Postcolonialism and the sacred
Postkoloniyalizm ve kutsal
- Tez No: 220569
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MEDİHA GÖBENLİ
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: İngiliz Dili ve Edebiyatı, English Language and Literature
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2008
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Yeditepe Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: İngiliz Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: İngiliz Dili ve Edebiyatı Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Sömürgeciler gibi, sömürülen milletlerin de kendilerine göre inanç, ahlaki değerleri ve farklı gelenekleri vardı. Sömürdükleri halkları Hristiyanlığa veya modernizme döndürmek isteyen sömürgeciler birçok farklı tepkiyle karşılaştılar. Misyoner hareketler sömürgeciliğin yeni fetihleri sayesinde gelişip serpildiler. Bazı durumlarda, farklı ülkelerde misyoner faaliyetleri sömürge kuvvetlerine öncülük yapmış ve işgaller için uygun şart ve zeminleri hazırlamıştır.Hakimiyetine haklılık kazandırmaya yönelik olarak, seküler ya da dini bir çok farklı söylem kullandığı için, sömürgecilik sadece askeri bir işgal olarak kabul edilemez. Sömürgecilik sonrası, emperyalizm, sömürülen halkları gerçek bir özgürlük ve bağımsızlıktan mahrum eden activitelerini sürdürmeye devam eder. Sömürgecilikle birçok farklı cephede karşılaşan postkoloniyalizm her nedense kutsal (the sacred) konusuna gelince sessiz kalmakta ve bu durum konuyla ilgili araştırma yapan kimselere kaynak sıkıntısı yaratmaktadır. Postcoloniyal teorinin dağınık ve parçalı yapısı da konuyla ilgili çelişkili sesler yansıtmaktadır. Tek ve tutarlı bir postkoloniyalizmin olmayışı ve her dinin birçok farklı ve hatta çatışan yorumunun olması konuyu daha da çetrefilli bir hale getirmektedir.Tarihin nesnesi olarak görülen dinler, modern dogmatizmin putlarının düşüp parçalanmasıyla beraber, bireylerin ve toplumların vicdanında yeniden ortaya çıktılar. Sömürgecilerin, misyonerlerin din değiştirme faaliyetlerinin gölgesine sığındığı haksız bir dünyada, sömürülen kitleler, özgürlük ve onurları adına ayaklanmak ve savaşmak için, kendi gelenek ve dinlerini yeni baştan yorumlamaya teşebbüs edeceklerdi.
Özet (Çeviri)
Colonized nations, like the colonizers, had beliefs, moral values and traditions. The colonizer who tried to convert the colonized into Christianity or modernism have received various responses and reactions from the colonized. The missionary activities have expanded and flourished due to the new conquests of colonialism. In some cases, missionary activities have pioneered the colonial forces in different lands, laying the ground for the invasions.Colonialism cannot be regarded as only a military occupation since it employs various discourses, secular or religious, to justify its domination. In the aftermath of the colonial era, imperialism carries on with its activities that deprive the colonized of real freedom and independence. Postcolonialism which confronts colonialism on various battlegrounds often keeps silent on the issue of the sacred and this creates a shortage of sources about this topic for researchers. The fragmented nature of postcolonial theory reflects its conradictory voices on this subject as well. There is not one singular, coherent postcolonialism and there are many different and even conflicting interpretations of each religion which complicates the subject further.The religions that are regarded as the property of history have reappeared in the conscience of individuals and societies as soon as the idols of modern dogmatism fell down and broke into pieces. In an unfair world, where the colonizers sheltered in the shades of the conversion activities of the missionaries, the colonized masses would attempt to reinterpret their religions and traditions to be inspired to rise up and fight for their dignity and freedom.
Benzer Tezler
- Chaotic identities and otherness in Jhumpa Lahiri's novel the Namesake
Jhumpa Lahiri`nin the Namesake adlı romanındaki karmaşık kimlikler ve ötekilik
EBRU DÖNMEZ
Yüksek Lisans
İngilizce
2006
Amerikan Kültürü ve EdebiyatıDokuz Eylül ÜniversitesiBatı Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. LEMAN GİRESUNLU
- Postmodern fabulation in the postcolonial novels of Salman Rushdie and Ben Okri
Salman Rushdie ve Ben Okri'nin sömürgecilik sonrası dönemi romanlarında postmodern büyülü gerçekçilik
DEFNE ERSİN TUTAN
Doktora
İngilizce
2006
İngiliz Dili ve EdebiyatıHacettepe Üniversitesiİngiliz Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SERPİL OPPERMANN
- Distorting the realist narrative: Representations of reality in Orhan Pamuk`s“My Name is Red”and“Salman Rushdie`s”“Midnight`s Children”
Gerçekçi anlatının bozumu: Orhan Pamuk`un“My Name is Red”ve“Salman Rushdie`s”“Midnight`s Children”adlı romanlarında gerçeğin temsili
SİMLA AYŞE KANGAL
Yüksek Lisans
İngilizce
2004
İngiliz Dili ve EdebiyatıYeditepe Üniversitesiİngiliz Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NEDRET KURAN BURÇOĞLU
- 'Postcolonial' con-texts: Re-inventing asianness
Sömürgecilik sonrası dönem metinlerinin karşılaştırılması: Hanif Kureishi'nin Varoştaki Buda'sı ve Bharati Mukherjee'nin Jasmine'i
BERKEM GÜRENCİ
Yüksek Lisans
İngilizce
2002
Amerikan Kültürü ve EdebiyatıBaşkent ÜniversitesiAmerikan Kültürü ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. LAURENCE RAW
- The Construction of otherness: Difference and identity in V. S. Naipaul's The Mimic Men and Lewis Nkosi's Mating Birds
Başlık çevirisi yok
TAHSİN ÇULHAOĞLU
Yüksek Lisans
İngilizce
2000
İngiliz Dili ve EdebiyatıFatih Üniversitesiİngiliz Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUHAMMED BAKARİ