Geri Dön

Duodenal ülser perforasyonunda cerrahi tedavi (143 hastanın değerlendirilmesi)

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 20175
  2. Yazar: ALPER POYRAZ
  3. Danışmanlar: PROF.DR. HÜSNÜ ÖNDER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Cerrahi tedavi, Duodenal ülser, Surgical treatment, Duodenal ulcer
  7. Yıl: 1991
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

- 35 - ÖZET Ocak 1986 ile Eylül 1990 tarihleri arasında Haydarpaşa Numune Hastanesi cerrahi kliniklerinde öpere edilen 508 duodenal ülser perforasyonlu hastadan düzenli kontrole gelen 143 hasta çalışmaya dahil edildi. Bu hastaların 93 (% 65)'üne Roscoe-Graham usulü basit kapatma (BK), diğer 50 (% 35) has taya da definitif (kesin) cerrahi girişim uygulandı. Definitif girişim uygulanan hastaların 30 (% 21)'una TV+D (3'ü gastroenterostomili), 18 (% 12,6)' ine PGV+BK, 1' ine TV+A ( Antrektomi ), l'ine de P+PGV ameliyatı yapıldı. Endoskopi olanaklarımızın sınırlı olması nedeniyle tüm hastalara en doskopi yapabilmek mümkün olmadı. Çalışmaya dahil olan hastaların 128 (% 89.5)'i erkek, 15 (% 10,5)'i kadındı. 56 (% 39) olgu akut ülser perforasyonu (anamnezi 3 aydan kısa veya yok), 87 (% 61) olgu kronik ülser olarak değerlendirildi. Hastalar postoperatif 3 ay-5 yıl süre ile izlendi. Ortalama izleme süresi BK grubu için 27 ay, TV+D için 33 ay ve PG +BK için 18 aydı. Akut perforasyon oranı BK grubunun yarısına yakın bir kısmını oluşturduğu için (TV+P için % 20, PGV+BK için % 39) akut ve kronik perforasyonlar beraber değerlendirildiğinde elde edilen sonuç BK lehine olduğundan, istatistiksel değerlendirme kronik perforasyonlar arasında yapıldı. Buna göre visick skorları TV+D da, BK ya göre, ileri derecede an-- 36 - lamlı (p ^ 0,01), PGV+BK'da BK'ya göre anlamlı (p<0,02) bulundu. PGV ile TV + D arasında anlamlı bir fark yoktu. Postoperatif minör komplikasyonlar 17 (% 12) hastada meydana geldi. Akciğer komplikasyonları ve insizyonel herni yaşla doğru orantılı olarak artıyordu. Ciddi komplikasyonlar 2 hastada meydana geldi. Birincisine intraabdominal abse nedeniyle reoperasyon ve drenaj uygulandı. Diğer hastaya da Trunkal Vagotomi sırasında yatrojenik dalak rüptürü nedeniyle splenektomi yapıldı.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Mide ve duodenum ülserlerinin teşhisinde çift kontrast metodun önemi

    Başlık çevirisi yok

    İLYAS GÖMLEKSİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    GastroenterolojiSelçuk Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. KEMAL ÖDEV

  2. Famotidinin duedenum ülser ve semptomları üzerine etkisi

    Başlık çevirisi yok

    H.ATİLLA ŞENGÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Gastroenterolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  3. Duodenum ülserlerinde endoskopik ve radyolojik muayene metodlarının tanıdaki yeri ve karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    ŞAKİR ELAZİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    GastroenterolojiAkdeniz Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı