Fakoemülsifikasyon cerrahisinde % 2'lik ve % 3'lük sodyum hiyalüronat kullanımının karşılaştırılması
Comparison of 2% and 3% sodium hyaluronate in phacoemulsification surgery
- Tez No: 242922
- Danışmanlar: DOÇ. DR. DİDEM SERİN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göz Hastalıkları, Eye Diseases
- Anahtar Kelimeler: Viskoelastik madde, Sodyum hiyalüronat, Fakoemülsifikasyon, Viscoelastic material, Sodium Hyaluronate, Phacoemulsification
- Yıl: 2009
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Abant İzzet Baysal Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Erkan Tırak, Fakoemülsifikasyon Cerrahisinde % 2'lik ve % 3'lük Sodyum Hiyalüronat Kullanımının Karşılaştırılması. Uzmanlık Tezi, Bolu, 2009. Katarakt ameliyatlarında, günümüzde cerrahlar tarafından çeşitli reolojik özellikleri göz önünde tutularak farklı VEM'ler tercih edilmektedir. Literatürde VEM'lerin farklı konsantrasyonlarını mukayese eden çok fazla çalışmaya rastlanmamaktadır. Bu durumu gözeterek çalışmamızda, fakoemülsifikasyon ameliyatında ve ameliyat sonrası erken dönemde, VEM olarak sodyum hiyalüronatın % 3'lük ve % 2'lik konsantrasyonlarının etkinlik ve kompliklasyonlarını değerlendirmeyi amaçladık.Çalışmaya bilinen herhangi bir göz ve/veya sistemik hastalığı olmayan, toplam 50 olgu dahil edildi. Fakoemülsifikasyon ameliyatı esnasında, % 3'lük VEM (Grup 1) ve % 2'lik VEM (Grup 2) kullanılan 25'er kişilik iki grup oluşturuldu. Ameliyat esnasında cerrah tarafından, VEM'in kanülden geçiş kolaylığı, kapsüloreksis sırasında VEM'in ön kamaradan kaçışı, pupilla dilatasyon düzeyi, hidrodiseksiyon öncesi VEM'i boşaltma ihtiyacı, ameliyatta görüntünün berraklığı, iris prolapsusu ve iris hasarının olup olmadığı ve VEM'in aspirasyon kolaylığı parametreleri değerlendirildi. Ameliyat sonrası 6. saat ve 24. saatte, biyomikroskopik muayene, GİB ölçümü, GİB kontrolü için giriş yerinden ön kamara sıvısı boşaltma ihtiyacı veya antiglokomatöz ilaç gereksinimi, EFT (Etkili Fako Süresi), kornea ödemi ve SKK (Santral Kornea Kalınlığı)'ye bakılarak iki grup karşılaştırıldı.Birinci grupta kullanılan % 3'lük VEM'in kanül geçişinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha zor olmasıyla birlikte (p<0,01), kapsüloreksis sırasında % 2'lik VEM'e göre ön kamaradan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha az kaçtığı (p<0,01), orta ve kötü düzeyde pupilla genişliği olanlarda tek başına kapsüloreksis için yeterli bir pupilla genişliğine istatistiksel olarak anlamlı düzeyde izin verdiği (p<0,05) ve istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha az oranda iris hasarı meydana geldiği (p<0,05) görüldü. % 2'lik VEM grubunda, hidrodiseksiyon öncesinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha az oranda ön kamaradan VEM boşaltma gereksinimi oldu (p<0,05). İris prolapsusu (p>0,05), aspirasyon kolaylığı (p>0,05) ve görüntü berraklığı (p>0,05) açısından iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilmedi. İki grubun EFT'leri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı görüldü (p>0,05). Ameliyat sonrası 6. ve 24. saatlerde biyomikroskopik muayenede, birinci grupta kornea ödeminin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha hafif (sırasıyla p<0,02, p=0,02) ve SKK'nın ikinci gruba göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha ince olduğu görüldü (sırasıyla p<0,05, p=0,05). GİB değerleri ise 6. ve 24. saatlerde, % 3'lük VEM kullanılan grupta istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olarak saptandı (sırasıyla, p<0,01, p<0,01) ve basıncın düşürülmesi için antiglokomatöz ilaç gereksinimi (sırasıyla, p=0,02, p=0,02) ile ön kamaradan sıvı boşaltma gereksinimi (sırasıyla, p<0.01, p<0,01) birinci grupta istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha fazlaydı.Sonuç olarak, katarakt ameliyatlarında, % 3'lük VEM kullanımının erken dönemde yüksek GİB değerlerine neden olmakla beraber; daha stabil bir ön kamara, daha rahat kapsüloreksis, daha iyi endotel koruyuculuğu ve daha az komplikasyon riski taşıdığı için % 2'lik VEM'e göre daha avantajlı olduğunu gözledik.
Özet (Çeviri)
Erkan Tırak: Comparison of 2% and 3% Sodium Hyaluronate in Phacoemulsification Surgery. Medical Specialty Thesis, Bolu, 2009. Taking into consideration the various rheologic properties, different VEMs are currently preferred by surgeons in cataract surgery. Not many studies comparing the different concentrations of VEMs are found in the literature. Regarding this, we aimed to evaluate the efficacy and complications of 2% and 3% concentrations of sodium hyaluronate during and in the early postoperative period of phacoemulsification surgery.Fifty cases known to have no ophthalmological and/or systemic disease were included in the study. Two groups of 25 patients were formed according to 3% VEM (Group 1) and 2% VEM (Group 2) usage in phacoemulsification surgery. During surgery, surgeon evaluated passage of VEM from the cannula, escape of VEM from the anterior chamber, pupil dilatation during capsulorhexis, need of removal of VEM before hydrodissection, visualization during surgery, presence of iris prolapse or iris damage, and ease of VEM aspiration. At the 6th and 24th postoperative hours, two groups were compared for biomicroscopic examination, intraocular pressure, necessity of antiglaucomatous medication or removal of anterior chamber fluid through the corneal incision for intraocular pressure control, EFT, corneal edema, and central corneal thickness.It was observed that although passage of 3% VEM in Group 1 was more difficult compared to 2% in Group 2 at a statistically significant level (p<0.01), it escaped less at a statistically significant level (p<0.01) from the anterior chamber. For those patients with medium or poor pupil size, it permitted satisfactory pupil dilatation for capsulorhexis at a statistically significant level (p<0.05); and statistically significant less iris damage occurred (p<0.05). In the 2% VEM group, removal of VEM before hydrodissection was less necessary at a statistically significant level (p<0.05). No statistically significant difference was observed between the two groups for iris prolapse (p>0.05), ease of aspiration (p>0.05), and visualization during surgery (p>0.05). There was no statistically significant difference between the EFT of two groups. At the 6th and 24th postoperative hours, biomicroscopic examination revealed that the corneal edema (p<0.02, p=0.02, respectively) and the central corneal thickness were less in Group 1 at a statistically significant level (p<0.05, p=0.05, respectively). On the other hand, intraocular pressure levels at the 6th and 24th hours were significantly higher (p<0.01, p<0.01, respectively) in the 3% VEM group than in the 2% VEM group, and the necessity of antiglaucomatous medication (p<0.02, p=0.02, respectively) and removal of fluid through anterior chamber (p<0.01, p=0.01, respectively) for reduction of intraocular pressure was higher at a statistically significant level.In conclusion, in cataract surgery, although 3% VEM causes higher early postoperative intraocular pressure, it was observed to be more advantageous over 2% VEM since it provides a more stable anterior chamber, safer capsulorhexis, better endothelium protection, and less risk of complication.
Benzer Tezler
- Ekstrakapsüler katarakt ekstraksiyonu ile fakoemulsifikasyon yöntemlerinden alınan sonuçların karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
TAMER TATAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1994
Göz HastalıklarıGataGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AHMET HAMDİ BİLGE
- Sulkus yerleşimli ile kapsül içi yerleşimli arka kamara göziçi lenslerinin geç sonuçlarının karşılaştırılması
The Comparison of late consequences of sulcus located posterior chamber lenses and intercapsular located posterior chamber lenses
ABDÜLKADİR TAHTACI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1995
Göz Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ALİ ÜSTÜNER
- Modern katarakt cerrahisinde görsel sonuçlarımız
Our visual results of modern cataract surgery
ALPAY MUTLUAY
- Fakoemülsifikasyon tekniği ile katarakt ekstraksiyonunda sonuçlar ve komplikasyonlar
Başlık çevirisi yok
FERAY KOÇ