Juvenil nazofarinks angiofibromu cerrahi tedavi sonuçları
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 22447
- Danışmanlar: DR. CAVİT ÖZERİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kulak Burun ve Boğaz, Otorhinolaryngology (Ear-Nose-Throat)
- Anahtar Kelimeler: Cerrahi, Nazofarenks, Surgery, Nasopharynx
- Yıl: 1992
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET VE SONUÇLAR 1. Nazofarinksten orjin almasına rağmen, yayılma eğiliminden dolayı JNA terimi yerine“Juvenil angiofibroma”veya sadece“angiofibroma ”teriminin kullanılması daha uygundur. 2. Nazofarinksteki tümör büyüklüğü mutlaka gerçek tömür büyüklüğünü, yayılımını göstermesi,“iceberg”şeklindeki olabilir. 3. Kontrass BT scanning tümör büyüklüğüne emin bir yaklaşım sağlar, angiofibroma için karakterisliktir, biopsi ihtiyacını ortadan kaldırır. 4. Atipik vakalarda klinik kriterler yeterli değilse, tekrarlayan biopsiler gerekebilir, fakat rutin başlangıçta tavsiye edilmez. Tümörün klinik histolojik görünümü genellikle iç kısımda bulunur. Bazı araştırıcılar tümör kitlesinin yüzeysel biopsi spesmeninin yanlış yönlendirebileceğine inanırlar. 5. Bilateral selektif eksternal ve internal karotid angiogram cerrahi isteyenlerin tedavisinde ve diognostik çâlişma için kesin gereklidir. Tümörü primer besleyen damarlar internal mâksiller arter ve ascending farengeal arterdir. 6. Genç ve sağlıklı hastalarda cerrahi tedavi tercih edilir. Tümör büyüklüğü arttıkça, ekstirpasyon güçleşir, kitlenin stage'ine göre kan kaybıda orantılı olarak artar. 7. Preperatif embolizasyon yapılan ve tümörü besleyen damarlara ulaşılan vakaların hepsinde operatif kah kaybında belirgin azalma olmuştur ve tecrübe ve düzelmiş tekniklerle möfbidite azalmıştır. Embolizasyon mümkünse, angiografiden henieri sbtira gerçekleştirilmeli ve cerrahi tercihen 48 saat içinde gerçekleştirilmelidir. Preoperatif embolizasyonla kombine radikal cerrahi tedavi güvenli ve efektif tedavi sağlar. 8. Internal karotid sistemde paraseller besleyici damarlarla beslerıen orta ve anterior kranial fössaya iritf akranial yayilimli tühiöfler daha çok unrezektâbİ olarak düşünülür. Bü vakalarda radyoterapi seçenektir. Yeterli radyoterapi dozu bugün için 3000 Rad'dan daha büyük düşünülmektedir. Fakat kişisel olarak hastalara uygulamak gerekir. Yüksek doz tümörde regresyönda başarılı olup, semptomlarda hafifleme sağlamalıdır. Radyoterapi yapılan vakaların sekonder malignite gelişme olasılığı nedeniyle uzun süreli takibi gereklidir. 91
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Baş-boyun lezyonlarının tedavisinde emboloterapinin rolü
The role of embolotheraphy in the treatment of head and neck lesions
NAİL BULAKBAŞI
- Jüvenil diabetes mellituslu olgularda tükrük immunoglobulin A, çürük ve periodontal ilişki
Başlık çevirisi yok
SERAP AKYÜZ
- Juvenil ve hızlı ilerleyen periodontitisli hastalarda periferik kan lökositlerinin alkalen fosfataz seviyeleri ile lökosit enzim sistemi aktivitelerinin incelenmesi
Başlık çevirisi yok
M. HAMİT ÇELİK
Doktora
Türkçe
1988
Diş HekimliğiHacettepe ÜniversitesiPeriodontoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜRHAN ÇAĞLAYAN
- Juvenil diabetiklerde papilla değişiklikleri
Başlık çevirisi yok
MUSTAFA NAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Göz Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TAHİRE BAŞARER
- Juvenil periodantitis hızlı ilerleyen periodantitis ve erişkin periodontitisli hastalarda cep sıvısı, salya serum alkalen fosfataz ve pseudokolinesteraz enzim aktivite düzeylerinin belirlenmesi
Başlık çevirisi yok
NERMİN YAMALIK
Doktora
Türkçe
1989
Diş HekimliğiHacettepe ÜniversitesiPeriodontoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FERİHA ÇAĞLAYAN