Deneysel olarak beyin omurilik sıvısı (BOS) kaçağı oluşturulan sıçanlarda fenitoin sodyum kullanımının duramater iyileşmesi üzerine etkileri
The Dural Healing Response to the Phenytoin Sodium on Experimental Rat Cerebro-Spinal Fluid (CSF) Leakage Model
- Tez No: 195045
- Danışmanlar: Y.DOÇ.DR. GÖKHAN KURT
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nöroşirürji, Neurosurgery
- Anahtar Kelimeler: Dura mater, Fenitoin, Yara iyileşmesi, Dura mater, Phenytoin, Wound healing
- Yıl: 2007
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gazi Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Travma veya cerrahi sonrası olusan duramater kapanma defektleri, hastaların morbidite ve mortaliteleri üzerinde fatal sonuçlanabilecek kadar ciddi öneme sahiptir. Su ana kadar yapılan birçok arastırma ve uygulamalara rağmen tam bir tedavi yöntemi bulunamamıstır. Çalısmamızda, birçok doku üzerinde yara iyilesmesi üzerine olumlu etkileri daha önce yapılan arastırmalarda ispatlanmıs olan fenitoin'in defektif duramater üzerine olan etkilerini arastırdık. Çalısmada ağırlıkları 200±20 gr. arasında değisen toplam 36 adet Wistar cinsi erkek rat kullanıldı. Ratlar, her grupta 12 rat bulunacak sekilde kontrol, lokal fenitoin ve sistemik fenitoin grubu olmak üzere 3 gruba ayrıldı. Bütün gruplarda, interskapuler bölgeye 2 seviye laminektomi uygulandı. Ardından dural insizyon yapıldı ve BOS gelisi izlendi. Kontrol grubunda duramater üzerine kan pıhtısı ile yama yapıldı. Lokal fenitoin grubunda duramater üzerine 30 mg/kg lokal fenitoin uygulandı. Sistemik fenitoin grubunda operasyon bitiminde 30 mg/kg fenitoin intraperitoneal yolla verildi. Her gruptan 6 rat 1. haftanın sonunda, 6 rat da 6. haftanın sonunda sakrifiye edildi. Laminektomi bölgeleri en blok çıkarıldı. Hematoksilen-Eosin ve Masson Trikrom boyalarıyla histopatolojik inceleme yapıldı. Sonuçlar Özısık ve arkadaslarının kriterlerine göre değerlendirildi. Kollajen, neovaskülarizasyon ve granülasyon doku düzeyleri mikroskobik olarak incelendi. ?statiksel olarak Kruskal Wallis testi ile değerlendirildiğinde 1. haftada ve 6. haftada arttığı gibi 1.hafta ile 6. hafta arasında da tüm gruplarda anlamlı derecede artıs olduğu tespit edildi. Gruplar birbirleriyle karsılastırıldığında ise en iyi sonuçların sistemik fenitoin grubunda elde edildiği ve anlamlı olduğu görüldü. Gruplar Wilcoxon Testi ile kendi içlerinde 1. hafta ve 6. hafta karsılastırıldığında, kontrol grubunun 1. haftası ile 6. haftasında ki granülasyon doku miktarları arasında fark yoktu. Aynı sekilde lokal grupta kollajen miktarları ve granülasyon doku miktarları arasında da 1. hafta ile 6. hafta arasında anlamlı fark bulunmadı. Sistemik grup içindeki kriterlere bakıldığında ise 1. hafta ile 6. hafta arasında anlamlı derecede artıs saptandı. Wilcoxon testi sonucunda da en fazla artıs sistemik grupta görüldü. Çalısmamızda lokal ve sistemik fenitoin kullanımının duramater iyilesmesi üzerine istatistiksel olarak olumlu etki gösterdiği, bu etkinin sistemik fenitoin grubunda çok daha fazla ve istatiksel olarak anlamlı olduğu görüldü. Sonuçta çesitli yara iyilesme mekanizmaları üzerinden etkili olduğunu bildiğimiz fenitoinin bu çalısma ile duramater rejenerasyonunda pozitif yönde etkin olduğunu göstermis olduk. Fakat fenitoinin yara iyilesmesinde klinik kullanıma girebilmesi için birçok çalısmaya daha ihtiyaç olduğunu düsünmekteyiz.
Özet (Çeviri)
Failure of watertight dural closure after trauma or surgical interventions may result with high morbidity or even mortality for patients. Although there are various methods and techniques for adequate dural closure, the ultimate modality for watertight sealing of the dura mater is yet to be developed. This study aims to investigate the effects of phenytoin, an anti-epileptic agent which was proven to have positive effects in wound healing, on healing of the dura mater. Thirty six male Wistar rats weighing between 180 ? 220 g were used for this study. Subjects were randomized into three equal groups as control, `local phenytoin? and `systemic phenytoin?. We performed two level total laminectomies at the interscapular level and observed CSF leakage after dural incision. The control group received blood patch over the dural incision. The `local phenytoin? group received 30 mg/kg of phenytoin locally over the dural incision while the `systemic phenytoin? group received 30 mg/kg phenytoin systematically via intraperitoneal route. Six rats in each group were sacrificed at the end of the first and sixth postoperative weeks. Laminectomy sites were resected en bloc for histopathological evaluation. Hematoxylin-Eosin and Masson Trichrome staining were performed to the specimens and the slides were evaluated according to the method described by Ozisik et al. Kruskal Wallis analyzes of the results demonstrated significant difference for both between the groups sacrificed at the end of the first week and at the and of the sixth week. Intergroup analyzes regarding dural healing favored systemic application of phenytoin. There was no significant difference between the results of the animals in the control group sacrificed at the first and the sixth weeks after post hoc analyzes with Wilcoxon Test. similarly there were no significant difference in the `local phenytoin? group. On the other hand, evaluation of the data gathered at the end of the first and sixth weeks from the rats in the `systemic phenytoin? group demonstrated significant difference. Dural healing was most prominent in the `systemic phenytoin? group. As a result, the positive effects of phenytoin on wound healing as well as dural healing were proven by the results of our study. However, further studies are required for clinical implementation.
Benzer Tezler
- Deneysel olarak beyin omurilik sıvısı kaçağı oluşturulan sıçanlarda lokal fibroblast growth factor-2 kullanımının dura iyileşmesi üzerine etkileri
The dural healing response to the local firoblast growth factor-2 on experimental rat cerebro-spinal fluid leakage model
HAKAN NURATA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2007
NöroşirürjiGazi ÜniversitesiBeyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. FİKRET DOĞULU
- Deneysel subaraknoid kanamada oluşan vazospazma BQ-610'un etkisi
Başlık çevirisi yok
NEJMİ KIYMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1999
NöroşirürjiYüzüncü Yıl ÜniversitesiNöroşirürji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. BAYRAM ÇIRAK
- Sıçanlarda spinal kord travmasını takiben ilk dört günde kanda IL-1, IL-6, IL-8 ve TNF-alfs düzeylerinin saptanması ve spinal korda meydana gelen histopatolojik değişiklikler.
Determining The IL-1a, IL-6, IL-8 and TNF-a levels the in blood of rats 4 days after a spinal cord trauma, and The differences on the spinal cord
AHMET ÖZKAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
NöroşirürjiÇukurova ÜniversitesiBeyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR.ALP İSKENDER GÖÇER
- İntrasisternal uygulanan hiperosmolar albuminin tavşanlarda oluşturulan deneysel beyin ödemine etkisi
Başlık çevirisi yok
AYHAN TEKİNER
- Deneysel subaraknoid kanama sonrası intratekal interlökin-6 antagonistinin ultrastrüktürel değişikliklere etkisi
Effect of neutralization of rat IL-6 bioactivity on ultrastructural changes following experimental subarachnoid hemorrhage
AHMET MUTLU AYÇİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2001
NöroşirürjiÇukurova ÜniversitesiNöroşirürji Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. METİN TUNA