danışmanlar: Belirtilmemiş.
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Fallop tüpleri, Histerosalpingografi, Kısırlık, Fallopian tubes, Hysterosalpingography, Infertility
- Yıl: 1992
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
34 ÖZET Bu çalışma infertilite olgularında, tuba uterinaların aktif iletim fonksiyonunun değerlendirilmesinde RN-HSG'nin önemini vurgulamak, infertilite tetkikleri arasındaki yerini almasını sağlamak amacıyla, Istanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalında ve Nükleer Tıp Anabilim Dalında prospektif olarak planlandı ve uygulandı. 1990-1991 yıllarında Istanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalında infertilite nedeniyle takip edilen 30 olguya Nükleer Tıp Anabilim Dalında RN-HSG yapıldı. Çalışılan 30 olgunun 14'ünde (% 47) eşlerinde ve kendilerinde yapılan incelemelerde infertilite nedeni açıklanamadı. Geriye kalan 16 olgu (% S3) tubo-peritoneal faktör nedeniyle infertil olan olguları oluşturuyordu. RN-HSG sırasında İmCI Technetium 99m ile işa retlenmiş insan serum albumin mikrosferleri vagina arka forniksine ve ser- vikal kanal ağzına bırakıldı ve radyoaktivitenin ilerleyişi gamma kamera ile tespit edildi. RN-HSG'de radyoaktivitenin uterustan adneks bölgesinde doğru ilerlemesi ve överin visualize olması halinde, o tuba aktif iletim fonksiyonuna sahip olarak değerlendirildi. RN-HSG sonuçları klasik HSG ve laparoskopi bulguları ile sağ ve sol tubalar ayrı olarak değerlendirilip karşılaştırıldı. Laparoskopi ile değerlendirilen tuba sayısı S3, klasik HSG ve RN-HSG ile değerlendirilen tuba sayısı 60 idi. RN-HSG sonuçları lapa- roskopideki kromepertubasyon bulguları ile karşılaştırıldığında uyumluluk oranı % 45, klasik HSG sonuçları ile karşılaştırıldığında % 62 olarak bulun du. Laparoskopi bulguları ile uyumsuz tubaların % 79'u, klasik HSG sonuç-35 lan ile uyumsuz tubaların % 70'i anatomik olarak açık fakat fonksiyonel olarak kapalıydı. Nedeni açıklanamayan 14 infertilite olgusundaki 28 tuba- nın 20'si (% 71)'de fonksiyonel olarak kapalı bulundu. Bu olgularda endo- salpinkste aktif iletim fonksiyonunu engelleyen lezyon olduğu düşünüldü. Hatalı pozitif sonuç oranı, RN-HSG sonuçları laparoskopi bulguları ile kar şılaştırıldığında % 11, klasik HSG sonuçları ile karşılaştırıldığında % 12 olarak hesaplandı. RN-HSG sırasında överlerin aldığı radyasyon miktarı klasik HSG sırasında alınanla aynı düzeydedir. Kolay uygulanabilir olması, işlem sırasında hastaya zarar ve sıkıntı vermemesi, pahalı olmaması, güve nilir olması ve en önemlisi tubaların aktif iletim fonksiyonunu göstermesi sebebiyle, nedeni açıklanamayan veya tuba nedenli olduğu düşünülen infer tilite olgularında, tuboplasti yapılacak hastaların seçiminde, IVF-ET, GIFT, ZİFT seçiminin yapılmasında, RN-HSG'nin diğer tanı yöntemlerini tamamlayıcı olarak yapılmasının gerekli olduğu sonucuna vardık.
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Premenapolaz ve postmenapozal dönemlerde tuba uterinanın histolojik yapısı
Başlık çevirisi yok
SEVGİ DİNÇKAL
- Prepubertal, pubertal ve erişkin ratlarda şok dalgalarının over, tuba ve uterusa etkileri
Başlık çevirisi yok
OKAN SARITAŞ
- Hazır giyim endüstrisinde top sonu kontrolü
Başlık çevirisi yok
TUBA İLHAN
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Tekstil ve Tekstil MühendisliğiGazi ÜniversitesiGiyim Endüstrisi ve Giyim Sanatları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. RASİH DEMİRCİ
- Diskriminant analizi ve bir işletme problemine uygulanması
Başlık çevirisi yok
TUBA YAKICI
Yüksek Lisans
Türkçe
1990
İşletmeKaradeniz Teknik Üniversitesiİşletme Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. CEMİL YAPAR